KÜTAHYA PORSUK ÇAYINDA DEV YAYIN BALIĞI
Bir zamanlar Bereketin sembolü Kütahya Porsuk çayı
Bir buçuk metrenin üzerinde yayın balıkları
Rengarenk ördekler
Ve , Frig vadisinin tavşan kaynadığı bir geçmiş zaman .
Kütahya Frig vadisi girişi
Yetmişli yılların başı
Annemin doğduğu büyüdüğü köy Akpınar köyü
Hemen porsuk barajının kıyısında
Yaz aylarında köye gideriz
Dediler ki balığa gidelim
Bir yaz akşamı dayım lar ile beraber balıktan önce kurbağa yakalamaya gittik , akşam karanlığında.
Ne alaka kurbağa diyeceksiniz şimdi
Kurbağa olmadan yayın balığı yakalanmıyormuş da ondan .
Neyse , kurbağayı tuttuk
Kurbağayı canlı olarak bir ayağını olta misinasına ;
Misinayı da kalın bir söğüt ağacına bağlayıp suya bıraktık .
O akşamki işimiz bitti ve eve döndük.
Ertesi sabah dayılarım ile oltayı attığımız yere doğru yola çıktık .
Oltayı attığımız yer aynı zamanda su değirmeninin olduğu yerdi .
Tabi ki şimdiki nesil porsuk çayı üzerinde çalışan bir değirmen görmediler, zaten çok az sayıda olan değirmenler zaman içerisinde tarih oldu gitti .
Değirmene yaklaştığımızda müthiş bir şu şapırtısı geliyor
Dayımlar hemen fırladılar tabii
Büyük balık diye ...
Yaklaştığımızda gördük ki dev bir yayın balığı .
Abartı olmasın minumum bir buçuk metre
Tam bir buçuk metre yayın balığı Mübalağasız ..
Civardaki komşulardan da yardım alarak halatlar ile urganlar ile güç bela dev balığı kıyıya çekerek bir öküz arabası vasıtası ile getirdik .
O balık neredeyse akşama kadar ölmedi ,
Kendi ağırlığı yüzünden sıçrayamıyor , ağzını açıp kapatıyor kıpırdayıp duruyordu.
Bu güne gelirsek değil bu ölçülerde yayın balığı yirmi santimlik sazan bile kalmadı porsuk çayında .
İlkbaharda ise ördek akını olurdu
Nereden gelir nereye gider bilmezdik .
Göç yolları üzerinde bir mola yeri idi Porsuk çayı .
Ördek akınını duyan silahı kapar ördek avına , pardon kıyımına girişirdi .
Katliama uğrayan ördekler artık gelmiyor bir gittiler pir gittiler
Belki kırk yıldır porsuk çayında ördek gören olduğunu sanmıyorum.
Porsuk çayının üst kısmı tavşan tepeŞimdiki porsuk barajının Frig vadisine bakan tarafındaki tepeye yörede yaşayan köylüler Tavşan tepe derdi
İsmi üzerine Tavşan tepe
Akşam üzeri oturuyoruz ailecek
Akşam yemeği hazırlanacak
Dayım , ben bir kaç tavşan getireyim diyerek bindi traktöre gitti.
Birkaç saat sonra döndüğünde koltuğunun altında üç dört tavşan vardı
Traktör ile çıktığı tavşan tepede traktörün farları yüzünden önüne çıkan tavşanları , traktörden dahi inmeden vurarak toplayıp gelmişti .
Bu gün tavşanların da köküne kıran geldi, ara'ki bulasın .Porsuk çayının Kütahya içinden geçen DSİ sulama kanalı vardır halen mevcut olan , bu gün bir kısmının üzeri kapatıldı .
Porsuk suyunun sulama kanalı bile tertemiz berrak akardı ,
Sebilerenler camii'nin oradan başlayarak ta Yonca Pınar apartmanının oraya kadar çocuklar olarak kanalda yüzerdik.
Yüzmeyi DSİ su kanallarında öğrendik .
Asıl vehamet Kütahya ve şehir merkezinde yaşandı .Ekmek yediğimiz yerlere beton döktük
Narenciye hariç .
Tüm sebze ve meyve ihtiyacını kendisi karşılayan Kütahya .
Uzak illerden gelen nakliye yüzünden pahalılaşmış sebze ve meyveye muhtaç kaldı
En verimli arazileri şimdiki vazo'dan tren yoluna kadar olan alan ile ve istasyon caddesi civarı ve Fatih mahallesi idi .
En son Bölcek köyü tarafı kalmıştı.
Bizim kuşak doğal beslendi
Doğal yaşadı ..
Ekmek yediği yerlere beton döken
Gelecek kuşaklara şimdiden geçmiş olsun
Gözünüzü kapatın ve yetmişli yılların başına gidin. Annemin doğup büyüdüğü Akpınar köyü... Frig Vadisi’nin girişinde, Porsuk Barajı'nın kıyısında bir cennet bahçesi. O zamanlar Porsuk Çayı öyle bir coşardı ki, içinden çıkan yayın balıkları bir buçuk metreyi bulurdu be! Ördekler dersen gökkuşağı gibi rengarenk, Frig Vadisi'nde adım başı tavşan fırlardı. Sonra ne mi oldu? "Sanayileşiyoruz, büyüyoruz" diye diye o fabrikanın leş gibi atığını, şehrin pisliğini boşalttık canım sulara. O dev yayınlar gitti, yerine kimyasal bir çorba kaldı. Biz sadece suyu değil, annelerimizin çocukluğunu, anılarımızı da kirlettik!
Geçmişe ve Geleceğe Sorular
O dev yayın balıklarına ne oldu?
Kimyasal atıklar oksijeni bitirdi, o koca canlılar sessizce veda etti. Şimdi sadece masallarda yaşıyorlar.
Akpınar köyü bugün ne durumda?
Manzara hala güzel ama suyun berraklığı yok, o eski samimiyetin ve temizliğin gittiğini haykırıyor.
Doğayı tekrar eski haline getirebilir miyiz?
Elli yılda bozduğumuzu, samimi bir tövbe ve ciddi bir arıtmayla belki elli yılda anca toparlarız.
Neden bu kadar duyarsızlaştık?
Çünkü cebimizdeki üç kuruş parayı, altımızdaki temiz sudan daha değerli sanmaya başladık.
Frig Vadisi'ndeki tavşanlar nereye kaçtı?
İnsanoğlunun açgözlülüğünden kaçabilenler kurtuldu; kalanı ise avcılar ve kirlilik altında can verdi.



Yorum Gönder