no fucking license
Bookmark

17/25 ARALIK YOLSUZLUK MU DARBE GİRİŞİMİ Mİ?

17/25 Aralık, yolsuzluk soruşturması mı, darbe girişimi mi
17/25 Aralık

 17/25 Aralık Yolsuzluk soruşturması mı, darbe girişimi mi?

17/25 Aralık’ın Türkiye’yi bir darbe girişimine sürükleyen sürecin başlangıcı olabileceğini kimse öngörememişti. AKP’li dört bakanın adının karıştığı yolsuzluk operasyonundaki suçlamalar oldukça ciddiydi. Soruşturmanın merkezinde, İran asıllı iş insanı Rıza Sarraf’ın bakanlara rüşvet verdiği iddiası yer alıyordu.

AKP hükümeti, suçlamaları hemen reddederek asıl amacın siyasi iktidara karşı bir darbe girişimi olduğunu savundu. Soruşturmaların ve yargılamaların önünü kesti. Ancak geçen süre içinde yolsuzluk iddiaları hiç gündemden düşmedi. Bu iddialar, ABD’de Rıza Sarraf’ın itirafçı olup tanık olarak yer aldığı davada yeniden gündeme geldi.
 

17 Aralık 2013 tarihinde başlatılan operasyonda şüpheliler kimdi, Kimler gözaltına alındı?


17 Aralık sabahı TSİ saat 05:30 itibariyle İstanbul ve Ankara'da, üç ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar yapıldı.
  • Dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler .
  • Dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan .
  • Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar,
  • Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan,
  • Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ile
  • Ali Ağaoğlu ve Rıza Sarraf’ın aralarında bulunduğu toplam 89 kişi gözaltına alındı.
Şüphelilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda, yüklü miktarda nakit paraya el konuldu. Operasyonu yürüten ekiplerin kullandığı taktik nedeniyle hükümetin önceden haberi olmadı. Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, üst düzey emniyet yönetimi ve İstanbul Valiliği’nin operasyonla ilgili önceden bilgilendirilmediğini belirtti. Soruşturma bilgileri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne (UYAP) girilmezken, zanlıları gözaltına alacak ekiplere adres bilgileri operasyonlardan sadece dakikalar önce sarı zarflarla verildi.

17/25 operasyonları hangi suçlamalara dayanıyordu?


Operasyonlar, üç ayrı soruşturmaya dayanıyordu. İlk iki soruşturma, TOKİ’deki yolsuzluk ve Fatih Belediyesi’ndeki rüşvet iddialarına ilişkindi. Üçüncü soruşturmada ise Rıza Sarraf’ın dört bakan ve çocuklarına rüşvet verdiği öne sürülüyordu. Gözaltına alınanlara yöneltilen suçlamalar arasında rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, kara para aklama, altın kaçakçılığı ve fuhuşa aracılık bulunuyordu.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 24 kişi, 21 Aralık’ta tutuklandı. Bakan Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar serbest bırakılırken Bakan çocukları Barış Güler ve Kaan Çağlayan, rüşvet alma ve verme aracılığıyla suçlandılar. Rıza Sarraf, rüşvet vermek ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmakla, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ise “rüşvet almak” iddiasıyla tutuklandı.

AKP hükümetinin 17/25 operasyonlarına tepkisi ne oldu?

O dönemde başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık’ta yaptığı açıklamada, karanlık odaklara, çetelere, sermayenin ve medyanın gücüne yaslananların bu ülkeye yön veremeyeceğini söyledi. 

Türkiye içinde ve dışında bazı karanlık çevrelerin ülkenin rotasıyla oynayamayacağını, ayarlarını değiştiremeyeceğini vurguladı. Türkiye’nin üzerinde operasyon ya da ameliyat yapılacak bir ülke olmadığını belirten Erdoğan, AK Parti iktidarının buna izin vermeyeceğini ifade etti. Bu açıklamanın ardından hükümet, art arda hem emniyet hem de yargıya yönelik karşı hamleler yaptı.

18 Aralık’ta, Mali, Organize Suçlar ve Terörle Mücadele şubelerinin müdürlerinin de bulunduğu beş polis müdürü görevden alındı. 19 Aralık’ta ise İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın merkeze çekilerek yerine Aksaray Valisi Selami Altınok atandı.

Sonraki günlerde Emniyet’teki tasfiye süreci hızlandı. İstanbul, İzmir ve Ankara Emniyetlerinde birçok şube müdürünün görev yeri değiştirildi, operasyonu yürüten polisler hakkında tutuklama kararları verildi. Hükümet ise Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yaptığı bir değişiklikle, soruşturmalarda savcıların emrinde çalışan polislerin amirlerine bilgi vermesini zorunlu kıldı.

17/25 yolsuzluğu ile suçlanan bakanlar ne yaptı?


25 Aralık’ta Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa etti. Bu sırada Erdoğan Bayraktar, NTV’de canlı yayında yaptığı açıklamada, “Soruşturma dosyasında yer alan ve onaylanan imar planlarının büyük kısmı Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapıldı, 

Başbakan’ın istifa etmesi gerekir” sözleriyle büyük yankı uyandırdı. Aynı gün kabine değişikliğine gidildi. Erdoğan, yeni Bakanlar Kurulu’nda yolsuzluk iddialarında adı geçen AB’den Sorumlu Bakan Egemen Bağış’a yer vermedi. Ancak suçlamalarla ilgili bakanlar hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmadı.

25 Aralık’taki ikinci operasyon kimi hedef alıyordu?


Aynı gün, “25 Aralık soruşturması” olarak bilinecek ikinci dalga operasyon için savcı Muammer Akkaş harekete geçti. Ergenekon savcıları arasında yer alan Akkaş’ın hazırladığı listede, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da bulunduğu toplam 41 kişinin gözaltına alınması planlandı. 

Ancak hükümetin yeni atadığı emniyet yetkililerinin, Akkaş’ın gözaltı talimatını yerine getirmeyi reddetmesiyle operasyon sonuçsuz kaldı. Dosya Akkaş’tan alındı. Gözaltı listesinde yer alanlar, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet vermek” ile suçlanıyordu.

Efkan Ala'dan vurun talimatı.


Bu süreçte göreve yeni başlayan İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, Başbakan Erdoğan'ın ailesinin güvenliği için özel korumalar tahsis ettiği, olası gözaltıları engellediği ve hatta “yaklaşan kim olursa olsun vurun” talimatı verdiğine dair bilgilerin basına sızdığı iddia edildi.

Hükümet, 17-25 Aralık operasyonlarından Gülen yapılanmasını sorumlu tutarak, hareketin yürütme ve yargıya sızdığını ve bir “paralel devlet” kimliği kazandığını açıkladı. Operasyonlarla ilgili yayın yapan ve cemaate yakınlığıyla bilinen medya kuruluşlarının kanalları uydu yayınından çıkarıldı, gazetelerine kayyum atandı. Ayrıca Gülen cemaatine yakın medya yöneticileri tutuklandı.

17/25 tapeleri, 17 Aralık’ın ardından getirilen yayın yasakları nedeniyle medyanın gelişmelerle ilgili ayrıntılı haber yapmasını engelledi. Ancak operasyonun ilk gününden itibaren sızdırılan gözaltı görüntüleri, fotoğraflar, fiziki takip bilgileri ile Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal, siyasetçiler, gazeteciler ve iş insanlarına ait olduğu iddia edilen telefon konuşmaları ile tapeler internette hızla yayıldı. Süleyman Aslan’ın evinde ayakkabı kutularında bulunan 4,5 milyon dolar ve Barış Güler’in evindeki şifreli çelik kasalar ise Türkiye gündemini sarstı ve günlerce tartışıldı.


17/25 Soruşturmaları nasıl sonuçlandı?


Süleyman Aslan, tutuklandıktan 56 gün sonra tahliye edildi; Rıza Sarraf, Barış Güler ve Kaan Çağlayan ise 70 gün sonra serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yaklaşık 11 ay süren incelemenin ardından 17 Ekim 2014’te dosya için takipsizlik kararı verdi. 2 Eylül 2014’te ise “25 Aralık soruşturması” kapsamında takipsizlik kararı alındı. 141 sayfalık kararda, yolsuzluk soruşturmalarını yürüten savcı ve polisler, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya çalışmakla” suçlandı.

17/25 Soruşturmalarını yürüten savcılara ne oldu?


17 Aralık soruşturmasını yürüten ve Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen savcılar Celal Kara ile Mehmet Yüzgeç’in nerede oldukları bilinmiyor, ancak yurtdışına çıktıkları tahmin ediliyor. Operasyonun başında olduğu öne sürülen Başsavcı Vekili Zekeriya Öz ile 25 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Muammer Akkaş’ın da yurtdışına kaçtıkları düşünülüyor. Önce dosyalardan el çektirilen, ardından görev yerleri değiştirilen ve sonrasında meslekten ihraç edilen bu savcılar hakkında yakalama kararları bulunuyor.

17/25 TBMM'deki Yüce Divan oylaması nasıl sonuçlandı?


5 Mayıs 2014’te TBMM’de kurulan komisyonda, AKP’den 9, CHP’den 4, MHP ve HDP’den ise birer milletvekili yer aldı. HDP’li üye Bengi Yıldız, komisyon çalışmalarına getirilen yayın yasağına tepki göstererek ve sürecin sağlıklı işlemediğini belirterek komisyondan ayrıldı. 

Yedi ayın sonunda, AKP’li üyelerin oylarıyla komisyon, yolsuzlukla suçlanan bakanların Yüce Divan’da yargılanmasına gerek olmadığına karar verdi. Bu karar TBMM Genel Kurulu’nda tartışmaya açıldı. Yapılan oylamada, isimleri yolsuzluk iddialarına karışan dört eski bakan Çağlayan, Güler, Bağış ve Bayraktar’ın Yüce Divan’a gönderilmesine yönelik önergeler reddedildi.

Yolsuzluk soruşturması uluslararası alanda nasıl yankı buldu?


AB Komisyonu’nun 2014 İlerleme Raporu’nda, hükümetin yolsuzluk iddiaları karşısında yürütmenin yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına ve etkinliğine müdahale edecek boyuttaki tepkilerinin ciddi endişelere yol açtığı belirtildi. 

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2014 insan hakları raporunda ise 17 Aralık Operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler “skandal” olarak tanımlandı. Raporda, soruşturmaların Türk hükümeti tarafından kapatıldığı, delillerin yok edildiği ve operasyonlara katılan polis ile savcıların görevden alındığı ifade edildi.

SONUÇ

Türkiye’nin üyesi olduğu birçok uluslararası örgütte, 17-25 Aralık operasyonlarının ardından Türk Hükümeti’nin güvenlik kurumları ve yargıda attığı adımların, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkelerini zedelediği gerekçesiyle eleştiriler sürüyor.


(Video Can Dündar'ın Erdoğan'ın en uzun günü adlı klibidir)

Aslında olay göründüğünden çok daha derin. Bir yanda iddialar, diğer yanda ise devletin içine sızmış bir yapının yargı ve emniyeti silah olarak kullanma çabası vardı. 

Benim penceremden bakınca olay; hukuk maskesi takmış bir siyasi mühendislik çabası ile gerçek yolsuzluk iddialarının birbirine karıştığı koca bir düğüm gibi duruyor.  


⚖️ Hukuk Mu, Kumpas Mı? Operasyoda zamanlama ve usul hataları, niyetin 'adalet' olmadığını gösteren en güçlü emarelerdi.
🏦 Ekonomik Hedef Halk Bankası üzerinden Türkiye'nin stratejik dış ticareti hedeflenerek ülke ekonomisi kıskaca alınmak istendi.
🏛️ Paralel Yapı Devlet içine sızan FETÖ'nün, emniyet ve yargıdaki gücünü meşru hükümeti devirmek için ilk büyük hamlesiydi.
Bakış Açısı İddia Edilen Gerekçe Ortaya Çıkan Sonuç
Yargısal Hamle Yolsuzluk Soruşturması Hükümeti İstifaya Zorlama
Siyasi Yorum Temiz Toplum Talebi Seçilmiş İradeye Kumpas
Uluslararası Etki Halkbank Dosyası Küresel Finansal Baskı
📦 Ayakkabı kutuları meselesi nedir? ↕ Aç/Kapat

Süreç boyunca kamuoyuna sızdırılan ve algı yönetimi için kullanılan en önemli görsel materyaldi; ancak kumpasın bir parçası olduğu kanıtlandı.

📱 Tapeler yasal mıydı? ↕ Aç/Kapat

Tapelerin büyük çoğunluğunun hukuksuz dinlemeler ve montajlar içerdiği, yargı süreci sonunda resmi makamlarca onaylanmıştır.

🏗️ 25 Aralık hamlesi neden daha ağırdı? ↕ Aç/Kapat

Çünkü Türkiye'nin dev projelerini yürüten iş adamları hedef alınarak doğrudan devlet yatırımları durdurulmak istendi.

👮 Emniyet içindeki yapılanma nasıl fark edildi? ↕ Aç/Kapat

Hiyerarşik düzenin dışında, kapalı bir gruptan emir alarak eş zamanlı operasyon yapan polislerin tavrıyla deşifre oldular.

🗳️ Halkın bu sürece tepkisi ne oldu? ↕ Aç/Kapat

Operasyondan hemen sonra yapılan seçimlerde halk, kumpas iddialarına karşı sandıkta hükümete olan desteğini tazeledi.

SON SÖZ

"Adalet, kirli ellerde bir hançere dönüştüğünde; o hançer sadece kurbanı değil, koca bir milletin geleceğini de yaralar."

Gerçekler bazen bir kutuya sığar, bazen koca bir devlete... Ama hakikat eninde sonunda gün yüzüne çıkar.

Etiketler: #KENDİMEYAZILARIM #17-25AralıkYolsuzlukMuDarbeMi


3 yorum

3 yorum

Yorumlarda lütfen saygılı olun
  • Adsız
    Adsız
    9/6/22
    AKP iktidarı kaybettiğinde ilk açılacak dosyalardan biri olacak 17/25
    Reply
  • Ahmet ATAM
    Ahmet ATAM
    28/4/19
    25/04/2017 Sabri uzun tutuklandı
    Yazdığı kitapta tapelerin gerçek olduğunu , Baykal'ın kasetini yayınlanmadan önce Erdoğan'ın izlediğini anlatıyor .
    Ve Ergoğana hakeretten tutuklandı emniyet eski istihbarat daire başkanı
    Reply
  • Ahmet ATAM
    Ahmet ATAM
    17/12/18
    700 bin TL'lik hediye saat alınmış, ‘almadım’ diyemediler.
    Elbise kılıfında rüşvet gitmiş, ‘gitmedi’ diyemediler.
    Bakanın oğlunda 6 çelik kasa çıkmış, 'çıkmadı' diyemediler.
    Tapelerde yolsuzluk var, hırsızlık var, ihale var, millete küfür var, ‘yalan’ diyemediler.
    Reply