no fucking license
Bookmark

EGE ADALARINI YUNANİSTAN'A KİM VERDİ

Ege adalarını kim verdi

Ege adaları ne zaman kaybedildi

Ege adalarını kim verdi tekrar geri almak mümkün mü?

Ege adaları sorunu çözülebilir mi? Bu soruya geçmeden önce, Ege adalarının tarihsel geçmişine bir göz atalım. 1911 yılının Eylül ayı sonunda İtalyanlar Trablusgarp'ı işgal etti. Osmanlı İmparatorluğu, "hiç toprak kaybetmediği" iddiasıyla hatırlanan II. Abdülhamit döneminde bir kayıp daha yaşadı. İtalya, hem Trablusgarp'ı hem de Yunan adalarını ele geçirdi.

Ege'deki adaların çoğu, Osmanlı padişahı 2. Abdülhamid döneminde kaybedildi. Osmanlı donanmasının Haliç'e kapatılmasıyla Ege Denizi'nde üstünlük İtalya ve Yunanistan'a geçti. Bu durum, iki ülkenin adaları kolayca işgal etmesine olanak sağladı. Osmanlı, Sevr Anlaşması'yla adalardaki egemenlik haklarından resmen vazgeçti.

Osmanlı Donanması, haliçte bakımsızlıktan harap bir haldeydi. Sonrasında Balkan Savaşı patlak verdi ve bir yenilgi daha yaşandı. Yunanistan, birçok Ege adasının yanı sıra Midilli'yi de ele geçirdi. Osmanlı ise İtalya ile Uşi Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı.

Bu antlaşma ile Osmanlı, 12 Ada'yı Balkan Savaşı bitimine kadar İtalya'ya bıraktı. Ancak kısa bir süre sonra başlayan I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ile İtalya karşı karşıya gelince adalar İtalya'nın kontrolünde kaldı. Böylece 12 Ada, fiilen Osmanlı'nın elinden çıktı.

Lozan Antlaşması ile 12 adanın İtalya'ya bırakılması kabul edildi. Zaten İtalya ile yeniden savaşa girme gücümüz yoktu. Türkiye, Lozan'da Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adaları ve Anadolu kıyılarına üç milden daha yakın olan ada, adacık ve kayalıkların tamamını aldı.

Ayrıca Yunanistan'a bırakılan adaların askerden, silahtan arındırılmasını sağladı.
İtalya 12 Adayı II. Dünya Savaşı'ndan sonra Şubat 1947'deki Paris Barışı ile Yunanistan'a bıraktı. Böylece adalar Yunanistan'ın oldu.
Bizim de buna bir itirazımız olmadı.

Ege de kaç ada var


Ege Adaları’nın toplam 2.383 adedinden sadece 60 tanesi (%0,25) Türkiye’ye aittir. Bu nedenle, Ege’de kıta sahanlığının Yunanistan lehine olması oldukça anlaşılır bir durumdur. Yunanistan AB üyesi olduğu için, bu adalar ve kıta sahanlığı aynı zamanda ne yazık ki AB toprağı statüsündedir.

Kıta sahanlığını tanımıyorum demek, uluslararası hukuk açısından, diğer devletlerden askeri ve ekonomik olarak çok güçlü olmadıkça maalesef bir anlam ifade etmez. Bu adaları zorla geri almaya çalışmak şu an için son derece riskli görünüyor. Türkiye'yi hem ekonomik hem de siyasi olarak ciddi bir çöküşe sürükler.

Balkan Savaşları'nda nasıl bir durumda olduğumuzu hatırlatmak önemli. Ada alacağız, kara sularımızı genişleteceğiz derken Avrupa, ABD ve hatta Rusya'nın ambargoları nedeniyle çok zor bir duruma düşmemiz muhtemel. Umarım iç politikada seçmeni konsolide etmek uğruna böyle olumsuz bir duruma düşmeyiz.

Dimyat’a pirince giderken eldeki bulguru kaybetme riskimiz sanılandan daha büyük. Merkez Bankası rezervleri tükenmiş, borç içinde yüzen bir ülkeyiz. Kaynaklarımız sınırlı, durumumuz ortada. Aşırı hamasetle hareket ederken Sevr Anlaşması'na dönüş yapmayalım.

SONUÇ ..

Ancak bir diğer gerçek şudur ki, Ege Adaları sorununda müzakere yöntemiyle Türkiye lehine bir sonuç elde edilemez. Kaybedilen bir hak ya da toprak, uluslararası arenada yalnızca güç ile geri alınabilir. Esas mesele, Türkiye'nin gücünün bu sorunu çözmeye yetecek kadar etkili olup olmadığıdır.

A.Atam
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun