no fucking license
Bookmark

KÜTAHYA SİT ALANI MÜLKİYET HAKKININ TARİH VE KÜLTÜR MASKESİ İLE GASPI

g

🏚️ Belediyenin “Koruyoruz” Dediği Yerde Vatandaşın Malı Çürüyor!  

Sit Alanı Etkileşim Bölgesi Kararı Mülk Sahiplerini Nasıl Mağdur Ediyor?

🏚️ Tapu bizim ama söz başkasının!

Kütahya Maltepe Mahallesi’nde yıllardır duran eski evler, Ahmet Yakupoğlu’nun restore edilen evinin hemen karşısında olduğu gerekçesiyle “sit alanı etkileşim bölgesi ilan edildi.
Peki sonuç ne oldu?

❌ Evler yenilenemiyor
❌ Müteahhit yaklaşmıyor
Rölöve projesi zorunlu
❌ Yüksek maliyet
Mülk sahipleri mağdur

Şimdi soruyorum:
Tapulu malımı yıkamıyor, yapamıyor, değerlendiremiyorsam bu gerçekten mülkiyet hakkı mı?
Bu koruma mı, yoksa vatandaşın malına görünmez bir kilit vurmak mı?
🔗 Yazının tamamını okuyun ve görüşlerinizi paylaşın.

Kütahya’nın tam merkezinde, merkeze beş dakika yürüme mesafesindeki Maltepe Mahallesi’nde, kayınpederden miras kalan eski bir ahşap evimiz var. 
Yıllardır öylece duruyor. 
Eski, yıpranmış ama bulunduğu yer adeta altın değerinde. 
Vaktiyle müteahhitler kat karşılığı peş peşe teklifler getirirdi.


Ahmet Yakupoğlu’nun evi

Peki sonra ne mi oldu? 
Yolun karşısında, Ahmet Yakupoğlu’nun doğup bir süre yaşadığı ev vardı. 
Uzun yıllar metruk kaldı. 
Belediye sonunda restore etti. 
Buraya kadar hepimiz “helal olsun” dedik. 
Ama sonra işler değişti.
 

🎨 Bir Evi Restore Ettiler, On Evin Kaderini Kararttılar


Ressam Ahmet Yakupoğlu'nun evi restore edildi diye, yolun karşısındaki bizim evle birlikte ona bitişik toplam on ev “sit alanı etkileşim bölgesi” ilan edildi. 
İyi de kardeşim, bizim evlerin Ahmet Yakupoğlu’nun eviyle ne mimari benzerliği, ne kültürel değeri, ne de tarihi bir özelliği var. 
Bildiğin eski gecekondu tarzı yapılar. 
Ama kağıt üzerinde bir kalem darbesiyle bir anda “dokunulmaz” hale geldiler.
 

📜 Rölöve Çizdir, İzin Al, Para Saç… Sonra Yine Oturama!


Diyorlar ki:  
Ya bu hali ile oturacaksın, ki oturulamaz...ya da Belediyeden izin alacaksın, rölöve projesi çizdireceksin, koruma kurullarından onay alacaksın, yüklü miktarda para harcayacaksın.  

Peki sonuç?  
Tüm bu uğraşların sonunda yaptığın tadilat, binayı hâlâ oturulabilir ya da iş yeri olarak kullanılabilir hale getirmeyebilir.  

Yani kısacası: 
Sen para harca, uğraş, evini toparlamaya çalış… ama kullanıp kullanamayacağın belli değil.  
Buna Anadolu’da tek bir söz söylenir: “Ne şiş yansın, ne kebap… ama vatandaşın cebine ateş düşsün.
 

💸 Kütahya'da Mülk Sahibi Cezalandırılıyor, Mahalle Çürümeye Terk Ediliyor


Bu karar yüzünden evler yenilenemiyor, müteahhitler yanaşmıyor, sahipleri yatırım yapamıyor ve mahalle çürümeye devam ediyor. 
Sonuç olarak Kütahya’nın en merkezi yerlerinden biri, elli yıl daha döküntü halde kalacak. Kusura bakmayın ama insan sormadan edemiyor: “Koruma adı altında bu mahalleyi kaderine terk etmek akıl kârı mı?”
 
☕ Bizim Malımıza Pranga Vurdular

Kahvede anlatsan herkes aynı tepkiyi verir: “Yahu kardeşim, adamın tapulu malı var. Satamıyor, yapamıyor, yıkamıyor, değerlendiremiyor. 
Bbandan miras mı kaldı, bela mı?
Bu nasıl iş?”  
Bir başkası ekler: 
Mülk senin ama söz hakkı başkasının. 
Eee, buna ne diyeceğiz?”  
Hakaret etmeden, sakin bir şekilde soralım: 
Bu gerçekten koruma mı, yoksa vatandaşın mülkiyet hakkını fiilen kullanılamaz hale getirmek mi?
 

