NEDEN TÜRKİYE BİR GÖÇMEN İSTİLASINDA HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ
Türkiye mülteciler tarafından istila mı ediliyor?
İsrail eski Savunma Bakanı Moshe Ya'alon, 2017 Yılında gazetelere verdiği bir mülakatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Müslüman Kardeşler ideolojisine dayanan yeni bir Osmanlı İmparatorluğu kurmayı hedeflediğini" söyler.
Ortadoğu ve kuzey Afrika'daki Arap baharını bu bağlamda düşünmek gerekir.
BOP 'u artık hepimiz biliyoruz, ABD'ninde başlangıçta destek verdiği ve bizzat kurguladığı Ortadoğu'yu yeniden dizayn etmeninde bir diğer adıdır.
Bop başkanlarından biride, bizzat kendi ağzından açıkladığı üzere Sn Recep Tayyip Erdoğan'dır .
Bir süre sonra projenin yürümeyeceğini ya da menfaatlerine tam olarak hizmet etmeyeceğini gören ABD bu projeyi iptal eder ,
İHVAN yani Müslüman kardeşler örgütünü de terör listesine alır.
Mısır'da iktidar değişir.
Mursi devrilir ve hapse atılır
Sn Erdoğan o günden sonra bir daha Rabia işaretini kullanmaz
Mısır'da Müslüman kardeşler üyeleri tek tek tutuklanır.
Tutuklanamayanlar da Türkiye'ye kaçar.
İslam ülkelerinin Türkiye ve Avrupa ülkelerine yığınlar ile kaçma süresi başlar.
Suriye devletinde Müslüman kardeşlere üye olmak idam cezası ile cezalandırılır , keza Mısır da tüm Müslüman kardeşler üyelerini hapse atar.
Türkiye de bugün sığınmacı olarak gördüğümüz kitle kimlerdir?
Fas'tan , Afganistan a kadar İslam ülkelerinde yaşayan Müslüman kardeşler örgütü üyeleri olması kuvvetle muhtemeldir .
İslam ülkeleri , içlerindeki Müslüman kardeşler (İHVANI MÜSLİMİN) tasfiye ederek yurt dışına sürmüş ve Türkiye bu göçmenlere kapılarını açmış bir kısmını yurt içinde barındırarak , bir kısmını da , Avrupa'yı da bu göçmenler vasıtası ile İslamlaştırma düşüncesi ile , batıya geçmelerini kolaylaştırmış görünüyor .
İhvan Müslüman kardeşler örgütü
Sn Recep Tayyip Erdoğan'ın meydanlarda yaptığı Rabıta işareti aslında İhvanı Müslimin'in sembolüdür .
Meydanlarda Sn Erdoğan ve kitlelerin bu işaretini gören diğer İslam ülkelerindeki İhvan'cılar da akın akın Türkiye ye göç etmiştir .
Gerçi ABD nin , Müslüman kardeşleri terör örgütü listesine alma çalışmalarını gören Sn ERDOĞAN Rabia işaretini anında
Tek dil
Tek devlet vs. olarak hemen günceller .
Katar dışında başta Birleşik Arap emirlikleri, Suudi Arabistan gibi birçok İslam ülkesi Müslüman kardeşler örgütünü kendi rejimlerine bir tehdit olarak algılar.
Suriye'de ise cezası idamdır
Dolayısı ile Türkiye'nin , Arap ülkeleri ve ABD ile olan ipleri de kopar.
Bugün gördüğümüz, Orta Doğu ve ötesinde hegemonya isteyen üç farklı radikal İslamcı hareket arasındaki çatışmadır.
Birincisi:
İslam devrimini" ihraç etmeye çalışan İran ideolojisi var
İkincisi ;
Sünni cihatçılardır;
İster (İŞID)
İsterse de El-Kaide olsun.
Amaçları Ortadoğu ve ötesinde bir İslami hilafet dayatmaktır.
Üçüncü unsur Türkiye'dir.
Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, bölgedeki Müslüman Kardeşlerin lideridir ve Müslüman Kardeşler ideolojisine dayanan yeni bir Osmanlı imparatorluğu kurmayı hedeflemektedir.
Bu gün haberlere bakıyoruz ABD başkanı Türkiye ile sıcak ilişkiler kurmaya çok yakınız derken
Sn Erdoğan'ın İHVAN kartını elinden bırakabileceğini ima ediyor olabilir mi .
Evet , Dünyadaki tüm Müslüman kardeşler teşkilatının yöneticilerinin Türkiye de himaye edildiği yazılıp çiziliyor. Türkiye bu ahvalde Müslüman kardeşler liderlerini sınır dışı etmez , edemez , çok ağır bir maliyeti vardır.
Lakin suikastlere maruz kalabileceğini düşünen İHVAN liderleri de Türkiye'de kalmayı ciddi ciddi düşünmeye başlar .
Kaşıkçı cinayetinin bu bağlamda başlangıç olarak değerlendirebiliriz .
Sn Erdoğan'ın Kaşıkcı cinayetine alacağı tavır bir gösterge olabilir .
15/05/2022 yılı ekleme
Sn Erdoğan İhvan kartını öylesine bırakmak zorunda kaldı ki, Kaşıkçı dosyasından bile vaz geçerek
Suudi Arabistan ile ilişkileri yeniden onarma yoluna gitti,
SONUÇ.
Kısaca benim şahsi düşüncem , Türkiye'nin bu tür mülteci akınına maruz kalması Sn Erdoğan ve onun siyasi düşüncesini hayata geçirme çabaları ile başlamış olup , ancak ve ancak Sn Erdoğan'ın siyasi ikbali ile son bulabilir .
Selam dostlar, bugün sokağa çıktığımızda, haberleri açtığımızda ya da sosyal medyada kaydırırken her üç paylaşımdan birinde karşımıza çıkan o yakıcı meseleyi konuşalım: İstila edercesine gelen sığınmacılar...
Hani bazen kendi mahallemizde yabancı gibi hissediyoruz ya, işte o duygu sadece bize has değil. Kim bu gelenler? Gerçekten sadece can havliyle savaştan kaçanlar mı, yoksa sınırları "yol geçen hanı" belleyip yeni bir hayat kurmaya, hatta kurarken bizimkini değiştirmeye gelenler mi? Bu sadece bir yardımseverlik meselesi değil, bir varoluş ve gelecek meselesidir.
| Grup Analizi | Yasal Durum | Gözlemlenen Risk |
|---|---|---|
| Suriye Uyruklular | Geçici Koruma | Kalıcı Gettoşlaşma |
| Afgan / Pakistanlı | Düzensiz (Kaçak) | Güvenlik ve Kayıt Dışılık |
| Diğer Gruplar | İkamet / Kaçak | Kültürel Uyumsuzluk |
📂 Bu insanlar neden geri dönmüyor? ↕ Aç/Kapat
Kaynak ülkelerdeki siyasi belirsizlik ve Türkiye'deki sosyal yardımların sağladığı konfor alanı geri dönüşü engelliyor.
🛂 Sınır güvenliği neden bu kadar kritik? ↕ Aç/Kapat
Sınır kontrolü biterse, devletin vatandaşını koruma kalkanı delinmiş olur. Her gelenin kim olduğu bilinmelidir.
📉 Ekonomiye etkileri pozitif mi? ↕ Aç/Kapat
Ucuz iş gücü kısa vadede bazı sektörleri canlandırsa da, uzun vadede işsizlik ve enflasyon baskısını artırır.
🏗️ Gettoşlaşma tehlikesi nedir? ↕ Aç/Kapat
Belirli mahallelerin tamamen yabancılara geçmesi, devletin o bölgelerdeki denetimini ve toplumsal huzuru zayıflatır.
⚖️ Gelecekte bizi ne bekliyor? ↕ Aç/Kapat
Eğer net bir geri gönderme stratejisi izlenmezse, demografik dönüşüm kaçınılmaz bir gerçek haline gelecektir.
SON SÖZ
"Misafirlik, ev sahibinin rızasıyla biter; zoraki ortaklık ise evi yıkar. Kapıyı açık bırakmak cömertlik değil, evi savunmasız bırakmaktır."
Vatan, sadece üzerinde yürüdüğümüz toprak değil; evlatlarımıza bırakacağımız tertemiz bir kimlik mirasıdır.



Yorum Gönder