Bazı psikiyatristler şöyle der: “Bize asla gerçek hastalar gelmez, gerçek hastalar yüzünden psikolojisi bozulanlar gelir.”
Düşünsene…
Bu cümle tek başına memleketin özeti gibi.
Çünkü gerçekten de psikoloğa gidenlerin çoğu; kimseyi dolandırmamış, kimseyi ezmemiş, kimseye zulmetmemiş insanlardır.
Ama o insanları geceleri uykusuz bırakan, sinir sistemini altüst eden, hayattan soğutan tipler mi?
Onlar genelde terapiye ihtiyaçları olduğunu hiç düşünmezler.
Psikoloğa Kimler Gider?
Psikoloğa genelde empati kuran, fazla düşünen, “Ben nerede yanlış yaptım?” diye kendini sorgulayan ve başkasını kırdığı için vicdan azabı çeken insanlar gider.Yani kısacası, vicdanı olan gider.
Peki kim gitmez?
Hata yapıp özür dilemeyen, sürekli mağdur rolüne bürünen, herkesin suçlu kendisinin masum olduğuna inanan ve “Ben buyum, isteyen katlansın” diyenler...
Onlar genelde terapiye değil, çevresindekileri terapiye yollar.
Gerçek Hasta Kim?
Şimdi ironiyi bir kenara bırakıp dürüst olalım.Bir ev düşün…
Biri sürekli bağırıyor, kırıyor, küçümsüyor.
Diğeri ise içine atıyor, susuyor, üzülüyor.
Zamanla susan taraf panik atak geçiriyor, uykusuz kalıyor, anksiyetesi başlıyor.
Peki kim psikoloğa gidiyor? Bağıran mı?
Hayır, içine atan.
Sonra rapora yazılıyor: “Kaygı bozukluğu.” Peki o kaygıyı yaratan kim? İşte mesele bu.
Psikoloğa Gitmek Zayıflık mı?
Bizim memlekette hâlâ şöyle bir algı var: “Psikoloğa giden deli midir?”Hayır kardeşim. Asıl delilik, kırdığını fark etmemektir.
Asıl problem, insanları tükettiğini görmemektir.
Psikoloğa giden kişi çoğu zaman zayıf değildir.
Tam tersine, “Ben böyle devam etmek istemiyorum” diyebilecek kadar cesurdur.
Kendi içini temizlemek isteyen insan güçlüdür.
Ama başkasının içini kirleten, genelde kendini çok sağlam sanır.
Psikoloğa Kim Gitmeli?
Gelelim asıl meseleye. Bence psikoloğa; sürekli öfkeli olan, herkesle kavga eden, hep haklı çıkan, empati nedir bilmeyen gitmeli.Ama hayat böyle işlemiyor.
Giden genelde fazla hassas olan, fazla düşünen, fazla sorumluluk alan, yani memleketin yükünü sırtında taşıyan oluyor.
Bir de şu var:
Bazen psikoloğa gitmek hastalık değil, temizliktir; içini havalandırmak, ruhunun camını açmaktır.
Ama camı kıranlar genelde odaya uğramaz.
Sonuç: Vicdanı Olan Terapiye Daha Yakın
Belki de mesele şu: Psikoloğa giden kişi bozuk değildir, sadece bozuk bir düzende ayakta kalmaya çalışıyordur.Bazen hasta olan birey değil; ilişkidir, ailedir, iş ortamıdır, toplumdur.
Ama toplum reçete yazdırmaz.
İşte ironinin en acı tarafı da budur. Son söz olarak; psikoloğa gitmek ayıp değildir, ayıp olan insanları hasta ede ede dimdik yürümektir.
Çünkü bazıları tedavi olur, bazıları ise yalnızca başkalarını tedaviye muhtaç bırakır. Gülümseyelim ama unutmayalım: Ruh sağlığı lüks değil, insan kalabilmenin sigortasıdır..
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Psikoloğa deliler değil, etrafındaki deliler yüzünden aklını kaçırmak üzere olanlar gider."
Kimin Kimyası Bozuk? Asıl Suçlu Kim?
Bakın efendiler, modern dünya bize "kendini iyileştir" diyor. Ulan adamı hasta eden sistemi neden kimse iyileştirmiyor? Kirayı nasıl ödeyeceğini düşünen adama "pozitif enerji ver" diyorsun.
Karısı tarafından her gün aşağılanan adama "nefes egzersizi yap" diyorsun. Psikoloğa giden adam genelde vicdanlı, hassas ve düşünceli adamdır. Asıl yoranlar ise zeytinyağı gibi üste çıkan, empati yoksunu süzme cahillerdir. Onlar terapiye gitmez, onlar terapiye gidilmesine sebep olur! 68 yılımın özeti budur: Başkalarının pisliğini temizlemekten kendi bahçemize bakamaz olduk.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Psikoloğa Gitmek | "Deli misin sen, ne işin var?" | Deli değil, akıllı olduğu için gidiyor. Kendi pisliğini başkasına bulaştırmamak büyük erdemdir. |
| Asıl Hasta | "Ben çok normalim, sorun diğerlerinde." | Asıl hasta budur işte! Kendine ayna tutamayan, etrafa çamur atan narsisistler baş tacı ediliyor. |
| Yorgunluk | "Biraz dinlen geçer." | Beden yorgunluğu uyuyunca geçer, ama haysiyetsiz insanların yükünü taşımaktan gelen ruh yorgunluğu ömür törpüsüdür. |
Ruhunu Satanlara Sorular (SSS)
1. Kimler gerçekten terapiye muhtaç?
Başkalarına acı vermekten zevk alanlar, yalanı su gibi içenler ve her şeyi hak gören arsızlar. Ama onlar asla gitmez, o ayrı.
2. Ahmet abi, dert dinlemek adamı hasta eder mi?
Eder evladım hem de nasıl eder. Sünger gibi milletin derdini çekersen bir gün gelir o sünger kokmaya başlar. Sınırını çizeceksin!
3. Modern hayat mı bizi delirtiyor?
Hayat değil, o hayata tıkıştırılan sahtelikler. Herkes mükemmel görünüyor ama herkesin içi çürümüş. Bu çelişki adamı bitirir.
4. İlaç kullanmak çözüm mü?
Bazen uyuşturur ama asıl zehirli insanları hayatından çıkarmadığın sürece o ilaç sadece üzerine yara bandı yapıştırmaktır.
5. Psikolog yerine kahve muhabbeti yeter mi?
Benim gibi bir bilge varsa yeter! Şaka bir yana, uzmanı işin içine katmak lazım, ama önce seni yoran asalakları hayatından defedeceksin.
GÜNÜN ANA FİKRİ
Etrafındakileri düzeltmeye harcadığın mesaiyi kendini korumaya harcasaydın, şimdi psikoloğun koltuğunda değil, hayatın direksiyonunda olurdun!




Yorum Gönder