no fucking license
Bookmark

DİYANET NİÇİN YOKSULLARA YARDIM ETMEZ


Diyanet neden yoksullara yardım etmez? Bu Camide Kasa Var, Vicdan Nerede? Sadaka kutusu dolu ama mahalle hâlâ aç… Neden?
Cuma çıkışı sahne hep aynı.
Mikrofon açılır, ses ciddileşir: “Değerli cemaat, hayırda yarışalım…”

Yarışıyoruz.
Bozukluklar düşer, banknotlar katlanır, kartlar okutulur.
Ama bir tuhaflık var:
Para var, merhamet yok.

Ben soruyorum:
Bu toplanan paralar nereye gidiyor?
Ve asıl soru:
Niye bu mahallede hâlâ garip gureba var?
 

🕌🧾 Sadaka Toplanıyor, Sosyal Adalet Nerede?


Camiler dolu.
Kasalar dolu.
Ama sokaklar?
Aynı sokaklar… Aynı yoksulluk.
Yardım denince akla gelen tek şey:

  • — İnşaat
  • — Tadilat
  • — Halı
  • — Avize
  • — Klima

İyi güzel de…
İnsan nerede?

Batıda kiliseler var;
Aşevi var, barınak var, danışmanlık var.
Bizdeyse yardım, makbuzla sınırlı.
 

🧠🧱 Dua Var, Dayanışma Yok


Dua ediliyor.
Eller açılıyor.
Ama kapılar açılmıyor.
Garip bir denklem bu:

– “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” deniyor
– Komşu aç
– Ama çözüm, komşuya değil, betona gidiyor

Bu mu din?
Yoksa dinin muhasebesi mi?
 

🧑‍🦳📣 Diyanet İşleri Başkanlığı Ne İş Yapar?


Vaaz verir.
Hutbe yazar.
Bütçe alır.
Ama sahaya inince, garibanın kapısını çalan bir sistem göremezsin.

Soruyorum:
Bu kadar para toplanırken, neden aşevi kurmak lüks sayılıyor?
Neden yoksul öğrenciye burs istisna oluyor?
Cevap yok.
Çünkü cevap pahalı, beton ucuz.
 

😂🪙 Sadaka = Vicdan Aboneliği mi?


Bazıları için sadaka şöyle çalışıyor: “Attım parayı, tamamdır.”
Vicdan rahat.
Sorumluluk devredildi.
Gerisi Allah’a havale.
Ama unutulan bir şey var:
Havale, insana yapılır.
 

🧺🥣 Kilise Yapabiliyorsa, Cami Neden Yapamasın?


Mesele din değil.
Mesele niyet.
Batıda kilise, yoksula çorba verirken bizde cami, yoksula vaaz veriyor.
Çorba karın doyurur.
Vaaz, açken dinlenmez.
 Bu ülkede sadaka kutuları tok, ama vicdanlar diyette. 

🟨 Yardım, makbuzla değil temasla olur.
🟨 Din; betonla değil, insanla ayakta durur.
🟨 Garibin duası duyulmuyorsa, mikrofon bozuktur.

Bu yazı; “Paranın değil, merhametin hesabını soran” bir adamın notudur.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Din, yoksulun sofrasında ekmek değilse, zenginin kasasında sadece bir dekordur. Kasası dolu, mahalleli aç olan caminin kubbesi göğe değil, sadece gösterişe yükselir!"

Selamın aleyküm cemaat-i müslimin! Bugün mevzumuz derin, mevzumuz yaralı... Her Cuma namaz çıkışı aynı tantana. Mikrofon cızırdar, ses bir ton kalınlaşır: 'Değerli cemaat, camimizin bilmem ne borcu için yardımlarınızı bekliyoruz.' Bozukluklar şıngırdar, banknotlar hışırdar. Eyvallah, hayır yapalım da; ulan bu toplanan paralarla kaç garibanın tenceresi kaynadı? 

Cami önünde mendil açan kadın aç, arka sokaktaki emekli amca kira derdinde, ama bizim diyanet 'itibardan tasarruf olmaz' diyerek lüksün dibine vuruyor. 

Kasada para var, avizede kristal var ama mahallenin açında vicdan yok! Din dediğin paylaşmak değil miydi? Mahalle açken camiye halı döşemek, imana sığar mı yoksa sadece 'binaya' mı hizmet ederiz? Soruyorum arkadaş; bu paralar nereye gidiyor da garibin karnı hâlâ zil çalıyor?

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Cuma Yardımı Sevabına veriyoruz, hoca öyle dedi. Hoca öyle dedi de, o paranın mahalledeki öksüze gittiğini gördün mü? Cami lüks, mahalle sefil!
Diyanet Bütçesi Koca kurum, ihtiyacı çoktur elbet. Birçok bakanlıktan fazla bütçe alıp hâlâ halktan bozukluk istemek, halkın aklıyla dalga geçmektir.
Gerçek Hayır Camiye halı almak en büyük hayır. Komşusu açken tok yatan bizden değildir dedik, şimdi komşu açken camiyi altın yaldızla boyuyoruz.

Mabet mi Banka mı? Merak Edilenler

Toplanan paraların dökümü neden halka açıklanmıyor?

Çünkü şeffaflık gelse, o paraların garibana değil de betona, demire ve lüks makam araçlarına gittiği belgelenecek. 'Gizli hayır' ayağına gerçekler örtülüyor.

Diyanet neden fakirlik ve geçim derdi hakkında konuşmuyor?

Sabır dilemek bedava da ondan! 'Şükredin' demek, 'neden bu yoksulluk var' diye sormaktan daha kolaylarına geliyor. Tok olan açın halinden anlamaz, makam arabasında olan yayanın halini bilmez.

Camiler sadece ibadet yeri mi yoksa finans merkezi mi?

Eskiden sığınaktı, aşeviydi, dayanışmaydı. Şimdi her Cuma bir 'tahsilat gününe' döndü. Ruh gitti, yerini şekilcilik ve para hırsı aldı.

Mahalledeki yardıma muhtaçlar neden dışlanıyor?

Çünkü fakiri doyurmak sistemin işine gelmiyor. Fakir kalsın ki 'yardım' adı altında kontrol edilebilsin. Cami kasası dolsun ama gönüller boş kalsın mantığı bu.

Bu duruma karşı ne yapmalıyız?

Paranı bilinmez bir kutuya atacağına, mahalledeki bakkalın veresiye defterini kapat. Gerçek cami, o yetimin gülen yüzüdür, taş yığını değil!

Günün Ana Fikri

Diyanet'in kasası dolup taşarken mahalleli aç kalıyorsa, orada kılınan namazın kıblesi vicdan değil, cüzdandır. Yardım kutusuna değil, yaralı gönüllere el uzat!


Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun