no fucking license
Bookmark

TÜRKİYE DE EYALET SİSTEMİ BÖLÜNME Mİ DEMOKRATİK DERİNLEŞME Mİ

Türkiye için gerçek çözüm merkezde mi, yerelde mi? Lafı uzatmadan söyleyeyim; yıllardır aynı soruyu konuşup duruyoruz: Bu ülke neden yönetilemiyor? 
Sorun ekonomi mi, siyaset mi, yoksa sistem mi? Bana göre sorun açık: Aşırı merkeziyetçi yapı. Peki, çözüm ne olmalı?

68 yaşındayım, bu devletin "Ankara'dan yönetilir, her şeye Ankara karar verir" inadının memleketi nasıl tıkadığını izlemekle geçti ömrüm. 

Şimdi Ahmet Atam usulü, kimsenin cesaret edemediği o "eyalet" meselesine, yani halkın kendi valisini seçtiği, her ilin kendi kaderini çizdiği o büyük çözüme girelim. 
Kürt sorunuymuş, adaletmiş, demokrasiymiş; hepsi Ankara’nın o hantal koridorlarında boğuluyor. 
Kütahya’nın derdini Kütahyalı, Diyarbakır’ın derdini Diyarbakırlı çözer arkadaş!

Türkiye Neden Hâlâ Ankara’dan Yönetiliyor?

81 ilin kaderi tek merkezden belirleniyor. 
Vali atamaları yapılıyor, kararlar yukarıdan geliyor. 
Yerel ihtiyaçlar mı? İkinci planda kalıyor. 
Peki, her ilin sosyolojisi aynı mı? 
Ekonomik yapısı, kültürü, beklentileri, öncelikleri aynı mı? 
Değil. 
O zaman neden tek tip bir yönetim anlayışı?

81 İl Eyalet Olsun, Valileri Halk Seçsin mi?

Eyalet sistemi korkulacak bir şey mi?  
Amerika bölündü mü, Almanya dağıldı mı?  
Yerel yönetimler güçlenince devlet zayıflar mı?  

Eyalet sistemi; yerel demokrasi, hesap verebilirlik, yetki ve sorumluluğun paylaşılması demektir.  
Vali atamayla değil, sandıkla gelsin.  
Halk seçsin, denetlesin, değiştirsin.  
Bu kadar basit.  

Güçlü Yerel Yönetim Devleti Böler mi, Güçlendirir mi?

En büyük korku nedir? Ülke bölünür.”
Peki soruyorum:
Adaletle yönetilen bir yer mi bölünür, yoksa baskı altındaki bir yer mi?

Merkezden alınan karar mı birliği sağlar,
yoksa yerelde söz hakkı mı?
Güçlü yerel yönetim, zayıf devlet anlamına gelmez.
Tam tersine, bu güçlü bir demokrasi demektir.

Kürt Sorunu Güvenlikle mi, Demokrasiyle mi Çözülür?

Yıllardır güvenlik politikaları tartışılıyor. 
Peki sonuç ne? 
Kürt meselesi bir kimlik sorunu mu, yoksa yönetişim sorunu mu? 
İnsanlar kendi şehirlerinde daha fazla söz hakkına sahip olsa, yerel kaynaklarını kendileri yönetse ve seçilmiş yerel yöneticiler gerçek yetki kullansa gerilim azalmaz mı? 
Bence silahın susturamadığını demokrasi susturur. 
Eyalet sistemi, kimlikten ziyade yönetim modeli üzerinden çözüm üretir.

Ankara Her Şeyi Bilir mi?

Bir ilin tarımı, turizmi, sanayisi, kültürü… 
Tüm bunları tek bir merkez mi planlamalı? 
Yerel yönetim kendi bütçesini hazırlasa, yatırım önceliklerini kendi belirlese, valisini kendi seçse… 
Hesap sormak daha kolay olmaz mı? 
Peki şu an vali kime karşı sorumlu? 
Halka mı, yoksa merkeze mi? 
Cevap belli.

81 Eyaletle Türkiye Daha Demokratik Olur mu?

Eyalet sistemi; yerel rekabet, yerel kalkınma ve yerel sorumluluk demektir. 
Bir il iyi yönetilirse örnek olur, kötü yönetilirse halk sandıkta değiştirir. 
Merkezde hata olursa tüm ülke etkilenir, yerelde hata olursa yalnızca o bölge etkilenir. 
Peki, hangisi daha rasyonel?

Bu Sistem Gerçekten Yeni Bir Başlangıç Olabilir mi?

