no fucking license
Bookmark

TÜRKİYE'DE TOPLUMSAL AHLAKIN YOZLAŞMASININ NEDENLERİ NELERDİR?


Türkiye’de Ahlak Neden Çürüdü? Bu bir çöküş değil; uzun süredir alkışlanan bir batıştır.
Türkiye’de ahlak bozulmadı.
Ahlak satıldı.
Hem de ucuzdan.

Kim aldı?
Güçlü olan.
Kim sattı?
Sessiz kalan.
Bir toplum ahlaksız olmaz; ahlaksızlığa alışır.

1. Ahlak, Güçlünün Günahlarını Aklayan Bir Sünger Oldu


Eskiden ahlak, yanlışa “dur” derdi.
Şimdi yanlışa kılıf dikiyor.

  • Zengin çalıyorsa: “Başarılı.”
  • Yetkili yapıyorsa: “Devlet işi.”
  • Biz yaparsak: “Suç.”

Ahlak eşitse adalet olurdu, bizde ayrıcalık oldu.”
Bu düzen, ahlakı teraziden indirip tokmağın altına koydu.
 

2. Din Ahlak Üretmiyor, Ahlaksızlığı Örtüyor


Dinin özü adaletti.
Biz adaleti çıkardık, geriye gürültü kaldı.
Namaz kılan çok, kul hakkından korkan az.
Diyanet İşleri Başkanlığı konuşuyor, ama sokakta ahlak susuyor. “İnanç arttı, utanma azaldıysa; orada iman değil vitrin vardır.”
 

3. İktidar Değişince Ahlak Değişiyorsa, O Ahlak Değildir


Bu ülkede ahlak mevsimliktir.
İktidar değişince yön değiştirir.
AK Parti döneminde ahlak, güce göre eğilip bükülen plastik bir kavrama dönüştü.
Yanlışı savunmak zorunda kalanlar, bir süre sonra yanlışı doğru sanmaya başladı.“Uzun süre eğilen, doğrulunca başı döner.”
 

4. Eğitim Karakter Değil, Uyum Üretiyor


Okullarda soru çözülüyor, vicdan çözülmüyor.
Çocuklara “nasıl geçerim” öğretiliyor, “nasıl adam olurum” öğretilmiyor. “Bu ülkede çocuklar büyümüyor, sisteme uyumlanıyor.”
 

5. Asıl Suçlu: Sessiz Çoğunluk


En tehlikeli ahlaksız, çalan değil.
Susandır.
Gördüğü halde konuşmayan, bilen ama “bana ne” diyen…“Kötülük tek başına iktidar olamaz; ona çoğunluk gerekir.”
 

6. Sosyal Medya: Sahte Erdem Fabrikası


Herkes çok duyarlı.
Herkes çok ahlaklı.
Herkes çok vicdanlı.

Ama sadece ekranda.

Gerçek hayatta:
Sırada kaynak yapar.
Hakkını yer.
Güçlünün önünde eğilir. “Filtreli vicdan, filtresiz hayatta çalışmaz.”
 
“Bu ülkede ahlak, güçlüye hizmet eden bir memurdur.”
“Herkes dindar ama kimse adil değilse, orada kutsal olan sadece çıkarıdır.”
“Sessizlik tarafsızlık değildir; çoğu zaman suç ortaklığıdır.”
“Ahlak iktidara göre değişiyorsa, toplum omurgasızdır.”
 
SON TOKAT (BURASI RAHATSIZ EDER)

Bu ülkede ahlak öldürülmedi.
Herkesin gözü önünde yavaş yavaş boğuldu.
Kimse “dur” demedi.
Çünkü herkes sıranın kendisine gelmesini bekledi.
Ama şunu unutma: 

**Ahlak kaybolursa, ne bayrak tutar, ne inanç kurtarır, ne de gelecek gelir.
Ahlaksız bir toplum, sadece daha gürültülü bir çöküştür.**

"Ahlakı sadece belden aşağıda arayanlar, karakterin belden yukarıda iflas ettiğini görmezler."
Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler

TÜRKİYE'DE TOPLUMSAL AHLAKİ EROZYON 

Bak kardeşim, eski İstanbul beyefendilerini, o "komşusu açken tok yatmayan" mahalle kültürünü falan geç... Onlar siyah-beyaz filmlerde kaldı. Bugünün Türkiyesi'nde ahlak, kurban bayramında dana hissesine girip, yılın geri kalanında kul hakkı yemekten ibaret bir ritüele dönüştü. Kimse kusura bakmasın, sokaktaki yozlaşma öyle gökten zembille inmedi; biz ellerimizle ördük bu duvarı. Şark kurnazlığını "zekâ", dürüstlüğü "enayilik" sanan bir güruha dönüştük!

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Ticaret ve Para "Herkes çalıyor, ben çalmasam enayiyim." Hırsızlığın demokratikleşmesi ahlak değil, toplumsal intihardır. Bereketin yerini açgözlülük aldı.
Din ve Samimiyet "Alnım secde görsün, gerisi mühim değil." Ahlakı ibadete hapsedip hayatın dışına atanlar, en büyük günahı "vicdanı öldürerek" işliyorlar.
Adalet ve Liyakat "Amcan varsa sırtın yere gelmez." Liyakatin olmadığı yerde torpil ahlakın mezarını kazar. Hak etmeyenin koltuğu, başkasının emeğinin gaspıdır.

Açık konuşalım; trafikte birbirini bıçaklayan adamla, vergi kaçıran müteahhit veya sınav sorularını çalan "dindar" kılıklı sahtekâr aynı bokun soyudur. Toplum olarak "benim hırsızım iyidir" dediğimiz gün biz bu işi bitirdik. Ahlak dediğin şey vitrinde duran saksı değil, zor zamanlarda ortaya çıkan omurgadır. Şimdi herkes omurgasız olmanın konforunda, birbirinin cebinden ne aşırırım derdinde.

Hicivli Bir Muhasebe (SSS)

1. Ahlak neden sadece kadınlara endeksleniyor?
Çünkü erkeğin ahlaksızlığına kılıf uydurmak kolaydır. Kendi kirli ruhunu örtmek için başkasının eteğini boyayan yavşak bir zihniyetimiz var.
2. Sosyal medya yozlaşmayı artırdı mı?
Artırmadı, sadece maskeleri düşürdü. İçimizdeki pislik "beğeni" uğruna ekrana döküldü o kadar.
3. Eğitimle ahlak düzelir mi?
Diplomalı hırsızların ülkeyi ne hale getirdiğini görmüyor musun? Ahlak eğitimle değil, terbiye ve utanma duygusuyla olur.
4. Şark kurnazlığı bir zekâ türü müdür?
Hayır, aşağılık kompleksinin dışa vurumudur. Başkasının hakkına çökmeyi başarı sanan zavallılıktır.
5. Eski günler geri gelir mi?
Ancak aynaya bakıp "Ben nerede hata yaptım?" diye dürüstçe sorabildiğimiz gün bir umut ışığı doğar.

GÜNÜN ANA FİKRİ

"Dürüstlüğün enayilik sayıldığı bir toplumda, hırsızlık başarı hikayesi olarak alkışlanır. Ahlakınızı kaybettiyseniz, neye sahip olduğunuzun hiçbir önemi yoktur; siz artık bir hiçsiniz!"
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun