Borsada fon krizi mi Erdoğan'a darbemi? Bakın, artık yeter. Borsa İstanbul kan ağlıyor, endeks dibe vuruyor, EREGLİ gibi koca şirketler bile tarihinde ilk kez taban oluyor. İnsanlar “bir şeyler oluyor” diyor. Haklılar. Ama asıl felaket, yaşanan fon krizini “iktidara darbe” diye yutturmaya çalışmak. Bu söylem sadece komik değil, aynı zamanda ekonomiyi ve borsayı daha da zehirliyor. Güven krizini büyütüyor.
Ben gördüğümü söyleyeceğim.
SPK’nın 131 fonu tasfiye etmesi, 450 binin üzerinde yatırımcının mağdur olması, bu fonların elindeki hisselerin sürekli piyasaya dökülmesi…
Bunlar gerçek.
Piyasa bu arz baskısını kaldıramıyor.
Satış dalgası bitmiyor çünkü güven sağlanamıyor.
Bu kadar net.
İktidara Darbe Söylemi Neden Zarar Veriyor?
Şimdi bazı yandaş kalemler ve yorumcular çıkmış, bu fon krizini “Erdoğan’a karşı düzenlenen bir iktidar darbesi” diye anlatıyor.
Yani, denetim, yatırımcı mağduriyeti falan yok., fon krizini yaratanlarda AKP kadroları değil
Her şey “içeriden sabotaj”mış aklımız ile alay edilen bir söylem.
- Ezan susmayacak
- Bayrak inmeyecek
- Vatan bölünmeyecekmiş.
Bu yaklaşımın ekonomiye ve borsaya etkisi felaket.
Çünkü zaten güven yerlerde sürünürken, bir de üstüne “devlet içinde devlet var, piyasa manipüle ediliyor, kimse güvende değil” mesajı veriyorsun.
Yatırımcı ne düşünür?
Burada kurallar yok, her şey siyasi hesapla dönüyor der ve kaçar.
Yabancı zaten çıkıyordu, yerli de “bu işin sonu belli değil” diye satmaya devam eder.
Yani komplo teorisi üretirken aslında kendi elinle güven krizini büyütüyorsun.
Yani komplo teorisi üretirken aslında kendi elinle güven krizini büyütüyorsun.
Piyasa zaten kırılgan.
Bir de üstüne “bu bir darbe girişimi” diye bağırınca, belirsizlik katlanıyor.
Belirsizlik arttıkça risk primi yükseliyor, satış baskısı artıyor, endeks daha da çöküyor. Kısır döngü bu.
Fon Krizi Gerçek, Komplo Teorisi İse Zehir
Kimse “fonlarda sorun yoktu” demiyor.
Tasfiye kararı alındı, süreç uzadı, yatırımcılar mağdur oldu, hisse satışları devam ediyor. Bunlar ortada.
Ama bunu “Erdoğan’ı devirmek için yapılmış bir operasyon” diye anlatmak, sorunu çözmüyor, büyütüyor.
Çünkü artık mesele sadece fonların tasfiyesi değil.
Çünkü artık mesele sadece fonların tasfiyesi değil.
Mesele, “burada işler siyasi hesaplarla yürüyor” algısının yerleşmesi.
Bu algı bir kere yerleşti mi, olumlu hiçbir gelişme işe yaramaz.
Faiz indirdiğin, bilanço iyi geldiğin, kanun çıkardığın fark etmez.
İnsanlar “arkada başka oyun var” diye bakmaya devam eder.
Satış da devam eder.
Güven Krizini Büyüttenler Kim?
Dürüst olayım.
Piyasayı asıl batıran şeylerden biri de bu siyasi dil.
Ekonomiyi ve borsayı konuşurken her şeyi “dış güçler, içerideki hainler, darbe” kalıbına sokmak, çözüm üretmiyor.
Tersine, yatırımcının son kalan güvenini de eritiyor.
Şu an borsada yaşanan şeyin bir kısmı fon krizinin yarattığı teknik baskı.
Şu an borsada yaşanan şeyin bir kısmı fon krizinin yarattığı teknik baskı.
Ama daha büyük kısmı, bu krizin nasıl anlatıldığıyla ilgili. “Bu bir darbe” dersen, insanlar “o zaman kimseye güven olmaz” diye düşünür.
Düşünür ve satar.
O kadar basit.
Bence artık komplo üretmeyi bırakıp, asıl sorunu konuşmak lazım.
Bence artık komplo üretmeyi bırakıp, asıl sorunu konuşmak lazım.
- Fon tasfiyesi nasıl bitecek?
- Mağdurlar ne zaman para alacak? yada ne kadarını nasıl alacak.
- Piyasadaki sürekli satış baskısı ne zaman sona erecek?
Bunları konuşmazsan, “darbe” diye bağırarak güveni daha da yıkarsın. Sonra da “borsa neden düşüyor” diye sormaya devam edersin.
Durum bu.
Durum bu.
Komplo teorisi üretmek kolay, güven inşa etmek zor.
Şu an yapılan ise kolay olanı seçmek. Ve bedelini borsa ödüyor.




Yorum Gönder