Türkiye’nin ihtiyacı, daha fazla merkezî kontrol mü yoksa daha fazla yerel katılım mı sorusuna cevap aramak. 
Benim savunduğum şey bölünme değil; yetkinin paylaşılması, sorumluluğun tabana yayılması ve demokrasinin derinleşmesi. 
Devlet güçlü olmalı ama tek merkezden yönetilmemeli.

Son Soru: Korkuyla mı Yöneteceğiz, Güvenle mi?

Eyalet sistemi gündeme gelince korku yaratılıyor.  
Sormak lazım: 

  • Bu millet sandıkla vali seçecek kadar bilinçsiz mi?  
  • Demokrasi yerelde tehlikeli, merkezde güvenli mi?  

Belki de esas mesele şu:  
Gücü paylaşmak istemiyor muyuz?  

81 il, 81 yerel irade.  
Merkez güçlü ama tek değil,  
Yerel güçlü ama kopuk değil.  
Türkiye için gerçek çözüm belki de burada. Top yine bizde.  


"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Ankara'dan gelen emirle tarla sulanmaz; ayağı toprağa basan, kendi toprağının efendisi olmalıdır."

Bakın efendiler, 68 yıldır bu memleketin ekmeğini yedim, suyunu içtim. Gördüğüm şudur: Biz bu devleti "merkeziyetçilik" diye bir cendereye soktuk, nefes alamıyoruz. Vali Ankara’dan gelir, şehri tanımaz; müdür Ankara’ya bakar, halkı görmez.

Diyorum ki; 81 ilin her biri kendi başına bir eyalet olsun! Valisini o ilin insanı seçsin. Adam hata yaparsa hesabını Ankara'daki bürokrata değil, kapısındaki seçmene versin. Kürt sorunu mu? Kardeşim, ver yetkiyi yerele, insan kendi kendini yönetsin, barış sokakta başlasın. Demokrasi sandıktan ibaret değildir, demokrasi mahallede başlar. Ankara sadece koordinatör olsun, koca memleketin gardiyanı değil! Şimdi bu "radikal" ama tek gerçek yolu bizim teraziye koyalım.

Mevzu Sokak Mantığı Benim Terazim
Vali Seçimi "Vali devletin temsilcisidir, atanır." Atanan vali devlete çalışır, seçilen vali halka çalışır. Hangisi senin derdine derman olur, sen seç yeğen!
Bölünme Korkusu "Eyalet olursa memleket bölünür." Asıl adaletsizlik böler yeğen! İnsanların kendi kimliğiyle, yerel gücüyle var olduğu bir sistemde kimse evini yıkmaz, daha sıkı sarılır.
Hizmet ve Bütçe "Para Ankara'dan gelir, oraya gider." İlin vergisi ilde kalmalı. Ankara'ya haraç verir gibi vergi gönderip, geri gelmesi için yalvarmak bu millete zulümdür.

Eyalet Sistemi Hakkında Çapraz Sorular

81 eyalet çok değil mi Ahmet abi?

Az bile yeğen! Küçük olan daha iyi yönetilir. Her ilin kendine has kültürü, sanayisi, tarımı var. Hepsini aynı kalıba sokmaya çalışmak, 45 numara ayağa 36 numara ayakkabı giydirmeye benzer. Can yakar!

Kürt sorunu gerçekten böyle çözülür mü?

Barış Ankara'daki masalarda değil, Diyarbakır'ın, Kütahya'nın sokaklarında kurulur. İnsanların yerel iradesine saygı duyarsan, silahın hükmü biter, adaletin sesi yükselir.

Valiler yerel kral olmaz mı?

Yav şimdi de atanmış krallar yok mu? En azından seçileni 4 sene sonra sandıkla paketler gönderirsin. Hesap soramadığın adamdan korkacaksın, halktan değil.

Bütçe paylaşımı nasıl olacak?

Her eyalet kendi yağında kavrulacak. Çalışan, üreten kazanacak. Tembellik eden de kendi seçtiği valinin yakasına yapışacak. Ankara sadece milli savunma ve dış politikaya baksın yeter.

Peki ya birlik beraberlik?

Gerçek birlik zorla değil, rızayla olur. İnsanların mutlu olduğu, karnının doyduğu ve kendini temsil ettiği bir Türkiye'de bayrak daha gür dalgalanır.

GÜNÜN ANA FİKRİ: ANKARA'YA BİAT EDEN ŞEHİRLER DEĞİL, KENDİ KADERİNİ ÇİZEN EYALETLER TÜRKİYE'Yİ ŞAHLANDIRIR!

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun