no fucking license
Bookmark

TELEVİZYONLARDA REYTİN UĞRUNA TOPLUMSAL YOZLAŞMA

Türk Televizyonları Toplumu Eğitiyor mu, Yoksa Çürütüyor mu?

Gündüz Kuşağında Rezalet, Akşam Kuşağında Mafya, Reyting Uğruna Toplum Mu Harcanıyor?


Beyler, sandalyeleri şöyle televizyonun tam karşısına değil, biraz uzağına çekin de beynimiz iyice yıkanmasın... 
Bugün mevzumuz o salonumuzun başköşesine kurulan, her gün evimize lağım boşaltan o meşhur kutu: 

Türk televizyonları! Hani eskiden eğitirdi, dünyayı öğretirdi ya; şimdilerde reyting uğruna haysiyetimizi, ahlakımızı, geleceğimizi bozuk para gibi harcıyorlar.
Televizyonu bir açıyorsun…
Gündüz kuşağında millet kendi hayatını didik didik masaya yatırmış.

  • Aile sırları…
  • Kavgalar…
  • Aldatmalar…
  • Bağırış çağırış…

Resmen insanlar kendi kirli çamaşırlarını bayrak yapıp ekrana asıyor.
İnsan bazen izlerken utanıyor.
Ben çoğu zaman kumandaya uzanıp kanalı değiştiriyorum.
Çünkü bazı programlar var ki insanın aklına şu cümleyi getiriyor, “Bu kadar rezalet ancak reyting uğruna yapılır.”
 

❓ Gündüz Kuşağı Programları Neden Bu Kadar Kirli?


Eskiden televizyon dediğin; bilgi verir, kültür kazandırır, insanı düşündürürdü. 
Şimdi ise bazı programlara bakıyorsun, adeta mahallenin dedikodu kazanı canlı yayına çıkmış. 
Bir insanın en mahrem meselesi stüdyo ışıkları altında reyting malzemesi haline geliyor. Eskiden televizyon toplumun aynasıydı, 
Şimdi bazı kanallar toplumun çamaşır makinesi oldu.
 

📉 Reyting Uğruna İnsan Onuru Satılır mı?


Bir program hayal et. 
İnsanlar birbirine bağırıyor, sunucu ortamı iyice geriyor, stüdyo alkışlarla coşuyor. 
Milyonlar ekran başında izliyor. 
Adı televizyon programı ama bana sorarsan bu başka bir şey: rezalet ticareti.  
Reyting arttıkça kalite düşüyorsa, orada eğlence değil çürüme vardır.”
 
🌙 Akşam Kuşağında Mafya Dizileri

Gündüz tam bir rezalet, 
Akşam ise bambaşka bir dünya. 
Televizyonu açıyorsun; silah sesleri, mafya babalarının diyalogları, intikam sahneleri… 

Sanki ekranın üzerine kanlı bir parfüm sıkılmış gibi. 
Şiddet öyle sıradanlaşıyor ki, bir süre sonra insan farkına bile varmıyor. “Bizim dizilerde mafya öyle karizmatik ki, neredeyse suç işlemek bir kariyer planı gibi sunuluyor.”

🧠 Reyting Kültürü Toplumu Nasıl Değiştiriyor?


Bir toplum neyi sürekli izlerse, zamanla ona dönüşür. 
Ekranda sürekli kavga, ihanet, şiddet ve entrika varsa, zihin de buna alışır. 
Böylece televizyon yavaş yavaş ahlakın öğretmeni olmaktan çıkıp yozlaşmanın reklam panosuna dönüşür.
 

👶 Çocuklar Bu Ekranı İzlerken Ne Öğreniyor?


Asıl mesele şu: 
Biz bu programları belki eleştirerek izliyoruz ama çocuklar izlediğinde eleştirmez, öğrenir. Çünkü onların zihni boş bir defter gibidir; televizyon ne yazarsa, gelecek oradan okunur. Reyting uğruna harcanan her değer, yarın çocuklarımızın üzerine yıkılacak birer enkazdır.
 

⚖️ Medya Sorumluluk Taşır mı?


Televizyon sadece bir eğlence aracı değildir; aynı zamanda bir güçtür. 
Ve her güç gibi, sorumluluk gerektirir. 
Ancak bazı kanallar, bu gücü doğru kullanmak yerine reyting uğruna satıyor. 

Toplumun değerleri ise reklam arasına sıkıştırılmış bir ürün gibi pazarlanıyor. 
Bir gün kahvehanede bir amca, 

Eskiden dizilerde öğretmen, doktor olurdu… 
Şimdi herkes mafya,” dedi. 
Bu söz aslında durumu çok iyi özetliyor; çünkü ekran kahramanları değişince, toplumun rol modelleri de değişir.

"Eskiden televizyon pencereydi, dünyaya bakardık; şimdi ayna oldu, kirliliğimizi seyrediyoruz. Reytingin olduğu yerde ahlak, reklama meze olur." — Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler

Bakın kardeşim, gündüz kuşağını bir açıyorsun; kim kiminle nerede, kim kimin çocuğunu kaçırmış, kaynana-gelin kavgası değil sanki biyolojik savaş! Rezillik diz boyu, her şey canlı yayında servis ediliyor. 

Akşam oluyor, "hadi kafa dağıtalım" diyorsun; karşına eli silahlı, racon kesen, devletten büyük mafya tipleri çıkıyor. Ulan bu çocuklara ne öğretiyorsunuz? Okumayı değil çatışmayı, üretmeyi değil dalavereyi baş tacı yaptınız. 

Reyting denen o canavarın karnı doysun diye koca bir toplumun kültürel kodlarını çürüttünüz. Televizyon artık eğitmiyor, resmen uyuşturup zehirliyor!

Ekran Manzarası Sokak Mantığı Benim Terazim
Gündüz Kuşağı Rezilliği "Milletin derdi bizi gerdi, seyrediyoruz işte." Dert değil, başkasının ayıbını röntgencilik bu! Toplumun mahremiyetini pazara çıkardılar.
Mafya Dizileri "Delikanlı adamlar, vatanı kurtarıyorlar." Eli silahlı adamdan kahraman olmaz. Şiddeti meşrulaştırıp gençlerin eline kitap yerine racon verdiler.
Reyting Savaşı "Reklam gelmezse kanal batar, ne yapsınlar?" Kanal batacağına nesil batıyor be! Para için kültürü satmak, geleceği ateşe atmaktır.

Kumandayı Tutana Sorular

Televizyonun gerçekten eğitici bir yanı kaldı mı?

Belgesel kanallarını saymazsak (ki onları da kimse izlemiyor), koca bir hayır! Sadece nasıl kurnaz olunur, onu öğretiyorlar.

Diziler neden hep şiddet ve lüks hayat üzerine?

Çünkü emeğin ve alın terinin reytingi düşük. Köşeyi dönme hayali ve kaba kuvvet, sığ zihinleri daha çabuk tavlıyor.

Gündüz kuşağı programları yasaklanmalı mı?

Yasak çözüm değil ama bir denetim şart. Toplumsal çürümeyi "show" haline getirmek bir suçtur.

RTÜK bu işe ne diyor?

RTÜK genellikle siyasi mevzulara bakıyor, ahlaki çürüme ise "gelir kapısı" olduğu için arada kaynıyor.

Biz ne yapabiliriz?

En büyük güç parmağının ucunda: Kapatma tuşu! İzlemediğin şeyin reytingi düşer, piyasası biter.

Günün Ana Fikri

"Evin içine soktuğun o ekran, ya ruhunu aydınlatır ya da haysiyetini karartır. Karar senin, kumanda senin elinde!"
🔍 Dijital Ayak İzi

© Ahmet ATAM - KENDİME YAZILARIM

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun