no fucking license
Bookmark

DİNDAR OLMAK AHLAKLI OLMAK İÇİN YETERLİ MİDİR

dindarlik ve ahlak
Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?

Dindarlık Ve Ahlak


Başlıkta sorulan sorunun cevabı elbette evettir, fakat gerçekten öyle midir? Her dindar ya da tırnak içinde dindar görünen kişi ahlaklı mıdır? Diyanet İşleri eski başkanı Sn. Bardakoğlu şöyle demişti: “Müslümanlıkla ahlak birbirinden hayli ayrıldı. Çağımız insanı artık ‘dindar ahlaklı olmayabilir’ diye düşünebiliyor.” Geçenlerde bir hocamız alan araştırması yaptı. Bir soruya ise canım çok sıkıldı. Soru şuydu:

Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?


Bu soruya sevap verenlerin yüzde 70’i ‘hayır gerektirmez’ cevabını verdi.
Böylesi önemli bir soruya cevap verenler herhalde Kant’ı okuyarak mevcut duruma bakarak cevap veriyorlar, teorik ve entelektüel olarak doğru bir cevap olsa da bu vahimdir.
Bu denli önemli soruya bir Müslüman ülkede ‘hayır efendim bir insan dindarsa ahlaklıdır’ denilmesi gerekirdi.
Lakin günümüz insanı ‘dindar insan ahlaklı olmayabilir’ diye düşünebiliyor.
Oysa Müslümanın en temel özelliği güvenilir olmasıdır.

Dindarlık nedir


Ben çok iyi bilirim ki, gerçek İmanlı Gönüller Merhametli Olur.
Şimdilerde ise, merhameti ki ara bulasın.
Dindar olmak ve dindarlık, kişisel menfaat ve getirilerin arasında kaybolmuş, gitmiş, İnsanoğlunun İmanı ne kadar azalıyorsa, kişi topluma karşı o kadar dindar gözüküyor maalesef, Sakallar, cübbeler, takkeler, çevresine görün bakın, ben ne kadar inançlı biriyim diyerek bağırıyor
Bir atasözümüz vardır

“Para ile imanın kimde olduğu bilinmez” sözü boşuna söylenmemiştir. Gerçekten inançlı bir müminin mümin olup olmadığını bile anlayamazsınız, çünkü gösteriş yapmaz. Dinde şekilcilik, ritüel ve gösteriş ön planda oldukça inanç ve gerçek iman o kadar kaybolur.

Din neden ahlaklı kişiler yetiştiremiyor.


Herhangi bir din, artık ahlaklı bireyler yaratamıyorsa, bu, dinin üstünün, hurafeler ve bidatlar nedeniyle, dine uygun olmayan çeşitli ahlaksızlıklarla örtülmüş olmasındandır.
Günümüzde gerçek dindarlar dahi, yaşanılan dindarlıktan el aman çekmiyorlar mı!
Burada bir dincilikten bahsedilebiliriz belki ;
Lakin, asla İmandan bahsedilemez.

Dindar görünmek başka, gerçekten inançlı ve imanlı olmak ise bambaşka bir şeydir. İnançlarını yerine getirebilmek çok farklıdır; cam ardında sakal öpmek, insan nefesinden şifa ummak gibi davranışlar ise ayrı meselelerdir. 

Ne yazık ki ülkemizde dincilik en kârlı sektörlerden biridir. Yaşar Nuri Öztürk hocanın dediği gibi, görünürde dincilik, tevhid dinini şirk dinine dönüştüren bir aldatma ve sanat ideolojisidir.

Dincilik nedir.

Dincilik, sıkça dindarlıkla karıştırılan bir kavramdır. Son model arabaya binip deveye binmenin sünnet olduğunu söylemektir. Kendi çocuklarını kolejlerde okuturken vatandaşa imam hatip okullarını işaret etmektir. 

Dini ticarete dökmek, inancı para karşılığı satmak demektir. Gerçek dine karşı olmak, bidatlara, şeyhlere ve gavslara tapmaktır. Kendisi gibi yaşamayan veya düşünmeyen insanlara düşmanlık beslemektir.

Kişiyi imanlı yapan ahlaktır, çünkü iman doğal olarak ahlaklı bireyler yetiştirir. Hem kişileri hem de toplumu ahlaklı yapan ise imandır. Ahlakın ve merhametin kaybolduğu yerde iman aramayın, bulamazsınız çünkü.

Dinci kelimesini kullanmak doğru mudur.


Dincilik, çoğu zaman yanlış kullanılan veya yanlış anlaşılan bir kelimedir. Eğer işin içinde bir istismar, sahtekârlık ya da üçkağıtçılık varsa, ki bu kelime genellikle bu durumu anlatmak için kullanılır.

O zaman bu durum net bir şekilde ifade edilmeli. Dini istismar eden, kendi çıkarı için kullanan, onu öne çıkararak sahtekârlık yapan ve insanların inancından faydalanan kişi olarak tanımlanmalıdır.
 
Böylece, dinle bağdaşması imkânsız olan bu eylemler, yapılan hatayı net bir şekilde ortaya koyacaktır. Aksi takdirde, “dinci”ye atfettiğimiz tüm yanlışlar, sanki dinin kendisinden kaynaklanıyormuş gibi bir izlenim yaratır.


Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun