Çocukken bu sözün anlamını pek kavrayamamıştım.
- "Anne, komşu teyzeyi nasıl bilirsin?"
- "Kendim gibi, yavrum."
- "Peki bakkal amcayı?"
- "Kendim gibi."
- "Ya komşuyu?"
- "Kendim gibi."
Ben içimden "İyi ama anne, herkesi kendin gibi biliyorsan, o zaman kimseyi gerçekten tanımıyorsun olmuyor mu?" diye düşünürdüm.
Çocuk işte, ne anlar hayattan, ne anlar insandan...
🕰️ BÜYÜDÜKÇE: DÜŞÜNDÜM
Yıllar geçti.
Her kayıptan sonra, her hayal kırıklığından sonra, her şaşkınlıktan sonra annemin sözü gelirdi aklıma: "Kişiyi nasıl bilirsin? Kendim gibi."
Yıllar sonra anladım ki annem bize bir insanı tanımanın şifresini vermiş meğer.
🔍 ŞİFREYİ ÇÖZMEK: BAŞKALARINI ANLATIRKEN KENDİNİ ANLATIRSIN
Şimdi düşünüyorum da, bir insanın kim olduğunu anlamanın en kestirme yolu şu:
Çünkü insan, başkalarını anlatırken aslında kendini anlatır.
Deneyelim:
Bir adam anlatıyor: "Falanca çok iki yüzlü, herkesin arkasından konuşuyor, dedikodu yapıyor."
Peki bu adamı tanımak istemez misin?
Bir başkası:
Anladık kardeşim, sen de cimrisin, senin de elin sıkı, sen de para harcamayı sevmiyorsun. Yoksa cimriliği bu kadar net tarif edemezdin.
Ama annem psikolog değildi ki.
Ne demiş atalar? "İnsanın aynası iştir, lafı değil." Ama anneminki daha derin: İnsanın aynası başkaları hakkında söyledikleridir.
🧩 PARÇALARI BİRLEŞTİRMEK
Şimdi birini tanımak istediğimde şunlara bakıyorum:
Bir: Kimden nefret ediyor? Nefret ettiği şeyler, aslında kendinde kabul edemedikleridir.
İki: Kimi kıskanıyor? Kıskandığı şeyler, aslında kendinde olmasını istedikleridir.
Üç: Kimi seviyor? Sevdiği şeyler, aslında kendi değerleridir.
Dört: Kimi eleştiriyor? Eleştirdiği şeyler, aslında kendi kusurlarıdır.
Beş: Kimi övüyor? Övdüğü şeyler, aslında kendi idealleridir.
Bunları birleştirince ortaya bir insan çıkıyor.
📖 GERÇEK HAYATTAN ÖRNEK
Geçen gün bir arkadaş toplantısında bir adam vardı.
- "Şu iş arkadaşım çok tembel, sabah geliyor akşam gidiyor, iş yapmıyor. Müdür de ona bir şey demiyor. Torpilli herhalde."
- "Kardeşim çok kurnaz, her işten sıyrılıyor, vurdumduymazın teki."
- "Küçükken arkadaşım vardı, çok bencildi, hep kendini düşünürdü."
Anladın sen onu.
Adam daha kendini anlatmadı ama anlattı işte. Hem de nasıl anlattı.
🌸 ANNEMİN FENDİ
Rahmetli annem bu işi o kadar iyi bilirdi ki...
Bir gün birkomşu kadın geldi eve.
Kadın gittikten sonra annem döndü bana dedi ki: "Oğlum, böyle insanlardan uzak dur. Bu kadın ne dediyse kendini anlattı."
Nasıl yani anne?
Oğlum, insan başkasında görmese bilmez ki.
Haklıydı.
🤔 SORGU: YA İYİ ŞEYLER SÖYLÜYORSA?
Peki ya birisi hep iyi şeyler söylüyorsa başkaları hakkında? "Hepsi çok iyi, hepsi çok güzel, hepsi çok mükemmel..."
O da mı bir şey anlatıyor?
Ama genelde şu var:
- "Başkalarında gördüğün kusur, kendinde göremediklerindir." – Bir bilge, kim olduğu unutulmuş
- "İnsan başkasını anlatırken, kendini ele verir." – Mahalle kahvesinde bir amca
- "Dedikodu yapan, aslında kendini anlatıyordur." – Annem, her fırsatta
- "Birini tanımak istiyorsan, onun düşmanlarına bak. Düşmanlarının kusurları, onun kusurlarıdır." – Eski bir söz
- "Kendim gibi" demek, "herkes bana benzer" değil, "ben herkesi kendimle ölçerim" demektir." –
🎯 SÖZÜN ÖZÜ
Rahmetli annem bize büyük bir miras bırakmış meğer.
Bu iki kelime, bir insanı tanımanın, hayatı anlamanın, ilişkileri çözmenin şifresiymiş.
Şimdi birisi bana "Kişiyi nasıl bilirsin?" diye sorarsa, ben de annem gibi cevap veriyorum: "Kendim gibi."
Ama bu sefer ne dediğimi bilerek. Hem de çok iyi bilerek. Çünkü artık biliyorum ki:
- İnsan, başkasını anlatırken aslında kendini anlatır.
- İnsan, başkasını yargılarken aslında kendini yargılar.
- İnsan, başkasını tanımlarken aslında kendini tanımlar.
Ve en önemlisi: İnsan, başkasında ne görüyorsa, ya odur ya da olmak istediğidir.
🌙 FİNAL: ANNEME RAHMET
Rahmetli annem, iyi ki varsın. İyi ki bize bu sözü miras bırakmışsın.
Mekânın cennet olsun. Nur içinde yat
Ve sen ey bu yazıyı okuyan:
Birini tanımak istiyorsan, onun başkaları hakkında ne söylediğine bak.
Anladın mı şimdi? 😉
Bir gün sordular, “İnsanı nasıl bilirsin?”
Ben sustum. Aynam konuştu.
Aynada ben vardım,
Ama gözler başkaydı.
Bir çift yorgun göz,
Bir çift suskun dua,
Bir çift “ben de senim” diyen zaman.
Ayakkabımın içinde bir taş,
Her adımda başka bir hikâye.
Ben acı dedim,
O alışkanlık dedi.
Ben yara dedim,
O nasır dedi.
Termometreyi kalbime tuttum,
37.5 derece sevgi çıktı.
Ama onunki 39’du, Yanıyordu.
Ben “çok oldun” dedim,
O “az bile” dedi.
Bir çiçek ektim,
Toprağı kendimden bildim.
Güneşi ayarladım,
Yağmuru dua ile çağırdım.
Ama çiçek eğildi,
Ben başka bir iklimim, dedi.
Sonra annem geldi rüyama,
Başörtüsüyle, Gülümseyerek,
İnsanı kendin gibi bil,” dedi.
Çünkü başka bir ölçün yok.”
Ben de anladım,
Aynalar kırılır,
Taşlar yer değiştirir,
Termometreler şaşar,
Çiçekler solsa da,
İnsan hep kendine bakar.
Rahmetli annem, bu lafı söylerken belki filozof değildi, Ama kalbinin filozofuydu. Ve bize dedi ki: İnsanı kendin gibi bil. Ama önce kendini doğru bil.
Selam olsun dünya dertlileri! Bakıyorum da yine herkes birilerini çekiştirme, birilerine kulp takma derdinde. "Şu adam çok sinsi", "Bu kadın çok çıkarcı", "O herif tam bir düzenbaz"... Ulan bir dur da soluklan!
Rahmetli annem derdi ki; "Kişiyi kendin gibi bilirsin." Eskiden anlamazdım, şimdi yaş kemale erince tokat gibi çarptı yüzüme. Bir adam başkasına durmadan "yalancı" diyorsa, bil ki o adam dürüstlüğün ne olduğunu çoktan unutmuştur.
Birini tanımak için onun seceresini dökmene gerek yok; sadece ağzından çıkan sıfatlara bak. Çünkü aslında o, başkasını tarif ederken kendi iç dünyasının haritasını çiziyor. Yani kardeşim, karşındakine ne dersen de, aslında kendine "Merhaba" diyorsun. Bu hayatın şifresi budur; kimse kendinde olmayanı başkasında göremez!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Eleştiri | Doğruları söylüyorum, herkes bozuk. | Herkes bozuksa, senin ayarın kaçmış demektir. Kusur arayan, kusurludur. |
| Güven | Babana bile güvenmeyeceksin bu devirde. | Güvenmeyenin güvenilirliği olmaz. İnsan, kendi içindeki 'yamukluğu' dışarıya ihraç eder. |
| Tanımlama | Onu bunu boşver, o adam tam bir pislik. | Hangi pisliğe bastın da bu kadar iyi biliyorsun? İnsan tanıdığı kokuyu çabuk alır. |
Ayna Karşısında Sessiz Sorular
Neden herkesi kendimiz gibi görürüz?
Çünkü referans noktan sadece sensin. Senin dünyan ne kadarsa, başkasına biçtiğin kumaş da o kadardır. Sende olmayan bir duyguyu başkasında teşhis edemezsin.
Başkası hakkında iyi konuşan da mı kendini anlatır?
Kesinlikle! Birinin güzelliğini görenin gözünde, iyiliğini fark edenin kalbinde o güzellikten bir parça vardır. Nur, nuru tanır; kir de kiri.
Sürekli şikayet eden insandan ne anlamalıyız?
Anlamalısın ki o adamın iç dünyası huzurevi değil, savaş meydanıdır. Dışarıdaki gürültüden şikayet eden, aslında kendi içindeki fırtınayı susturamıyordur.
Bu durum bir 'savunma mekanizması' mı?
Adına ne dersen de; psikoloji 'yansıtma' der, Ahmet ATAM 'içini dışına kusma' der. Kendi ayıbını örtmek için başkasına kara çalmak en eski insan oyunudur.
Peki, doğru insanı nasıl anlarız?
Lafına değil, niyetine bak. Başkalarını anlatırken adil olan, kendiyle barışık olandır. Kimseyi yargılamayan, kendi mahkemesini kendi içinde bitirmiştir.
Günün Ana Fikri
Başkasının ayıbını parmağınla gösterirken dikkat et; çünkü elinin diğer üç parmağı o sırada seni gösteriyordur. Sen kimi nasıl biliyorsan, aslında o sensin!



Yorum Gönder