no fucking license
Bookmark

CUMHURİYETİN TASFİYE SÜRECİNİ YÜRÜTEN SİYASİLER

siyasal islamın üç lideri

Cumhuriyetin tasviye sürecini başlatıp devam ettiren siyasi liderler kimlerdi? 
Bazı ülkelerde darbeler tanklarla yapılır. Bizde ise sandıkla, dualarla ve “halk bunu istiyor” etiketiyle sahnelendi. Üç perde, üç aktör, aynı senaryo.

Biri idam sehpasının gölgesinde konuştu, biri “vizyon” diyerek devletin temellerini aşındırdı, biri de işi bitirdi: mühürledi, paketledi, dua etti.
Şimdi soruyorum  çünkü bu ülkede tehlikeli olan cevaplar değil, sorulardır.

Yeter Söz Milletindir” Derken Kimin Milletiydi Bu?

Adnan Menderes’le başlayalım. Demokrasi dedi ama çoğunluğun tahakkümünü demokrasi sandı; sandıktan çıkan oyu anayasanın, kurumların ve aklın üstüne koydu. 
  • Basın mı eleştiriyor? Sustur. 
  • Üniversite mi sorguluyor? Baskı altına al. 
  • Muhalefet mi konuşuyor? Vatan haini ilan et. 
Cumhuriyetin ayar düğmesini ilk o çevirdi; “Bir tık” dedi, radyo cızırtıya boğuldu. Peki, halk adına konuşurken halkın geleceğini kim savunuyordu?

Benim Memurum İşini Bilir” Derken Devlet Nerede Duruyordu? 


Sonra sahneye Turgut Özal çıktı, takım elbise, serbest piyasa, Amerikan rüyası.  
  • Devlet mi? “Fazla büyük, biraz küçültelim” dedi.  
  • Planlı ekonomi mi? Eski Türkiye.  
  • Kamu yararı mı? Verimsiz.  
  • Sendika mı? Ayak bağı.  
Devleti şirket, vatandaşı müşteri yaptı, ama müşteri hep borçlu kaldı.  
  • Tarikatlar mı? “Özgürlük” dedi, kapıyı açtı.  
  • Cemaatler mi? “Sivil toplum” dedi, anahtarı verdi.  
Soru basit ama can acıtıcı, devlet küçülürken kim büyüdü?  

Dindar Nesil” Derken Kimi Kastediyordunuz? 


Son perde: Recep Tayyip Erdoğan, öncekiler zemini hazırladı, o ise tamamladı.
  • Laiklik mi?  “Milletin değerleri”ne ters.  
  • Hukuk mu?  “Bize göre” olursa olur.  
  • Cumhuriyet mi?  Resmî tatil.
Devlet parti devleti oldu, parti lider, lider kader.
  • Sandık var ama seçenek yok.  
  • Kurum var ama yetki yok.  
  • Muhalefet var ama sesi kısık.
Ve asıl soru bu kadar gücü kim denetleyecek, Tanrı mı?

Üçü de Farklıydı Diyenlere Kısa Bir Hatırlatma

Evet, farklıydılar. Biri kravatlı, biri liberal, biri dindardı. 
Ama ortak noktaları şuydu: Cumhuriyeti emanet değil, engel olarak gördüler. 
  • Menderes “Halk ister” dedi. 
  • Özal “Piyasa çözer” dedi. 
  • Erdoğan “Ben bilirim” dedi. 
Sonuç? Akıl gitti, kurumlar çöktü, toplum bölündü.

Peki Suç Sadece Onlarda mı?

  • Zor bir soru ama kaçış yok.
  • Kim alkışladı?
  • Kim sessiz kaldı?
  • Bana dokunmayan yılan” diyen kimdi?
  • Cumhuriyet bir gecede ölmez.
  • Önce alışılır,
  • Sonra kanıksanır,
  • En sonunda özlenir.
Sonuç:

Cumhuriyet yıkılmaz, tasfiye edilir; dosya dosya, yıl yıl, oy oy. Sonra biri çıkar, “Zaten hiç olmamıştı” der. İşte o gün, en ağır yenilgiyi hiçbir itiraz göstermeyenler yaşar.
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun