Türk asker, işçi, çiftçi… Ama karar masasında kim var? Kimlik mi mesele, yoksa adalet MI?
Bu ülkede Türk sadece oy veren, vergi veren ve ölen mi? Bu ülkede Türk olmak sadece yük taşımak mı
Bak şimdi…Ben kimseye üstünlük taslamıyorum.
Ama bir tuhaflık var bu memlekette, inkâr eden ya kördür ya da işine gelmiyordur.
Sahneye çıkan siyasetçi diyor ki: “Ben Türk değilim.”
Sanatçı mikrofonu kapıyor, özellikle vurguluyor, “Ben Türk değilim.”
Paranın başındakiler desen, zaten milliyet beyanını CV’ye yazmış gibi dolaşıyor.
E iyi de kardeşim…Türk nerede?
Türk nerede biliyor musun?
- Sandıkta.
- Vergi kuyruğunda.
- Sınırda nöbette.
- Şehit listesinde.
- Tarlada borcun altında.
- Fabrikada mesaiye kalmış.
Ama yukarı kat?
Orada tabelalar başka dilde.
Bir de utanmadan diyorlar ki, “Türkçüler ırkçı.”
Ya bi dur hele!
Adam kendi adını söylüyor diye ırkçı mı olur?
Evin tapusunda adı yazıyor diye ev sahibine saldırılır mı?
Irkçılık dediğin, başkasını aşağı görmek.
Biz ne diyoruz? “Bu ülkenin yükünü taşıyanın sözü de olsun.”
Bu mu ırkçılık?
Yoksa bazıları alışmış rahat koltuğa, “Ses çıkmasın, düzen bozulmasın” mı diyor?
Bak ben açık konuşayım.
- Türk askerse ölüyor.
- Polisse vuruluyor.
- Çiftçiyse batıyor.
- Memursa sürünüyor.
Ama karar masasında kim var?
O masada hep başka bir hikâye dönüyor.
İnsan ister istemez soruyor:
Yük bizde, direksiyon kimde?
Şimdi bunu deyince hemen panik, “Bölücülük yapıyorsun!”
Yahu bölücülük, insanı kendi ülkesinde misafir gibi hissettirmek değil mi?
Bir ülkede çoğunluk kendini kenara itilmiş hissediyorsa, orada bir gariplik var demektir.
Bu etnik mesele değil, bu adalet meselesi.
Ama adalet kelimesi var ya…
En çok pankartta güzel duruyor.
Uygulamada hep zayıf.
Osmanlı diyorsun, kızıyorlar.
Ama tablo benziyor be kardeşim.
- Asker Anadolu’dan.
- Vergi Anadolu’dan.
- Emek Anadolu’dan.
Ama üst kat hep ışıklı.
Tarih tekerrür etmiyor belki ama, aynı filmi farklı isimle vizyona sokuyorlar.
Ben kimseyi kov demiyorum.
Kimseye düşman değilim.
Ama şunu soruyorum:
- Bu memlekette Türk olmak
- neden sadece yük taşımak demek?
Niye en çok biz susuyoruz?
Niye en çok biz “aman ırkçı derler” diye geri duruyoruz?
Bakın açık açık söyleyeyim:
Kimliğini savunmak suç değildir.
Başkasını ezmek suçtur.
Ama bu ülkede garip bir psikoloji var:
Türk adını ağzına alınca suçlu, inkâr edince medeni. Hatta Müslüman
Bu neyin kafası?
Son sözüm net:
Bir ülkede çoğunluk kendini azınlık gibi hissediyorsa orada problem milletten değil, sistemdendir.
Ve sistem hep aynı yere çalışıyorsa…
O zaman kimse bize “sus” demesin.
Çünkü biz susunca adalet konuşmuyor.
Ve adalet konuşmazsa bir gün herkes susar.
O gün geldiğinde kürsü de boş kalır, sandık da.
"Türk evladı taş taşır, vatanı yaşatır; ama iş parsayı bölüşmeye gelince nedense hep 'dışarıda' kalır!" — Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler
Bugün yine damarıma basıldı beyler. Şöyle bir bakıyorum etrafa; askerde biz varız, tarlada güneşin altında kavrulan biziz, fabrikada makine gürültüsünde sağır olan biziz. Vergi dendi mi en önde sıraya giren, seçim sandığı geldi mi koşan yine biziz. Ama ne hikmetse, o ballı karar masalarına gelince biz "millet" oluyoruz, onlar "devlet". Türk olmak bu memlekette sadece cefaya talip olmak, ölmeye hazır olmak, vergiyle erimek mi demek? Adalet dediğin şey tabaktaki ekmektir, gerisi lafügüzaf!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Vatandaşlık Görevi | "Askerlik yap, vergini ver, sesini çıkarma." | Görev tek taraflı olmaz. Devlet babaysa, evladını sadece borç öderken değil, sofrada da hatırlayacak. |
| Karar Mekanizması | "Masada büyükler konuşur, bize uymak düşer." | Masada halkın eli yoksa, o masa sadece belli bir zümreye hizmet eder. Adalet ekmektir! |
| Kimlik ve Adalet | "Türk'üz dedik, her yükü çektik ama hala garibiz." | Kimlik, adaletle taçlanmazsa sadece bir etikettir. Öz yurdunda garip kalmak kader değildir. |
Meraklısına Sorular
1. Türk insanı sadece kriz anlarında mı hatırlanıyor?
2. Karar masalarında neden işçinin, çiftçinin sesi yok?
3. Adalet mekanizması kimliği koruyor mu?
4. Gençlerin "yük taşıma" korkusu neden arttı?
5. Sonuçta ne yapacağız?
Günün Ana Fikri
"Vatanı sevmek bedel ödetmek değil, bedel ödeyenin hakkını teslim etmektir. Türk olmak şereftir, ama bu şeref birilerinin cebini doldurma bahanesi olamaz!"



Yorum Gönder