no fucking license
Bookmark

KENDİME YAZILARIM MANİFESTOSU



KENDİME YAZILARIM MANİFESTOSU (Ahlak ve Adalet Üzerine Bir Kalem Yemini)
Ben taraf tutmak için değil, doğruyu söylemek için yazarım.
Ben alkış toplamak için değil, vicdanımı susturmamak için yazarım.
Bilirim ki; kalem sahibinin karakterini yansıtır.
Karakteri eğri olanın cümleleri de eğri olur.

1. Benim Ölçüm Ahlaktır

Ahlak, çoğunluğun onayı değildir. 
Güçlüden yana olmak da değildir. 
İşimize geldiği gibi eğilip bükülen bir lastik hiç değildir. 
Ahlak, kim bakarsa baksın aynı kalan ilkedir. 
Eğer bir düşünce, bir lider, bir parti ya da bir inanç ahlaka uymuyorsa, benim cümleme de sığmaz.

2. Benim Mihenk Taşım Adalettir

Adalet benim için bir slogan değil, bir sınavdır. 
Sevdiğine torpil geçmemek, karşıtına zulmetmemek ve güçlü olduğunda bile ölçülü kalabilmektir. 
Eğer adalet yalnızca “biz kazanınca” hatırlanıyorsa, bu adalet değil, çıkar ortaklığıdır. 
Ben çıkar değil, vicdan yazarım.

3. Güç Kutsal Değildir

Güç, sınanmadıkça yozlaşır; sorgulanmadıkça büyür, sınırlandırılmadıkça boğar. 
Benim kalemim güce daima mesafeli durur, çünkü gücün olduğu yerde kibir pusuda bekler. İktidar kimde olursa olsun, ahlaktan sapıyorsa karşısında dururum. 
Çünkü mesele isim değil, ilke meselesidir.

4. Kalemim Taraf Tutmaz, Ölçü Tutar

Benim tarafım haklıdan yanadır.  
Safım mazluma aittir.  
Ölçüm ise ahlaka ve adalete uygun olandır.  
Eğer bir gün yazdıklarım bu iki değerden uzaklaşırsa, bilin ki o gün kendimi kaybetmişimdir.  

5. Bu Yazılar Bir Hatıradır

Bu yazılar sadece bugüne değil, yarına da not düşüyor.  
Belki bir gün bir genç okuyacak ve diyecek ki:  “Bu ülkede herkes susmamış.”  
İşte o zaman görev tamamlanmış olacak.  

Ve Son Söz:

Rejimler değişir, partiler değişir, liderler değişir. Ama ahlak çökerse devlet yıkılır, adalet susarsa toplum çürür. Benim kalemim hiçbir güce boyun eğmez, yalnızca vicdana yönelir. Çünkü adalet, ideolojilerin değil, insanlığın omurgasıdır. Omurgası eğilen toplumlar ise er ya da geç diz çöker.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Adalet dediğin, zenginin sofrasında meze değil, fakirin ekmeğinde katık olunca adalettir."

Bakın efendiler, bu devirde ahlak demek, vitrin düzenlemek olmuş. Herkes dürüstlükten bahseder ama kantara gelince her nedense o kantar hep kendine doğru tartar. Bizim manifestomuz basit: Yanlışa yanlış demek için profesör olmaya gerek yok, adam olmak yeterli. Şimdi şu aşağıdaki tabloya bir bakın, sokağın ne dediğini ve bizim ne gördüğümüzü bir kıyaslayalım.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Doğruluk "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, işini bil yolunu bul." Onuncu köyü ben kurarım, yine de o yalanın kuyruğuna takılmam.
Hukuk "Dayın varsa hukuk var, yoksa geçmiş olsun." Dayıya değil, vicdana yaslanmayan hukuk, zulmün resmi belgesidir.
Menfaat "Üzümü ye bağını sorma, gemisini kurtaran kaptan." Bağını bilmediğin üzüm boğazında kalır. Kaptan dediğin önce tayfasını düşünür.

Aklınıza Takılanlar (Ya da Takılması Gerekenler)

Bu yaştan sonra neden böyle sert yazıyorsun Ahmet abi?

Çünkü yumuşak konuşa konuşa her yerimiz laçka oldu. 68 senedir gördüğüm şu: Kibarlıktan anlamayana, gerçeği meşe odunu gibi göstereceksin.

Siyaset mi yapıyorsun?

Haşa! Siyaset yalanı süsleme sanatıdır, benim işim ise o süsü kazıyıp altındaki pisliği göstermek. Bizimki haysiyet davası.

Ahlak sence nedir?

Kimsenin görmediği yerde, kendi içindeki o mahkemeden beraat edebilmektir. Yoksa namazda ön safta olup kul hakkı yemek ahlak değil, tiyatrodur.

Bu kadar karanlık mizah neden?

Gerçekler o kadar kapkara ki, ancak üzerine biraz mizah serpip yutabiliyoruz. Ağlanacak halimize gülüyoruz ki aklımızı kaçırmayalım.

Sonuçta ne değişecek?

Belki dünya kurtulmayacak ama en azından giderayak "Ben bu rezilliğe ortak olmadım" demenin huzuruyla öleceğiz.

Günün Ana Fikri

"Zulme rıza gösteren, o zulmün ortağıdır; sükut ikrardan gelmez, korkaklıktan gelir!"

Ahmet ATAM'ı Takip Edin:

Google'da Ara Bing'de Ara Yandex'de Ara
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun