no fucking license
Bookmark

TÜRKİYE BÜYÜRKEN HALK NEDEN FAKİRLEŞİYOR: TÜRKİYE BÜYÜME YALANI

Türkiye ekonomisinde nominal büyüme ile vatandaşın alım gücü arasındaki farkı anlatan görsel. Ahmet ATAM, yükselen ekonomi grafikleri, yüzde 41,6 nominal GSYH büyümesi ve yüzde 3,7 reel büyüme göstergeleri, Türk bayrağı ve fiyatları artan temel ihtiyaçlarla dolu alışveriş sepeti eşliğinde ekonominin büyümesinin neden vatandaşın refahına aynı ölçüde yansımadığını sorguluyor.


Haberler açıyorsun milli gelir uçtu kişi başı gelir coştu ekonomi şaha kalktı, sonra sen mutfağa gidiyorsun, ulan dolap aynı dolap, markete gidiyorsun, file aynı file, ama para iki katı, ulan diyor insan, bu büyümek nasıl bir şey,  kime büyüdü , bize uğramadan mı geçti, geçmedi kardeşim, olay şu, büyüme var, ama sana yok, pasta  büyüyor belki ama, sana düşen dilim küçülüyor. 


Türkiye'nin ekonomik gerçeği Kağıt üstünde zengin kasada fakir  


Türk diyor ki 2025'te ekonomi nominal %41.6 büyüdü.
Vay be süper....
Basitçe anlatalım.
Sen bakkalsın geçen sene 100 ekmek sattın 1000 liraya,  bu sene 100 ekmek sattın yine ama 4.000 liraya, defterde ciron 4 kat arttı, sen şimdi zengin olduğunu mu sanıyorsun.
Yok aynı ekmeği sattın, sadece zam yaptın, millet de o zammı ödemek zorunda kaldı. 
İşte o %41.6 defterdeki ciroa  büyüme diye yutturuyorlar.
Biz de ulan param arttı ama niye bir şey alamıyorum diye şaşırıyoruz, şaşacak bir şey yok,sahteden zengin oldun, paran ise pul oldu. 


Her şeyi para ile yapar olduk ekonomide şişti tabii. 


Eskiden ne yapıyorduk, yemeği annemiz yapardı evi kendimiz süpürürdük, misafirliğe yürüyerek giderdik, e peki şimdi ne oldu.

  • Yemek kuryede 
  • Temizlik gündelikçilerde.
  • Çay kahve Cafe'de

Her adım paralı, eskiden bedava olan her şey şimdi faturaya girdi, e haliyle ekonomiye bakın ne kadar hizmet ürettik diye şişiyor, tabii şişer, evde yapılan menemen bile artık kuryelerle gelirse ekonomi şişer tabi..
Bir de restoran aynı Kuru fasulyeyi 3 katına satınca büyüdük diyor, lan fasulye aynı fasulye sen sadece etiketi değişirdin, mazot, kira, elektrik de 3 kat arttı onu niye söylemiyorsun. 


Maaşıma zam geldi ama niye daha fakirim enflasyon diye bir canavarı var çünkü. 


İşte bütün numara burada, reis diyor sana %30 zam yaptım, sen seviniyorsun, sonra kiraya %80, peynire %70, ulaşıma %60 zammı çakıyorlar, insafsızca...

Hesap ortada, yüzde 30 zam yapıp %50 zamlı hayat yaşarsan matematiksel olarak geriye gidiyorsun, yani zamlı maaşlar zamsız maaştan daha az şey alıyorsun.
Enflasyon %40 diyorlar, kimin ortalaması o.
Senin sepetinde kira ve gıda %80.
Adamın sepetinde pro ve gol sopası yüzde on 

İkisini toplayıp ortalama alıyorlar, sonra da abartmayın diyorlar, senin mutfağındaki enflasyon ile onların açıkladığı enflasyon aynı evrenden değil. 


Dolarla zengin olduk yalanı. 


İşte en sevdiğim hikaye bu,  %40 büyümüşüz, dolar %20 artmış, hemen hesap, bakın dolarla %16 zenginleştik, İyi de be kardeşim:

  • Ben maaşımı dolarla almıyorum, 
  • Kirayı dolarla ödemiyorum 
  • Manav bana domatesi dolar düşük diye daha düşükten satmıyor 

Bu ne biliyor musun? boy aynasında zayıf görünmek için aynayı yamultmak gibi bir şey, ayna yamuk, sen zayıf görünüyorsun, ama tartı bile aynı.
Dolar bazında zengin görünmek karın doyurmuyor arkadaş. sadece aldatıyor..


Pasta büyüyor da dilimi kim yiyor. 


İşte geldik en kritik soruya, diyorlar ki pasta büyüdü, doğru olabilir ama bıçağı kim tutuyor ekonomi büyürken patronun karı %100 artıyor, senin maaşın %30 artıyor, pasta büyüyor ama senin dilimin küçülüyor, sonra da kişi başı gelir 15 bin dolar oldu diye birileri üfürürüyor.


O milli gelir dedikleri 15.000 dolar kimin cebinde ortalama alıyorlar bir kişi 150.000 dolar götürüyor 9 kişi bin dolara talim ediyor ortalama 15.000 dolar çıkıyor sonra da o 9 kişiye Adam başı 15 bin dolarımız var diyorlar var da nerede arkadaş bankada mı Rüya adamı nerede bu o yüzden kişi başı lafı duyunca cüzdanınızı kontrol edin orada yoksa başkasının cebine girmiştir. 


Son söz büyüme değil huzur lazım 


Kısacası dostlar büyüme yalan değil ama, sana anlatılan büyüme külliyen yalan.
  • Etiketler büyüyor 
  • Ciro büyüyor 
  • Doları hesaplar büyüyor.

Ama senin alım gücün, evine aldığın et, çocuğuna aldığın ayakkabı büyümüyor, hatta küçülüyor, bana ekonomi şu kadar büyüdü deme, bana şunu de:

  • Asgari ücretli kaç lira kira ödeyebiliyor 
  • Emekli marketten çıkarken filesi dolumu boş mu 
  • Gençler geleceğe umutla mı bakıyor yoksa şüpheyle mi 
Büyüyen ekonomi üfürükten teyyare ise, büyüme, ben de büyümeyeyim orada kalsın.

------

Bir memleket düşünün, rakamları göğe merdiven dayamış, 
İnsanı yerdeki ekmek kırıntısına eğilmiş…
Millî gelir denilen koca dev, 
Kâğıttan bir tahtın üstünde oturmuş; 
Yoksulluğun boynuna madalya takıp, refah nutukları atıyor!


Cebimize giren para 
Daha kapıdan çıkmadan ihtiyarlıyor; 
Banknotun ömrü, bir günlük kelebek gibi, 
Etiketlerin ömrü hükümdarlık kadar uzun!


Dolar yükselirse başka hesap, 
Yükselmezse başka masal… 
Kur, aynanın karşısında kravat takmış, 
Millî gelir kendini dev sanmış!


Kâğıt üstünde dolar milyoneriyiz, 
Pazarda tezgahının önünde boynumuz eğik. 
İstatistik bizi zengin yazıyor, 
Oysa bakkalın veresiye defterinde fakir!


Kişi başına düşen gelir varmış; 
Kim görmüş, kimin sofrasına düşmüş? 
Herhâlde gökten inen bir nimet, 
Bizim sokağın adresini şaşırmış!


Büyüme dedikleri koca bir balon, 
İçi rakam, dışı cilâ… 
Bir iğne yeter gerçeğe dokunmaya, 
Patlar gider bütün tantana!


Şirketlerin kasası şişerken 
Emeklinin cebi rüzgâr tüneli; 
Biri kârını sayar makineyle, 
Öteki bozuk para arar, ucuz ekmek kuyruğunda.


Birileri refahın fotoğrafını çeker, 
Biz arka fonda figüranız; 
Onlar büyümenin kurdelesini keser, 
Biz ay sonu gelsin diye günlerimizi sayarız..


Ey rakam cambazları, 
Söyleyin, bu nasıl hüner? 
Halkın lokmasını küçültüp millî geliri şişirmek mi marifet?
Bir teraziniz var sizin, 
Bir kefesinde rakamlar göğe çıkar, 
Öteki kefede insan haysiyeti kuruş kuruş aşağı batar.
Ve siz hâlâ büyüme dersiniz!


Oysa büyümek, 
Yalnızca rakamın boy atması değil; 
Çocuğun beslenme çantasının dolması, 
Emeklinin pazardan eli boş dönmemesi, 
Çalışanın ay sonunu borçla yamaması, 
İnsanın yarınından korkmadan uyumasıdır.


Ahmet der ki:
Ekonomi büyümüş, halk küçülmüş; 
Rakamlar gülmüş, tencere düşünmüş. 
Sarayın aynasında refah güneşmiş, 
Vatandaşın penceresinde kış görünmüş!


Unutmayın beyler, 
Bir gün bütün hesaplar kapanır; 
Ne dolar kefene sığar, 
Ne de millî gelir mezara taşınır.
O gün sorulacak tek bir soru var:
Memleket büyürken insanı büyüttünüz mü, 
Yoksa insanı küçültüp rakamları mı devleştirdiniz?


Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun