S-400 ALDIK F-35 DEN OLDUK ŞİMDİ AMBARA KİLİTLEDİK BİZ BU BOKU NEDEN YEDİK

S-400’den F-35’e Dönüş: “Biz Bu Boku Niye Yedik?”

S-400’den F-35’e Dönüş: “Biz Bu Boku Niye Yedik?”

Türkiye, S-400’lere 2.5 milyar dolar ödedi, akabinde F-35 programından çıkarıldı ve 9 milyar dolar kaybetti, çöp oldu. 
Şimdi S-400’ler depoda ambalajında beklerken, yeniden F-35 için masaya dönüyoruz, tabi Trump'a güvenilirse.
Peki biz bu hatayı neden yaptık? 
Daha yakın zamanda; milyarlarca doları verip Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini aldık, “Türkiye’nin demir yumruğu” diye sevindik. 

Sonuç mu? 
Programdan dışlandık, hem uçaklardan hem de milyarlarca dolarlık kazançtan olduk. Şimdi ise o sistemler kilit altında, ABD’yle yeniden pazarlık peşindeyiz. 
Aziz Nesin’in hikâyesindeki gibi, hepimiz aynı soruyu soruyoruz. 
Bu yazıda S-400 macerasının perde arkasını, F-35’ten çıkarılmanın bedelini ve bugün yaşanan çelişkiyi kahvehane diliyle masaya yatıracağım, biz bu boku neden yedik diye de sorgulayacağım..

1. S-400 Aşkı Bize Ne Kadara Patladı?


Şimdi dikkat buyurun cemaat! Bugün kahvehanede çaylar benden değil, çünkü öfkeliyim, çünkü devletçe yediğimiz milyar dolarlık kazığın faturası hepimizin cebine kesildi. 
Hatırlarsınız, daha dün gibi... 
Davullarla, zurnalarla, "Eyy Amerika" nâralarıyla milyarlarca doları Rus’un S-400’üne saydık. Sonuç ne oldu? 
El bebek gül bebek parçası olduğumuz fıstık gibi F-35 projesinden atıldık; paralarımızla rezil, uçaklarımızdan da mahrum kaldık.

Peki ya bugün? 
Trump efendi Nato toplantısı nedeniyle Türkiye'ye geldi, şimdi kulislerde fısıltılar, diplomatik kıvırmalar gırla gidiyor. Neymiş efendim, S-400’leri ambara kilitleyelim de F-35’leri geri alalım. 
İster istemez insanın aklına o meşhur Aziz Nesin hikayesi ve o meşhur soru geliyor: 
Ulan madem dönüp dolaşıp aynı yere gelecektik, biz bu boku niye yedik?
2017’de Rusya’yla imzalanan S-400 anlaşması, Türkiye’nin savunma politikasında bir dönüm noktasıydı. 
Resmî rakamlara göre 2.5 milyar dolar ödedik. O dönemde “Kendi hava savunmamızı kuracağız” denildi, NATO’nun itirazlarına rağmen yolumuza devam dedik.

⚠️ DİKKAT

ABD ve NATO, S-400’lerin NATO sistemleriyle uyumlu olmadığını ve F-35’in gizlilik teknolojisini riske atacağını defalarca dile getirdi. Lakin dinleyen kim?

Bedeli çok ağır oldu. Temmuz 2019’da Türkiye, F-35 programından resmen çıkarıldı. Oysa biz programın ortaklarından biriydik ve 900’den fazla parça üretiyorduk. 
Kaybolan sadece uçaklar değil; istihdam, teknoloji transferi ve geleceğin savaş uçağındaki söz hakkımızdı.

F-35’ten Çıkarılmanın Somut Tablosu

Kalem Tutar / Etki
S-400 anlaşma bedeli ~2.5 milyar dolar
F-35’ten kaybedilen gelir (tahmini) ~9 milyar dolar
ABD’nin tedarik zincirini değiştirme maliyeti 500-600 milyon dolar
Türkiye’nin ön ödeme kaybı 1.4 milyar doların üzerinde

💡 ESNAF İPUCU

Genel toplamda 11.5 milyar doların üzerinde bir kayıptan bahsediyoruz. Bu parayla kaç tane okul, hastane, yol yapılırdı? Hele bir düşünün.

2. Şimdi S-400’ler Ambarda, F-35 Kapıda


Aradan yıllar geçti, 2026’ya geldik ve rüzgâr tersine döndü. ABD’nin yeni yönetimi, daha doğrusu Trump Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılmasına kapıyı hafifçe araladı. 
Ancak bir şartla: 

  • S-400’ler ya devre dışı bırakılacak 
  • Üçüncü bir ülkeye satılacak. 

Anlaşılan o ki, S-400’ler zaten depoya kaldırılmış. NATO uyumlu olmadıkları için zaten kullanım alanları sınırlıydı, şimdi ise tamamen rafa kaldırılmış durumda. 
Peki, bu “u dönüşü” ne anlama geliyor? 
2,5 milyar dolarlık bir sistem çöpe mi gitti, yoksa mecburen mi vazgeçildi?

F-35’e Dönüş İçin Gündemdeki Şartlar

  • S-400’lerin devre dışı bırakılması veya başka bir ülkeye satılması
  • CAATSA yaptırımlarının hafifletilmesi veya kaldırılması
  • Yeni F-35 siparişleri için yeniden ön ödeme yapılması
  • ABD Kongresi’nin onay süreci

Karşılaştırma: S-400 mı, F-35 mi?

Kriter S-400 F-35
Maliyet 2.5 milyar dolar Programdan çıkış ~9 milyar dolar kayıp
NATO uyumu ❌ Uyumlu değil ✅ NATO standartlarında
Stratejik katkı Sadece hava savunma 5. nesil savaş uçağı, teknoloji transferi, sanayi katkısı
Mevcut durum Ambarda Yeniden kapıda

3. “O Zaman Biz Bu Boku Niye Yedik?”

Hatırlayalım, Aziz Nesin’in meşhur öyküsünde ağa, köylü Memet’e traktörünü pazara götürtür. Dönüşte ağa yine traktörün sahibidir, Memet yine yayan yürür. Mehmet’in o meşhur sorusu: “Ağam iyi de, biz bu boku niye yedik?”

İşte bugün aynı soruyu hepimiz soruyoruz. Milyarlarca dolar ödedik, ittifaklarımızı zedeledik, F-35 pastasından olduk, üstüne bir de CAATSA yaptırımlarına maruz kaldık. Şimdi aynı S-400’leri ambara kilitliyoruz ve F-35’e dönmek için yeniden pazarlık masasına oturuyoruz.

Yani “boku” iki kere yedik diyebilir miyiz? İlkinde S-400 alıp F-35’ten olduk, ikincisinde S-400’ü çöpe atıp F-35’e geri dönmek için hem para hem itibar kaybettik.

S-400 ve F-35 Destanı Şiiri

Eyy" diye başladık şanlı nârayla, 
F-35 ortakken atıldık dişarıya
Milyar dolarları verdik Rusya'ya, 
Eee.. Biz bu boku niye yedik ağalar?

Tırlarla gelince bayram eyledik, 
Beka meselesi dedik dünyaya efelendik.. 
Korkudan kutusun açamadık kilitledik, 
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Ne parça üretebildi bizim sanayi, 
Ne gökte uçak kaldı, bulduk belayı. 
Şimdi takla atıp el açmak niye, 
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Depoda tozlanır çeyiz sandığı, 
Vatandaşın yok oldu emeği parası. 
Aziz Nesin sorsa niye öpüyorsunuz ayağı
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Dünya lideriyiz" diyorlardı sahi? 
Ambarda hapsoldu Rus’un silahı. 
Boşuna harcadık bunca rubleyi, 
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Yukarda uçamaz bizim kartallar, 
Birileri masada hileli oyun oynarlar. 
Milletin rızkını gömdü kilitli ambarlar, 
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Gizli kapılarda mektup yazılır, 
F-35 üstüne plan yapılır.. 
Madem dönüp yine el açılır, 
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Ahmet der ki; sözüm gitsin yerine, 
Yazık oldu memleketin alın terine. 
Salladık, gürledik, döndük geriye, 
Biz bu boku niye yedik ağalar?

Şimdi soruyor millet, kahvede, ocak başında, 
Madem dönecektik, niye girdik bu savaşa? 
Aziz Nesinin ünlü sözü tüm zamana: 
Ağam, biz bu boku niye yedik?

Velhasıl, Netice-i kelam dostlar; dış politikayı iç politikaya meze yaparsan, kahvehanede "Dünya lideriyiz" diye caka satarken masada donuna kadar alırlar adamın. 
S-400’ü aldık diye sevinenler, şimdi F-35 için takla atarken utanmıyorlarsa, bu milletin de onlara iki çift laf etme hakkı vardır. 
Aziz Nesin’in ruhu şad olsun, memleket tam da onun yazdığı hikayelerin ortasında debelenip duruyor.

⚠️ DİKKAT

Bu dönüşün bedeli sadece maddi değil. Türkiye’nin uluslararası güvenilirliği de zedelendi. Bir alıcı olarak ne kadar caydırıcıyız? İşte asıl soru bu.

4. Ne Öğrendik Bu İşten?

Bu ibretlik süreçten çıkarılacak çok ders var. İşte bunlardan bazıları:

  • Stratejik kararlar sadece “bugünü” değil, “yarını” da düşünmeyi gerektirir.
  • NATO uyumu gibi teknik kriterler, siyasi heveslerle göz ardı edilemez.
  • Milyarlarca dolarlık yatırımlar, popülist söylemlerle heba edilmemeli.
  • “Yaşasın millî duruş” derken, ekonomik ve siyasi sonuçları hesaplamak şart.
  • Ve en önemlisi: Hata yapmak insanîdir, ama hatada ısrar etmek akılsızlıktır.

💡 ESNAF İPUCU

Bundan sonraki savunma hamlelerinde “acaba bu boku neden yiyoruz?” sorusunu önceden sormak lazım. Çünkü geçmişten ders almayanın geleceği karanlıktır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye S-400’leri neden tam olarak kullanamıyor?

S-400 sistemleri NATO standartlarına uyumlu değil. Bu yüzden NATO ağına entegre edilemediği için operasyonel kullanımı sınırlı kaldı. Ayrıca ABD, S-400’lerin F-35’in gizlilik teknolojisini tehlikeye atacağını savunduğu için sistem fiilen etkisiz hale geldi.

Türkiye’nin F-35’ten çıkarılmasının toplam maliyeti ne kadar?

Pentagon yetkililerine göre Türkiye, F-35 programından çıkarılmayla ~9 milyar dolar gelir kaybetti. Buna ek olarak S-400’e 2.5 milyar dolar harcandı ve 1.4 milyar doların üzerinde ön ödeme yapıldı. Toplamda 13 milyar doları aşan bir kayıptan söz ediliyor.

Türkiye F-35’e geri dönerse S-400’lere ne olacak?

Mevcut şartlara göre Türkiye’nin S-400’leri ya devre dışı bırakması ya da üçüncü bir ülkeye satması gerekiyor. Bu da demek oluyor ki 2.5 milyar dolarlık yatırım tamamen heba olacak.

✍️ Ahmet ATAM

“Her dönüşün bir bedeli vardır; asıl mesele, o bedeli ödemeden önce rotayı görebilmektir.”

Emekli, protest, kahvehane bilgesi · Kendime yazılar

© 2026 Ahmet ATAM · Tüm hakları saklıdır. · İzinsiz alıntı yapılamaz.

Dijital Ayak İzi · 2026-07-07

```
Previous Post
No Comment
Add Comment
comment url