Bu dünyaya çıplak geldim, kimse bana “Hazır mısın?” diye sormadı. Giderken de kimse sormayacak.
Bu yüzden aradaki telaşı bu kadar ciddiye almamız hep komiğime gitmiştir.
Burası iki kapılı bir han gibi; girişte ağlayarak giriyoruz, çıkışta sessizce gidiyoruz.
Arada ise gereksiz yere eşyaya, unvana, gurura, kırgınlıklara takılıp duruyoruz..
HAYAT BİR YOLCULUK DEĞİL, KISA BİR BEKLEME SALONU
Bazıları bu hanı malikâne sanıyor; duvar delip tapu kavgası yapıyor, komşunun perdesine göz dikiyor.ÇIRILÇIPLAK GELDİK, ÇIRILÇIPLAK GİDECEĞİZ: GERİSİ HİKÂYE
Doğduğumuzda cebimiz boştu, giderken de öyle olacak.SAL GİTSİN: BU BİR BOŞVERMİŞLİK DEĞİL, BİR UYANIKLIK HALİ
Sal gitsin demek; her söze cevap yetiştirmemek, her saygısızlığı kişisel algılamamak, her yükü sırtlanmamak demektir.DÜNYA SAHNESİNDE FAZLA BAĞIRANLAR, PERDE KAPANINCA KAYBOLUR
Bu rolü oynarken gerçekten adam gibi miydin?
Bu dünya tapulu mal değil, sadece bir bekleme salonu. Çırılçıplak gelip, dolu dolu gitmeye çalışan tek canlı insandır. “Sal gitsin” demek, vazgeçmek değil, hafiflemektir.
Hayatı fazla ciddiye alanlar, çıkış kapısını kaçırır. Bu han senin değil ama yükün sana aittir. Perde kapanınca herkes aynı karanlıkta kalır. Artık kavga etmiyorum, ispat peşinde değilim, alkış beklemiyorum.
Bir çay içiyor, bir dostu arıyor, cümleleri uzatmıyorum.
Çünkü biliyorum; insanoğlu iki kapılı bir handa, ne kadar tutunursa tutunsun, sonunda bırakıp gidecek.
Yalan Dünya şiiri:
Arka planda zaman, çok acımasızca geçer.
Güzellik solgunlaşır, gençlik biter,
Her şey tek bir nefes, sonra yok olur gider.
Bu dünyada ne varsa, hepsi gelip geçici,
Bir rüzgar esintisi gibi, hafif ve sessizce.
Dağlar bile bir gün erir, nehirler kurur gider,
Her şeyin bir sonu var, bu dünyada ebedi olan ne ki?
Gökyüzüne bakarız, yıldızlar parlar uzakta,
Onlar bile bir gün söner, karanlık kaplar her yanı.
Güneş bile batarken, gösterir bize hakikati,
Her şeyin bir vakti var, ömür dediğin ne ki.
İnsanlar gelir geçer, tıpkı mevsimler gibi,
Her biri ardında bir hikaye bırakır.
Aşklar başlar ve biter, dostluklar kurulup yıkılır,
Her şeyin bir ritmi var, bu dünyada kalıcı olan ne ki?
Çiçekler açar solmaya yüz tutmuş dallarda,
Güzellikleri göz kamaştırır, ama ömürleri kısa.
Hayat bir su damlası gibi, düşer ve buharlaşır,
Her şeyin bir akışı var, sonsuzluk dediğin ne ki.
Biz insanlar, dünyanın efendisiyiz belki,
Ama, her şey gibi biz de gelip geçici.
Yapıp ettiklerimiz, söylediklerimiz, sevdiklerimiz,
Her şeyin bir anlamı var, sürekli olan ne ki?
Yalan dünya, yanıp sönen bir ışık gibi,
Bize öğretir en büyük dersi, alçakgönüllülükle.
Her şeyin bir değeri var, sonsuz olan ne?
Sadece anılar kalır geriye, çürümüş bedenler ne ki.
Bak kardeşim, 68 seneyi devirdik, saçları değil ömrü ağarttık. Etrafıma bakıyorum, herkes bir telaş, bir hırs... Sanki bu dünyanın tapusunu noterden üstüne alacakmış gibi kasım kasım kasılıyorlar. Ulan, firavun bile götüremedi yanındakileri, sen o üç kuruşluk taksitlerinle mi ebedi kalacağını sanıyorsun?
Her şey bitiyor be evlat. Aşk bitiyor, para bitiyor, sağlık bitiyor... En sonunda nefes de bitiyor. Bu kadar kasmak niye? Kendini parçaladığın o dertlerin çoğu, on sene sonra adını bile hatırlamayacağın mevzular. O yüzden Ahmet abini dinle; bir şeyler gitmiyorsa, zorlama. Ömür dediğin üç günlük, ikisi geçti zaten. Kalan bir günü de "acaba ne olacak?" diye heba etme. Sal gitsin!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Hırs ve Kariyer | Daha çok kazan, daha yükseğe çık, herkes seni konuşsun. | Mezarlıklar, vazgeçilmez olduğunu sanan "başarılı" adamlarla dolu. Az ye, öz yaşa. |
| Mülkiyet | Evim olsun, arabam olsun, tapularım biriksin. | Dünya bir han, sen bir yolcu. Hanın tapusunu yolcuya vermezler, sadece konaklatırlar. |
| Dert Tasası | Her şeyi kontrol etmeliyim, her sorunu çözmeliyim. | Çözülen çözülür, çözülmeyen düğümü kesip atacaksın. Akışa karşı yüzmek sadece yorar. |
Aklınıza Takılan Varsa Cevaplayalım
1. Hiç mi bir şeyi ciddiye almayalım amca?
Al ama dozunda kalsın. Yarın pamuğu tıkadıklarında, o ciddiye aldığın müdürün cenazende "İyi adamdı ama işleri aksatırdı" diyecek. Değer mi?
2. Salmak demek tembellik değil mi?
Tembellik değil, akıllıca bir istifadır. Boş yere kürek çekip yorulacağına, akıntının tadını çıkarmaktır. Ruhunu dinlendirmektir.
3. Para pul gerçekten mi yalan?
Lazım olduğu kadar gerçek, fazlası baş ağrısı. Hiç parası olanla olmayanın aynı çukura girdiğini görmedin mi? Kefenin cebi olsa diktirirdim.
4. Herkes salsın gitsin dersek dünya ne olur?
İnan bana, daha huzurlu olur. Hırs biterse kavga biter, haset biter. Kimse kimsenin tepesine basmaya çalışmaz.
5. Sonumuz ne olacak peki?
Son belli: İki metre bez, bir avuç toprak. Mühim olan o çukura girene kadar kaç insanın kalbine sıcak bir dokunuş bıraktığın. Gerisi hikâye.



Yorum Gönder