Çocukken Günler Uzundu da Şimdi mi Kısaldı?
Eskiden bir günde koca bir dünya kurardık; sokak maçları, bisiklet turları, mahalle kavgaları… Şimdi ise bir bakıyorum sabah olmuş, bir bakıyorum akşam.Rutin İnsan Zamanı Ezer mi?
Sorumluluk Arttıkça Zaman mı Kaçıyor?
Çocukken tek sorumluluğun topu kaybetmemekti. Şimdi ise faturalar, iş, aile ve gelecek kaygısı var. Zamanın ensesinde olduğumuzu sanıyoruz ama aslında zaman bizim ensede. Peki, zaman gerçekten mi hızlı, yoksa biz sürekli yetişmeye çalıştıkça mı hızlanmış gibi geliyor?Yaş Alınca Heyecan Azalıyor mu?
- İlk kar,
- ilk aşk,
- ilk özgürlük hissi.
- “Yine pazartesi.”
- “Yine toplantı.”
- “Yine aynı muhabbet.”
Zaman mı Kaçıyor, Biz mi Fark Etmiyoruz?
Bir gerçek var:Sosyal Medya Zamanı Eritiyor mu?
Bir bakıyorsun telefona, “İki dakika bakayım” diyorsun.Asıl Soru: Zaman mı Hızlı, Hayat mı Sığ?
Belki de mesele şu:Son Tokat: Zamanı Yavaşlatmak Mümkün mü?
Belki de çözüm o kadar felsefi değil. Yeni şeyler denemek, rutini kırmak, daha az ekrana bakıp daha çok anı yaşamak, gelecekle ilgili kaygıları azaltıp şimdiye odaklanmak…Kayıp gidiyor avuçlarımın arasından…
Ne kadar sıksam, o kadar dökülüyor,
Döküldükçe, o kadar hızlanıyorlar.
Eskiden, sabah ile akşamın arasında
Bir ömür sığardı…
Şimdi, sabah göz kırpıyor,
Akşam kıs kıs gülüyor ardımdan.
Çocukken zaman,
Ayakkabısı olmayan bir kaplumbağaydı,
Yavaş yürürdü, inadına bekletirdi bizi,
Bayram gelsin, "kış bitsin" diye yalvarırdık.
Şimdi zaman,
Motor takmış bir martı misali,
Gökte çizdiği eğriyi göremeden kayboluyor.
Daha kahvaltının tadını alamadan,
Akşam haberlerine yetişiyoruz.
Yıllar, duvar takviminde birer yaprak,
Yaprak düşüyor, ses çıkmıyor,
Ama rüzgâr fısıldıyor kulağıma:
"Bak, yine unuttun yaşamayı…"
Eskiden sokak lambaları geç yanardı,
Şimdi onlar da telaşlı,
Bir bakmışsın gece,
Kapının önüne serilmiş örtü gibi.
Dün sandığım şey aslında on yıl önce,
On yıl dediğin, göz açıp kapama,
Kapattım, açtım…
Saçlarımın rengi değişmiş,
Bir de aynanın bakışı sertleşmiş.
Bir gün, zamanı yakalayıp,
Omzundan hafifçe sarsacağım,
"Dur hele" diyeceğim,
"Bir soluklanalım…"Ama biliyorum, zaman da bana bakıp,
Gülümseyerek diyecek:
"Sen zamanını çoktan koştun, haberin yok…
Otur artık, nihai günü bekle.
Bakın efendiler, öyle akademik ağızlarla "hafıza kaydı, nöron hızı" falan diye kafa ütülemeyin bana. Mesele basit: Hayat bir rulo tuvalet kağıdı gibidir; sona yaklaştıkça daha hızlı döner! Çocukken her gün yeni bir macera, her sokak başı bir keşifti. Zaman o yüzden ağır aksak ilerlerdi çünkü her saniyenin içinde bir şaşkınlık vardı.
Şimdi ise her şey birbirinin kopyası. Kahve aynı kahve, dert aynı dert, siyaset aynı terane... Beyin artık "yeni bir şey yok" deyip kaydı hızlandırıyor. Bir de bakmışsın ki bayram gelmiş, bir de bakmışsın ki ömür bitmiş. Hayatın monotonluğu, zamanın en büyük vitesidir yeğen. Hele bir de beklediğin bir şey kalmadıysa, zaman seni beklemeden basıp gidiyor.
| Mevzu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Gençlikte Zaman | "Okul bitse de büyüsek, zaman geçmiyor." | Çünkü her şey ilk kez oluyor. Şaşkınlık, zamanın frenidir. Heyecan bitti mi vites yükselir. |
| Yaşlılıkta Zaman | "Daha dün gibiydi, ne ara 10 yıl geçti?" | Rutin, zamanın cilasıdır. Her günün bir öncekinin aynısı olduğu bir hayatta, günler birbirine yapışır, tek bir güne döner. |
| Hızın Sebebi | "Dünyanın sonu geliyor, vakit daralıyor." | Dünya hep aynı dönüyor da, senin içindeki motor yoruldu. Yolun sonu göründükçe mesafe daha kısa gelir. |
Zamanın Cilvesine Dair SSS
Zamanı yavaşlatmanın bir yolu yok mu Ahmet abi?
Var yeğen, rutininden çıkacaksın. Hiç gitmediğin bir sokağa girecek, hiç okumadığın bir kitabı açacaksın. Şaşırmayı bıraktığın an, zamanın kucağına düşersin.
Neden tatillerde zaman daha hızlı geçiyor?
Mutluluk zamanın hırsızıdır. Acı çekerken saniyeler asır olur, gülerken aylar saniye. Hayatın cilvesi bu; en sevdiğin lokma en çabuk bitendir.
Yaşlılar neden hep "eskiden..." diye başlar?
Çünkü eski dediğin o geniş zamanda biz gerçekten "yaşıyorduk". Şimdi sadece "geçiyoruz". Geçtiğimiz yerlerin de tadı tuzu kalmadı, o yüzden maziye sığınıyoruz.
Dijital dünya zamanı hızlandırıyor mu?
Hem de nasıl! O elinizdeki telefonlar ömrünüzün öğütücüsü. Kaydırdıkça saniyeleriniz çöpe gidiyor. Eskiden bir mektup beklerken geçen zamanın bir ağırlığı vardı, şimdi her şey "anlık" ve bomboş.
"Vakit nakittir" sözü doğru mu?
Yalan! Nakit biter geri gelir, vakit gitti mi arkasından el sallarsın. Zaman, geri dönüşümü olmayan tek servettir; onu da yanlış cebe koyarsan müflis tüccar gibi kalırsın.
GÜNÜN ANA FİKRİ: HAYAT, İÇİNE NE KOYDUĞUNLA DEĞİL, ONDAN NE KADAR TAT ALDIĞINLA ÖLÇÜLÜR. ŞAŞIRMAYI BIRAKIRSAN, ZAMAN SENİ ÖĞÜTMEYE BAŞLAR!



Yorum Gönder