🏗️ Kentsel Dönüşüm Mü, Kentsel Çöküş mü?


Bugün Türkiye’nin pek çok şehrinde eski mahalleler yenileniyor, insanlar güvenli ve modern yapılara kavuşuyor. 
Ama burada durum tam tersi; mahalle yenilenmiyor, ev sahipleri çaresizce bekliyor. 
Adeta “kentsel dönüşüm” değil, “kentsel dondurma” yaşanıyor.
 

⚖️ Mülkiyet Hakkı Var Ama Kullanmak Yasak 


Tapu sizin olabilir. 
Ancak eğer yıkamıyor, yenilemiyor, kat karşılığı değerlendirmiyor ya da kullanmıyorsanız, o mülkün ekonomik değeri aslında sıfırlanmış demektir. 
Vatandaşın aklındaki soru ise çok net: 
Madem malım benim, neden üzerinde tasarruf edemiyorum?
 

🏚️ Koruma Gerekli, Ama Vatandaşı Ezmeden Olmalı


Elbette kültürel miras korunmalı.
Ahmet Yakupoğlu gibi değerli sanatçıların hatıraları yaşatılmalı.
Ama bunun bedeli, çevredeki insanların tapulu mallarını işlevsiz hale getirmek olmamalı.
Devlet ve belediye gerçekten koruma istiyorsa:
 
  • Ya kamulaştırmalı,
  • Ya mağduriyeti tazmin etmeli,
  • Ya da makul ve uygulanabilir çözümler üretmeli.

Sen hiçbir şey yapma, evin de çürüsün” demek,
Çözüm değildir, 
Bir süre sonra da buralar atıl diyerek yeşil alan ilan eder bedava çökerim demektir.
Yani Belediyenin en az maliyetle resmen mülke çökmesidir, halkın malını gasp etmesidir.
 
🗣️ Bu İşte Bir Terslik Yok Mu

Ben sadece şunu soruyorum: 
Bir sanatçının evi restore edildi diye çevredeki on ayrı mülkün değeri neden yok sayılsın? İnsanların yıllarca emek verip sahip olduğu, yada babasından miras kaldığı mülkler neden kullanılamaz hale gelsin? 

Mahalle neden kendi haline bırakılıp unutulsun? 
Kusura bakmayın ama vatandaşın gözünden bakıldığında bu durum şöyle görünüyor: 
Bizim malımıza görünmez bir kilit vurulmuş.

Takdir kamuoyunun. 
Bu yazı, Kütahya’da benzer sorun yaşayan tüm mülk sahiplerinin sesi olmak için kaleme alındı. Çünkü bazen insanın aklından sadece şu cümle geçiyor: 
Tapu bizim, söz başkasının… 
Böyle adalet olur mu?


Belediyenin Tarihi eser etkileşim alanı Koruma Kararı, Mahalleleri Yenilemek Yerine on yıllarca mezbele ve çöplük haline getirmek değil mi?


"Ahmet ATAM'dan: Sanatı korumak mabet restore etmekle olur, sanatçının komşusunun rızkına duvar örmekle değil. Adaletsiz sit alanı, milletin malına vurulan resmi kilittir!"

Ressam Ahmet Yakupoğlu'nun Evi Restore Edildi de, Yanındaki Garibanın Suçu Ne? Maltepe’de "Sit" Oyunu!

Bugün bu sayfaya biraz dertli geldim, çünkü mevzu doğrudan canımızı yakıyor. Bizim Maltepe Mahallesi’nde kayınpederden miras eski ahşap bir evimiz var. Yolun tam karşısında da Kütahya’mızın gururu Ressam Ahmet Yakupoğlu’nun doğduğu, yıllarca metruk kalan o ev duruyordu. Belediye nihayet uyandı, gitti o evi aslına uygun restore etti. Buraya kadar eyvallah, elinize sağlık, sanata saygımız sonsuz.

Lakin madalyonun arka yüzü tam bir komedi, daha doğrusu kara mizah! Bizim belediye hızını alamamış; yahu demişler, burayı yaptık, karşı taraftaki bizim miras evle yanındaki sekiz on evi de "Sit Alanı Etkileşim Bölgesi" ilan edelim. 

Ulan bu evlerin ne tarihi var, ne mimari bir estetiği... Bildiğin eski gecekondu vasfında binalar. Şimdi bize diyorlar ki; "Çivi çakamazsın! Tamirat mı yapacaksın? Önce belediyeden izin al, dünya para bayılıp rölöve projesi çizdir." Yahu tamir etsen bile ne konut oluyor ne iş yeri. Merkezden beş dakika mesafede, müteahhitlerin kat karşılığı havada kaptığı o dağ gibi değerli mülkler, belediyenin bu bürokratik fantezisi yüzünden bir gecede çöp oldu! Soruyorum size; bu milletin malına resmen, usulüne uygun şekilde çökmek değil de nedir?

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Rölöve ve İzin Şartı "Tarihi koruyorlar abi, düzen olsun diye." Gecekonduya rölöve projesi çizdirmek ne demek? Resmen 'buraya dokunma, bırak çürüsün' demektir. Vatandaşa parasıyla eziyet ediyorlar.
Mülklerin Çöp Olması "Arsa çok değerliydi, müteahhitler tırnak kemiriyor şimdi." Vatandaşın tek güvencesi olan mal varlığı, masa başında alınan bir kararla pul edildi. İmar rantını kendileri yönetemeyince alanı kilitlediler.
Mahallenin Geleceği "Buralar bir 50 yıl daha böyle eski püskü kalır." Aynen öyle! Kimse o yüksek maliyetlerle tamirat yapamaz. Kütahya’nın göbeğindeki o güzelim mahalle, belediye eliyle mezbeleye ve çöplüğe mahkum edildi.

Hicivle söyleyeyim; herhalde belediyedeki uyanıklar bizim eski pencerelerden bakınca Ahmet Yakupoğlu’nun ruhunun incineceğini falan düşündü. Yahu, o sekiz on evde yaşayan adamların bütçesi o rölöve projelerine yeter mi? Yetmez! 

Sonuç ne olacak? O binalar orada çökecek, farelere, tinercilere yuva olacak, koca bir mahalle mezbelelik kalacak. Hani nerede Kütahya’yı büyütecek vizyon? Al sana vizyon! Bir yeri yaparken, sekiz on ailenin rızkını, malının değerini sıfırlamak hangi adalete sığar? Biz sanata değil, sanatın arkasına sığınıp mülkiyet hakkına darbe vuran bu bürokratik kafaya protestiz kardeşim!

Maltepe’deki "Sit" Mağduriyeti Soruları (SSS)

1. Tarihi özelliği olmayan bina neden sit etkileşim bölgesine girer?

Kültür varlığı tescilli bir binanın (Ressam Ahmet Yakupoğlu'nun evi gibi) çevresindeki silüet bozulmasın diye yapılır. Amaç güzeldir fakat bizim memlekette ayarı kaçtığı için düz gecekondular bile tarihi eser muamelesi görüp kilitlenir.

2. Rölöve projesi neden bu kadar yüksek maliyetli?

Mühendislik ve mimarlık büroları anıtlar kurulunun prosedürlerinden dolayı haklı olarak yüksek fiyat çekiyor. Belediye bu zorunluluğu getiriyorsa, dar gelirli vatandaşına bu projeyi ücretsiz sunmak zorundadır.

3. Kat karşılığı müteahhit anlaşmaları tamamen bitti mi?

Evet, şu anki mevzuata göre oraya modern bina dikilemez, kat sınırlaması ve katı kurallar var. Müteahhit buraya girip de zarar edeceğine dönüp bakmaz bile. Arsa değerini kaybetti.

4. Bu karar mahkemeyle iptal edilebilir mi?

İdare mahkemesine 'orantısız mülkiyet hakkı kısıtlaması' gerekçesiyle dava açılabilir. Ancak bürokrasi o kadar yavaş ki, dava bitene kadar evler kendiliğinden göçer.

5. Ahmet ATAM belediye başkanına ne söylemek ister?

Başkan, ressamın evini kurtardın, eyvallah. Ama o sokağın insanını cezalandırarak kültür korunmaz. Gel o sekiz evi de makul bir imar planıyla ihya et, mahalleyi çöplük olmaktan kurtar!

Günün Ana Fikri

"Kültür mirasını korumak, yoksulun tapulu malını mezbeleye çevirmek değildir. Adaletle harmanlanmayan her sit kararı, şehir hafızasında bir koruma değil, koca bir yaradır!"

DİJİTAL AYAK İZİ

Ahmet ATAM

KENDİME YAZILARIM

🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL

© 2026 | "Kalemi dürüst olanın, izi derin olur."

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun