Torpil ile işe girmek yolsuzluk değil de nedir? İsmini yumuşatınca gerçek değişmiyor. “Referans”, “tanıdık”, “rica” gibi kelimelerin arkasına saklanınca yapılan şey meşrulaşmıyor.
Bir hakkı, o hakkı hak eden kişiden alıp başka birine vermek, en sade tanımıyla adaletsizliktir. Adaletsizlik ise sistematik hale geldiğinde yolsuzluğun ta kendisidir. Bu mesele sadece bir işe girme meselesi değildir. Bu, emeğin değersizleştirilmesi meselesidir.
Emek mi, Bağlantı mı?
Yıllarca dirsek çürüten, sınavlara hazırlanan, kendini geliştiren bir insan düşünün. Karşısında ise liyakati değil bağlantıları olan biri. Eğer sistem bağlantıyı ödüllendiriyor, emeği cezalandırıyorsa burada sadece bireysel bir haksızlık yoktur; toplumsal bir çürüme vardır. Torpil ile bir kadro doldurulduğunda iki suç işlenir:
-
Hak eden kişinin hakkı gasp edilir.
-
O kuruma, o göreve, o topluma zarar verilir.
Çünkü liyakatsiz birinin bulunduğu her makam, işleyişi zayıflatır. Devlet dairesinde, belediyede, özel sektörde fark etmez. Sonuç aynıdır: Verimsizlik, kalitesizlik ve güvensizlik.
“Herkes Yapıyor” Savunması
En tehlikeli cümle şudur: “Herkes yapıyor.” Herkes yapıyorsa doğru mu oluyor? Çürüme yaygınlaştıkça normalleşiyor, normalleştikçe sorgulanmaz hale geliyor. İşte asıl problem burada başlıyor. Yolsuzluk dediğimiz şey sadece para çalmak değildir. Kamu gücünü veya kurumsal yetkiyi kişisel ilişkiler için kullanmak da yolsuzluktur.
Torpil, sistematik hale geldiğinde şu mesajı verir: “Çalışmana gerek yok. Birini bulman yeterli.”Bu mesaj bir toplumun geleceğine vurulan en ağır darbedir.
Emek Hırsızlığı Değil mi?
Evet, emek hırsızlığıdır. Çünkü torpil ile girilen her pozisyon, bir başkasının emeğinin önüne çekilmiş bir settir. O kişi belki yıllarca hazırlanmıştır, belki ailesinin son imkânlarını kullanmıştır, belki umut bağlamıştır. O umudu çalmak, sadece maddi değil manevi bir kayıptır.
Bir toplumda gençler “nasıl daha iyi olurum” yerine “kimi bulurum” diye düşünmeye başlıyorsa, orada üretim düşer, kalite düşer, güven düşer. Geriye sadece birbirine kuşkuyla bakan insanlar kalır.
Asıl Yıkım: Güven Kaybı
Torpilin en büyük zararı ekonomik değil, ahlakidir.İnsanlar sisteme güvenmez hale gelir. Sınavlara güvenmez. Mülakatlara güvenmez. Kurumlara güvenmez. Devlete güvenmez. Özel sektöre güvenmez. Güven yıkıldığında ise toplumsal sözleşme zedelenir.
Bir ülkede liyakat yerini torpile bıraktığında şu olur:
-
Çalışkanlar küser.
-
Yetenekliler göç eder.
-
Ortalama seviye kalıcı hale gelir.
Sonra da “neden gelişemiyoruz?” diye sorulur.
Gerçekle Yüzleşmek
Torpil masum bir kültürel alışkanlık değildir.
“Bizde böyle” denilerek geçiştirilecek bir gelenek değildir.
Bu, adı konulmuş bir adaletsizliktir.
Bu, sistematik bir yolsuzluktur.
Ve evet, bu bir emek hırsızlığıdır.
Eğer bir toplum gerçekten güçlenmek istiyorsa, en başta liyakati tartışmasız bir ilke haline getirmelidir. Aksi halde torpil zinciri büyür, büyür ve sonunda herkesi yutar.
Sert konuşmak bazen rahatsız eder. Ama bazı gerçekler yumuşak cümlelerle anlatıldığında etkisini kaybeder.
Torpil bir “kolaylık” değil, bir çürümedir.
TORPİL: EMEK HIRSIZLIĞININ 'KİBAR' ADI!
Şimdi bana gelip "Amca bir tanıdık vasıtasıyla işe girdik, ayıp mı?" diye sorma. Ayıp az kalır, bu resmen haysiyet erozyonudur! Eskiden 'hamili kart yakınımdır' derlerdi, şimdi WhatsApp'tan 'bizim çocuğu gör' diyorlar. Adı değişiyor ama kokuşmuşluğu aynı.
Torpil dediğin şey, sadece bir koltuk kapmak değildir. O koltukta oturması gereken pırıl pırıl bir gencin hayallerini çalmak, geleceğini gasp etmektir. Yolsuzluk sadece kasadan para çalmak mı sanıyorsun? Birinin emeğini, uykusuz gecelerini, dirsek çürüttüğü kitapların hakkını çalmak; en büyük, en kallavi yolsuzluktur! Bu bildiğin emek hırsızlığıdır, lamı cimi yok.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| İşe Giriş Yolu | "Arkam sağlam, dayım sağ olsun." | Liyakat yoksa, o koltuk sana haramdır. |
| Hakkı Yenen Genç | "Kısmet değilmiş, o da bulsaydı birini." | Sistematik zulüm ve gelecek suikastı. |
| Maaşın Helalliği | "Devletin malı deniz, yemeyen keriz." | Boğazından geçen her lokma kul hakkıdır. |
Şimdi birileri çıkıp "Eee Ahmet Amca, devir böyle," diyecek. Devir batsın ulan! Sen başkasının hakkını yiyip üzerine bir de şükür namazı kılıyorsan, senin terazinde bir arıza var demektir. Bu işin şakası yok; liyakat ölüp torpil dirildiğinde, o toplumun mezarını kazmaya başlamışlar demektir.
Kafası Karışanlara Kısa Sorular
Torpil yapmak sadece bir "iyilik" değil midir?
Değildir! Birine iyilik yaparken başkasının hakkına çöküyorsan, buna "eşkiyalık" denir.
Yolsuzluk ile torpil aynı şey mi?
Öz kardeş gibidirler. Biri parayı çalar, diğeri geleceği. İkisi de aynı kirli nehrin suyudur.
Peki ya "referans" diyorlar?
Referans liyakati belgeler; torpil ise yetersizliği gizler. Karıştırmayın şu kavramları!
Torpille girilen işten kazanılan para helal mi?
Başkası hak etmişken sen yiyorsan, o paranın bereketi olmaz, sormayın bana şunu artık!
Sistem böyleyken biz ne yapalım?
Sisteme uymayacaksın, sistem seni adam sanacak hale gelene kadar dik duracaksın. Zor ama onurlu olan bu.
Günün Ana Fikri
"Kendi evladına koltuk ararken başkasının evladını sokağa atanların, yarın sığınacakları bir adaleti kalmaz!"



Yorum Gönder