no fucking license
Bookmark

KALBİN SESİ Mİ AKLIN HESABİ MI DÜRÜSTLÜĞÜN GÜRÜLTÜSÜ


Derler ki: “Bazen aklın sesini değil, kalbin sesini dinle.”
Peki… Bu kalp denen şey ne söylüyor da biz bu sözü bu kadar yücelttik?  Peki o ses ne ister? Konfor mu, onur mu?

Kalbin Sesi: İnsan Kalmanın Sessiz Ama Ağır Bedeli


Ben kalbin sesini, pembe bulutlar üzerinde süzülen romantik bir fısıltı olarak görmüyorum. Öyle olsaydı bu kadar insanın canı yanmazdı. Kalbin sesi dediğin şey, çoğu zaman insanın içindeki çıplak gerçektir. Makyajsız, filtresiz, torpilsiz bir gerçek.

Kalbin Sesi: Dürüstlükten Gelen Gürültü

Aklın sesi genelde düzenlidir; masaya oturur, hesap yapar. “Bunu yaparsan şu olur” der, “Şuna girersen zarar edersin” diye uyarır. 
Akıl sigorta gibidir, hasarı önceden hesaplar.  

Peki ya kalp? Kalp sigorta yapmaz, “olursa olsun” der. Bazen bile bile ateşe yürür.  
İroni şu ki, kalp çoğu zaman gerçeği söyler; akıl ise çoğu zaman işine geleni. Kalbin sesi dediğimiz şey, insanın kendine karşı dürüst olabildiği nadir anlardır. İçten içe bildiğin ama yüksek sesle dile getiremediğin gerçekler… İşte o ses.

Aklın Susturduğu, Kalbin Bağırdığı Yer

Aklın sesi şöyle der:  

  • “Boş ver, idare et.”  
  • “Her şeye karışma.”  
  • “Düzeni bozma, başını belaya sokma.”  

Kalp ise fısıldamaz, homurdanır:  

  • “Bu işte bir yanlış var.”  
  • “Bu adaletsizlik içime sinmiyor.”  
  • “Susarsam kendime ihanet ederim.”  

Kalbin sesi bazen mideye oturan bir yumru gibidir, bazen uykunu kaçırır.  
Kimi zaman seni “rahat” bir hayattan mahrum bırakır ama “onurlu” bir yola sokar.  
İşte bu yüzden kalbin sesi değerlidir, çünkü bedeli konforla ödenir. 
 
Felsefi olarak mesele şudur: 
Kalbin sesi, aslında ahlakın sesidir
Ne toplumun, ne iktidarın, ne de çoğunluğun… İnsanın kendiyle yaptığı gizli anlaşmanın sesidir. 
Aklın sesi “Nasıl yaşarım?” diye sorarken, kalbin sesi “Nasıl insan kalırım?” diye sorar. 
İşte bu iki soru arasındaki fark kadar büyüktür aradaki uçurum.
Biraz da ironi katalım.

Herkes kalbin sesini dinlediğini söyler ama iş risk almaya gelince akıl hemen direksiyona geçer.
Kalbin sesi genelde şöyle ortaya çıkar:

  • Başkasına öğüt verirken
  • Sosyal medyada süslü sözler paylaşırken
  • Başına gelmeyen dertler hakkında konuşurken

Ama sıra bedel ödemeye gelince… Kalbin sesi bir anda alan dışına çıkar.
Demek ki mesele kalbi dinlemek değil, kalbin söylediklerini göze almak.

Sonuç Yerine (Tokadı Sonunda Atalım)

Kalbin sesi bir mucize değildir; seni kurtarmaz, zengin etmez, hatta çoğu zaman başını derde sokar. 
Ama şunu sağlar: 
Gece yastığa başını koyduğunda “Kendime yalan söylemedim” diyebilirsin. 

Aklın sesi seni hayatta tutar, kalbin sesi ise insan yapar. Ve bazı geceler, hayatta kalmaktan çok insan kalmak ağır basar. İşte o zaman kalbin sesi yükselir, akıl susar.


"Kalbinin sesini dinle dediler, meğer kalbim çift kale maç yapıyormuş; bir yanı hüsran, bir yanı cüzdan..." - Ahmet ATAM

Bak evlat, yaş 68. Bu yaşa gelince anlıyorsun ki, o "kalbinin sesini dinle" diyenlerin çoğu aslında kendi çıkarının yankısını duyuyor. Akıl dediğin ise tam bir tefeci; sürekli "ne koydum, ne alacağım" hesabı yapar. Ama dürüstlük? O işte adamın içindeki o arsız gürültüdür. Kimse duymaz sanırsın ama gece başını yastığa koyunca o gürültüden uyuyamazsın. Şimdiki nesil dürüstlüğü "enayilik" sanıyor, akıllı olmayı ise "fırıldaklık". Bizim kahvehanede bir söz vardır: 'Yalanla kurulan taht, dürüstlükle yıkılan kulübeden daha soğuktur.'

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Aşk ve İlişki "Mantık evliliği yap, rahat et. Kalp karın doyurmuyor." Kalpsiz yapılan hesap, ilk krizde iflas eder. Dürüst ol, sevmiyorsan defol.
Para ve İş "Gemisini kurtaran kaptan. Dürüstlük karın doyurmaz." Haramla doyan karın, dertle boşalır. Hesabın şeffaf değilse, akıbetin karanlıktır.
Dostluk "İşine yarayan adam dostundur, gerisi fuzuli yük." Sırtını yasladığında batmayan adam dürüsttür. Akıl hesabı giren dostluk, ticarettir.

Ahmet Abi'ye Sorduk

Abi, dürüst olunca hep kaybediyoruz, ne iş?

Kaybettiğin şey paradır, mevkidir, falan filandır. Ama akşam aynaya baktığında suratına tükürmeyeceğin bir adam kazanıyorsun. Bu az şey mi?

Kalbin sesini nasıl ayırt ederiz?

Eğer kalbin sana "kimse görmez, yap gitsin" diyorsa o kalp değil, bildiğin nefistir. Kalbin sesi cüzdanın sesinden yüksek çıkıyorsa odur işte.

Akıl ve kalp hiç barışmaz mı?

Barışır ama nikah şahidi 'vicdan' olursa. Vicdanın olmadığı yerde akıl cellat, kalp kurban olur.

Dürüstlüğün gürültüsü neden rahatsız eder?

Çünkü yalan sessizdir, sinsidir. Dürüstlük ise çıplak ayakla fayansın üzerinde koşmak gibidir, tak tak ses çıkarır. Uyuyanları uyandırır.

Abi yaşlandıkça mı böyle oldun?

Hayır evlat, dürüstlükten yediğim her tokadı saydım, yaşım 68 oldu. Tecrübe dediğin şey yenen kazıkların toplamıdır.

GÜNÜN ANA FİKRİ: Akıllı olup dünyayı dolandıracağına, dürüst olup dünyadan tokat ye; en azından yaran asil olur!
Ahmet ATAM'ı Takip Edin:
Google | Bing | Yandex
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun