no fucking license
Bookmark

BAZI İNSANLAR NEDEN SEVİLMEZ


Bazı insanlar neden sevilmez? Ben kimseye kötülük yapmadım ki… Neden beni sevmiyorlar? Bu soruyu soranların çoğu aslında cevabı bilir, ama duymak istemez.  

Sevilmediğinden yakınan kişi, çoğu zaman sevilecek bir şey ortaya koymamıştır.  
Sevgi bekler ama sevilebilir bir karakter geliştirmez.  
Saygı ister ama saygıya emek vermez.  
Anlaşılmak ister ama kimseyi anlamaya çalışmaz.  
Sonra da küser hayata.  
Oysa sorun dünya değil, aynadaki yansımadır.  

1. Sürekli Mağdur Olan İnsan Sevilmez

Mağduriyet, haklı olduğunda değerlidir, ancak alışkanlık haline geldiğinde itici olur. Sürekli “Ama ben…” diye başlayan biri, bir süre sonra insanı yorar; sorumluluk almaz, hata kabul etmez, hep bir suçlu arar. Sonunda ise kendini yalnız bulur. Çünkü insanlar omuz ister, yük değil.

2. Kendini Dev Aynada, Başkasını Cüce Aynada Gösteren Sevilmez

Kendini yüceltmek için başkalarını küçümseyenler vardır. 
Sohbetlerde sürekli kendinden bahseden, her başarıyı kendi zekâsına, her başarısızlığı ise başkalarına yükleyen… 
Bu tür insanlar sevgi değil, sadece tahammül görür. 
Tahammül süresi dolduğunda ise sevilmediklerini anlarlar. Ama yine de anlamazlar.

3. Çıkar Kokusu Taşıyan İnsan Sevilmez

Sevgi, hesap kitapla büyümez. 
İşine yararken yanında olan, işi bitince ortadan kaybolan, dostluğu menfaatle ölçen… 
Böyle biri bir gün yapayalnız kalır. 
Çünkü kimse cebini seveni kalbine koymaz.

4. Sürekli Eleştiren Ama Kendine Dokundurmayan Sevilmez

Eleştiri zekânın süsüdür, ancak empati yoksa kibire dönüşür. Kendine söz gelince alıngan, başkalarına gelince acımasız olan biri adalet aramaz, üstünlük peşinde koşar. Ve insanlar üstünlük taslayanla değil, samimi olanla bağ kurar.

5. Negatiflik Saçan Sevilmez

Bazıları bulundukları ortamın ışığını emer
Her konuda bir felaket senaryosu kurar, her iyi haberde mutlaka bir “ama” bulur. 
Sürekli karanlık taşıyan insan, güneşi sevenlerin yanında barınamaz. 
Çünkü moral bulaşıcıdır, ama karamsarlık çok daha hızlı yayılır. 
Kimse ruhunu zehirlemek istemez.

Asıl Soru: Sevilmek Mi İstiyorsun, Haklı Çıkmak Mı?

Sevilmek istiyorsan, önce sevilmeye layık olmalısın. Bu bir pazarlık değil, karakter meselesidir.  
Sevgi dilenerek, imajla ya da rol yaparak gelmez.  

Evet, bazen doğru insan olursun ama yine de sevilmezsin. 
İşte o zaman yalnızlık onurludur.  
Asıl soru şu: Onurlu bir yalnız mısın, yoksa katlanılmaz biri mi?  

Kimse seni sevmek zorunda değil, ama sen neden sevilmediğini sorgulamalısın. 
Ve sonuçlar, sebeplerini saklamaz.

Sevilmediğinden yakınanların çoğu, kendini değiştirmek yerine başkalarını suçlar. 
Çünkü karakter inşa etmek zordur, mağdur rolüne bürünmek ise kolaydır. 
Bugün sevilmediğini düşünüyorsan, dünyayı suçlamadan önce davranışlarını sorgula. 
Bazen sorun, insanların kalpsizliği değil, senin yüzleşmekten kaçışındır. 

Unutma, sevilmek istiyorsan sevimli olmaya değil, dürüst olmaya çalış. Dürüstlük zor gelse de, sevilmemenin nedeni çoğu zaman budur.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler"

Bak kardeşim, sevgi dediğin şey markette satılmaz, zorla da alınmaz. Bazı insanlar vardır, odaya girdiğinde sanki oksijeni çekerler, herkesin neşesi kaçar. Neden mi? Çünkü bu tiplerin dünyası kendi etraflarında döner. Kibirlidirler, her şeyi en iyi onlar bilir, senin acın onların tırnak acısı kadar etmez. İnsan evladı samimiyet ister, doğallık ister. Sen kalkıp her cümleye "Ben" diye başlarsan, millet de sana "Hadi oradan" diye karşılık verir.

Sevilmeyen insanların ortak özelliği riyakarlıktır. Yüzüne güler, arkandan kuyu kazar; işi düşünce "canım ciğerim", işi bitince "tanımıyorum" derler. 68 yılımın bana öğrettiği en büyük ders şudur: Kalbi fesat olanın dili ne kadar tatlı olursa olsun, kokusu bir yerden çıkar. İnsanlar salağa yatabilir ama aptal değillerdir; kimin samimi, kimin "çakma" olduğunu er geç anlarlar.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Kibir ve Ego "Özgüveni yüksek, ne dediğini biliyor." Özgüven değil, kompleks evlat! Kendini dev aynasında görüp millete tepeden bakmak, zavallılığın zirvesidir.
Eleştiri Merakı "Dürüsttür, doğruyu her yerde söyler." Dürüstlük kılıfına uydurulmuş patavatsızlıktır. Sürekli başkasının kusurunu arayanın, kendi ruhu deliktir.
Menfaatçilik "Akıllıdır, işini bilir, yolunu bulur." Yolunu değil, belasını bulur. İnsanları basamak olarak kullanan, en sonunda o basamaktan yuvarlanır.

İstenmeyen Otlara Dair Sıkça Sorulanlar

1. Ahmet Amca, sevilmeyen insan kendini bilir mi?
Bilmez evlat, bilse zaten o haltı yemez. O sanır ki herkes ona haset ediyor, herkes onun başarısını çekemiyor. Kendi karanlığında güneş gözlüğüyle gezer bu tipler.
2. İnsan neden durduk yere başkasından nefret eder?
Durduk yere olmaz o iş. Ya enerjin tutmamıştır ya da karşındakinin samimiyetsizliği senin vicdanına çarpmıştır. Ruhun alarm veriyorsa dinle onu.
3. Sevilmeyen biri zamanla değişebilir mi?
Değişir ama ancak büyük bir tokat yerse. Hayat onu bir kenara fırlatıp yalnız bıraktığında, belki o zaman "Ben nerede hata yaptım?" demeye başlar. Ama zordur.
4. Çok sevilen insanlar her zaman iyi midir?
Ona "popülerlik" diyoruz, karıştırma. Herkesin sevdiği adam ya peygamberdir ya da çok büyük sahtekardır. İyilik, sevilmekten ziyade güven vermektir.
5. Sevilmediğimizi anladığımızda ne yapmalıyız?
Aynaya bakıp "Ben kimin canını yaktım?" diye soracaksın. Cevabın yoksa, yanlış insanların arasındasın demektir. Cevabın varsa, önce kendinden özür dile.
"GÜNÜN ANA FİKRİ: Eğer herkes senden kaçıyorsa, suç yollarda değil, senin bastığın topraktaki zehirdedir!"

Ahmet ATAM'ın Dijital İzi:

[Google] [Bing] [Yandex]
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun