no fucking license
Bookmark

KÜTAHYA'NIN KAYBOLAN VİCDANI ESKİ KÜTAHYA'DAN BU GÜNE

Kütahya’nın Kaybolan Vicdanı 

Kütahya Nereye Gidiyor? Bir Zamanların Dürüst Şehri Nasıl Bu Hale Geldi

Kütahya’nın Kaybolan Vicdanı 

Bir zamanların onurlu esnafını, kara kaplı defterini ve utancı anlatan bu yazı, Kütahya’nın ve Türkiye’nin nasıl değiştiğini metaforlar ve acı bir ironiyle sorguluyor
Her geçen yıllar sanki bir şeyler eksiltti Kütahya'dan yarın asır öncesinin güzellikleri bir bir kayboldu gitti, 

Seksenli yıllar, Manavgat da beş yıldızlı bir otelde çalışıyorum, bir öğlen yemeği esnasında otelin personel müdürü ile sohbet ediyoruz, kendisi emekli bir askerdi bana Kütahya'yı ok sevdiğini iki yıl Kütahya'da görev yaptığını halkının dürüstlüğü ve cana yakınlığını unutamadığını anlatmıştı, çok etkilenmiş ve gurur duymuştum.

Geçmiş zamanda bir Kütahya esnafı


Yetmişli yıllarda bir konfeksiyon mağazasında tezgahtarlık yapıyordum, o, zamanlar bu günkü gibi bol çeşit farklı giysi yoktu, kot pantolonların yeni yeni moda olduğu zamanlar, patronum Galip Bey'in, ki sonraları ortağım oldu, İstanbul Karaköy de gemilerden aldığı kot pantolonları Kütahya'da tezgâh altından satardık, parayı ve para kazanmasını çok seven hırslı biri kendisi.

Bir gün dükkânın üst katındayım aşağıdan Galip Bey'in sinirli bir şekilde bağırması geliyor, koşar adım ben aşağıya inerken, iki müşteride dükkândan çıkıyordu
Sordum, hayırdır ne oldu diye.

Bir kamu kurumunda çalışıyorlarmış, o kurum için kıyafet alımına çıkmışlar, eğer kendilerine birer takım eşantiyon elbise verilirse ihaleyi bizde bırakacaklarmış.

O parayı ve para kazanmayı çok seven Galip Bey kendisinden rüşvet karşılığı iki takım elbise istenmesi dolayısı ile burnundan soluyordu
Kızdığı zaman pancar gibi kızarırdı, yine alı al moru mor olmuştu suratı.
Kendisinin üç kâğıtçı düzenbaz haram helal bilmez yerine konarak alenen rüşvet istenmesini hazmedemiyordu.

Manavgat'taki beş yıldızlı otelin personel müdürü şimdi mazide kalan işte o Kütahya'yı anlatıyordu
Cuma namazına giderken, kapının önündeki tezgâhın üzerine bir örtü sererdik o zamanlar kamuda çalışan İşçi memleketi idi Kütahya

Azot, Şeker, Termik, Seyitömer vs
Gururlu ve asil diler
Alışverişlerde kendilerinden çek senet talep edilmesini hakaret olarak algılardı çoğu kişi.
Esnafın bir kara kaplı defter vardı, ona yazardı alacağını borcunu, borcunu ödememek ödeyememek çok yüz kızartıcı bir durumdu, utanılacak bir durumdu.!

Ta' ki ne zamana kadar biliyor musunuz
Turgut Özal'ın iktidarına dek

Türkiye'yi sözüm ona liberal ekonomi adı da soygun ve talan düzenine sokmasına kadar
Benim memurum işini bilir diyene kadar
İşte o gün bu ülkede tuz koktu
İşte o günden sonra köşe dönümcülük marifet sayılmaya başladı

İşte o gün hırsızlar ve uğursuzluğun doğum günü idi miladi idi.
Milletin ar damarlarının çatlamaya başladığı günler idi
Özal’dan önce ekonomik hayat
Devlette halkının ümüğüne binmezdi Özal'a kadar.
Bu sene ne kazandın ertesi yıl üç eşit taksitte vergini öderdin, öyle kazanmadan peşin vergi ödemek yoktu

Devlet giderlerini daha çok kamu fabrikalarının gelirler ile karşılardı
Ya bugün
Ötv, kdv gibi şimdi sayamadığım bin çeşit verdi yoktu, seksenli yıllardan sonra iş başına gelen tüm iktidarlar utanmasalar milletten nefes alma vergisi talep edecekler.

Günümüzde helâl yolla kazanamayan liberal görüntülü kanunların arkasından dolanan arsız ve yüzsüz hırsızlar halkı soyup soğana çeviriyor, bizler sadece seyrediyoruz.
E, hırsıza hırsız diyebilseydik, diyemedik, hatta hırsızları el üstünde tuttuk, hırsızlık vurgunculuk köşe dönücülük o günden sonra marifet sayılmaya başlandı
Aşkında Türk halkının kahır çoğunluğu son derece dürüst ve ahlaklıdır, bu tür ahlaksızların sayısı bir kasa domates içindeki birkaç çürükten ibaret,

Ah o çürükleri bir temizleyebilsek hırsızların hırsızlıklarını yüzlerine vurabilsek, tükürük ile boğa bilsek
Özellik Özal Öncesi Dönem (70-80) Liberal Ekonomi Sonrası
Ticari Güven Söz senettir, kara kaplı defter güveni. Çek, senet ve hukuki teminat zorunluluğu.
Vergi Sistemi Kazanç sonrası 3 taksit (Beyan usulü). Peşin vergi, KDV, ÖTV ve dolaylı vergiler.
Esnaf Ahlakı Rüşvet hakaret sayılır, vakar esastır. "İşini bilmek" ve köşe dönmecilik.
Kamu Geliri KİT'ler (Azot, Şeker vb.) üzerinden üretim. Tüketim ve vatandaş vergisi odaklı büyüme.
🤝 Kütahya esnafının eski dönemdeki en büyük özelliği neydi? ▾

Kütahya esnafı için dürüstlük ve onur her şeyden önce gelirdi. Borcuna sadık kalmamak yüz kızartıcı bir suç sayılırdı; sözün senet kabul edildiği bir dönemdi.

📈 Liberal ekonomi Türkiye'de neleri değiştirdi? ▾

80'li yıllardan sonra başlayan liberal ekonomi süreci, üretimden ziyade tüketime ve hızlı zenginleşmeye odaklı bir düzen getirerek toplumsal etik değerlerin zayıflamasına yol açtı.

💰 Eskiden vergi sistemi nasıldı? ▾

Özal öncesi dönemde peşin vergi uygulaması yoktu. Esnaf bir yıl boyunca kazandığını beyan eder, devlete olan borcunu ertesi yıl üç eşit taksitte huzurla öderdi.

🏭 Kütahya'nın sosyal yapısında KİT'lerin rolü neydi? ▾

Azot, Şeker ve Termik santraller gibi kamu fabrikaları hem devletin gelir kapısıydı hem de Kütahya halkının gururlu, asil ve dürüst bir yaşam sürmesini sağlayan istihdam merkezleriydi.

⚠️ Toplumsal yozlaşma ne zaman başladı? ▾

"Benim memurum işini bilir" anlayışının hakim olduğu 80'li yıllar, dürüstlüğün yerine kurnazlığın, alın terinin yerine köşe dönmeciliğin geçtiği bir kırılma noktasıdır.

Günün Özeti (Metafor): "Eskiden Kütahya sokakları, üzerine bembeyaz bir örtü serilmiş Cuma tezgâhları gibi tertemiz ve emniyetliydi. Bugün ise o beyaz örtünün yerini, her köşe başında pusuya yatmış, 'işini bilen' sisli bir karanlık aldı. Bir kasa domatesin içindeki birkaç çürük, maalesef koca bir tarihin rayihasını bozmaya yetti."



Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun