🪑 Koltuk Değil Bu, Dokunulmazlık Yatağı
Bu ülkede koltuk:
Terletmez
Sorgulatmaz
Hesap gördürmez
O koltuğa bir oturdun mu, altına minder değil anayasa seriliyor.
Bu memlekette sandık var, ama hesap makinesi yok.
🧠 Bilgi Şart Değil, Sadakat Yeterli
CV mi? Gerek yok.
Uzmanlık mı? O da lüks.
Önemli olan ne biliyor musun? “Bizden mi?”
Cehalet eksik değil, doğru yere park edilmiştir.
💰 Fakir Gir, Zengin Çık (Ama Helal Diyerek)
Politika bu ülkede:
İstisnasız yükselme vaadi
Risksiz zenginleşme planı
Garantili unutturulma sigortası
Bu ülkede siyaset, alın terini değil alnı silmeyi öğretir.
🎭 Yalan Günah, Ama Mikrofon Açıkken Sevap
Dün söylediğini bugün inkâr et, “Bağlamından koparıldı” “Montaj” “Yanlış anlaşıldı”
Bu ülkede gerçek, mikrofon kapanınca söylenir.
🗣️ Konuş, Bağır, Böl, Yönet
Bağırırsan haklısın,bölersen güçlüsün, su sturursan kazanırsın.
Mantık ikna eder, bağırmak yönetir.
🪞 Seçmen mi? O Da Ortak
Şimdi susmayalım:
Bu tiyatronun tek oyuncusu politikacı değil.
- Alkışlayan var
- Kutsayan var
- Eleştireni hain ilan eden var
Put yapan, puttan şikâyet edemez.
🚬 Ahlak Rafı: Sürekli İndirimde
Adalet mi?
Seçime kadar.
Ahlak mı?
Kime göre?
Vicdan mı?
Mikrofona sığmıyor.
Bu ülkede ahlak, kampanya süresi kadar.
💣 Tokat Gibi “Yasaklı” Kapanış
Türkiye’de politikacı olmak cazip çünkü bedel ödeyen yok.
Bu ülkede siyaset; hizmet edenin değil, unutulanın kazandığı oyundur.
Ve son laf, kül tablasını deviren cinsten:
Hesap sorulmayan her koltuk, suç üretir.
Biz de sonra “neden bu hale geldik” diye ağlarız.
Ama merak etme…
Faturası yine garibana kesilir..
Politikacı Olmak mı, Sultan Olmak mı? Sistemin Açık Kapısındaki Ayrıcalıklılar
Bugün mevzumuz, neden herkesin muhtar azasından tut da milletvekiline kadar o koltuklara yapışmak için birbirini yediği. Bak güzel kardeşim; Türkiye’de politikacı olmak bir meslek değildir. Doktorluk gibi dirsek çürütmezsin, mühendislik gibi kafa patlatmazsın. Bu, sistemin açık kapısından sızıp bir "ayrıcalık sınıfına" dahil olma operasyonudur.
Neden mi cazip? Çünkü öyle bir iklim yarattık ki; çalanın yanına kar kalıyor, "bu para nereden geldi?" diye soran ise vatan haini ilan ediliyor. Çalan değil, soran suç işliyor! Hâl böyle olunca, siyaset dediğin şey vatan kurtarma davasından çıkıp, "gemisini kurtaran kaptan" yarışına dönüyor. Gel, şu acı tabloyu Ahmet Atam’ın terazisinde bir tartalım.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Dokunulmazlık | "Gevşeklik yapmasınlar, işlerini yapsınlar diye var." | Bizde dokunulmazlık, işlenen günahların üzerine örtülen kutsal bir zırhtır. Hukuk, kapıdan içeri giremez. |
| Hesap Verme | "Sandıkta hesap sorarız kardeşim!" | Dört yılda bir atılan pusula hesap sormak değildir. Hesap dediğin mahkemede, mülkiyeti millete ait olan makamın kuruşu kuruşuna sorulmasıyla olur. |
| Milletin Vekili | "Bizi temsil ediyorlar, bizim adamımız." | Vekil dediğin aslından zenginse, aslı asgari ücretle sürünürken o ihale kovalıyorsa, orada temsil değil sömürü vardır. |
Siyaset ve Rant Sorgusu (SSS)
Siyaset neden hizmet değil de zenginleşme aracı oldu?
Neden çalan değil de soran suçlanıyor?
Politikacılar gerçekten ayrıcalıklı bir sınıf mı?
Dürüst siyasetçi hiç mi yok Ahmet Abi?
Çözüm ne peki?
Günün Ana Fikri
"Siyasetçi; milletin sırtına binmek için bilet alan değil, milletin yükünü omuzlamak için ter döken adam olmalıdır. Gerisi sadece profesyonel figüranlıktır!"



Yorum Gönder