Kâr eden köprü ve otoyolların 25 yıllık gelirinin satılması ne anlama geliyor? Bu sistem Osmanlı’daki iltizamın modern hali değil mi? Devlet neden geleceğini peşin paraya çeviriyor?
İltizam Geri Döndü: Mültezimler Değişti, Soygun Aynı
Biz bu filmi 17. yüzyılda siyah-beyaz seyretmiştik, şimdi 4K çözünürlükte tekrar izletiyorlar. İltizam sistemi mezardan kalkmış, üzerine takım elbise giymiş, elinde de hesap makinesiyle karşımızda dikiliyor.
Osmanlı’da bir sistem vardı.
Devlet, halktan toplayacağı vergiyi peşin paraya çevirirdi.
Vergi toplama hakkını birilerine satardı.
Adı iltizamdı.
Alan kişiye de mültezim denirdi.
Devlet bugünü kurtarırdı, mültezim yarını yağmalardı, halk ise ömür boyu öderdi. Aradan yüzyıllar geçti.
Saltanat gitti denildi, cumhuriyet geldi denildi.
Ama zihniyet?
Yerinde sayıyor.
Bugün karşımızda duran tabloya bakıyorum:
Halkın vergisiyle yapılmış, üstelik kâr eden 2 köprü, 7 otoyol…
Ve bunların 25 yıllık gelirinin ihaleyle satılması konuşuluyor.
Ne oluyor burada?
Devlet geleceği nakde çeviriyor.
Aynı iltizam.
Sadece fes yerine kravat var.
Bugünün Mültezimleri Kim Olacak?
Bu ihaleleri alan şirketler babalarının hayrına mı girecek bu işe?
Elbette hayır. Kâr edecekler. Hem de katlayarak. Peki kâr nereden çıkacak? Cevap basit: Vatandaşın cebinden.
Bugün “emsal” diye başlayan cümleler, yarın etiket tokadına dönüşmeyecek mi? “Piyasa koşulları” denilip geçiş ücretleri uçurulmayacak mı?
Köprüden geçmek lüks, otoyolda ilerlemek ayrıcalık, yaşamak ise abonelik sistemine bağlanmış bir eziyet olmayacak mı? Bu düzenin adı yatırım değil. Bu düzenin adı geleceği rehin vermektir.
Devlet dediğin bugünü kurtarmak için yarını satmaz. Devlet dediğin kendi yaptığı, kendi işlettiği, kendi kâr ettiği bir altyapıyı “nakit lazım” diye elden çıkarmaz.
Ama bugün yapılan tam olarak bu.
Kasaya para girsin diye ülkenin önümüzdeki çeyrek asrı masaya sürülüyor. Bu, yönetmek değil. Bu, ipotek koymaktır.
Bu, “Ben bugünü kurtarayım, sonra gelen düşünsün” demektir. Bu anlayış, AKP’nin günü kurtarma refleksinin ülkeye ödettiği en ağır faturadır.
Osmanlı’dan Ders Almadık mı?
Osmanlı iltizamla çöktü.
Çünkü mültezim kazandı, devlet zayıfladı, halk ezildi. Bugün de tablo farklı değil. Sadece isimler değişti.
O gün tahsil defteri vardı, bugün sözleşme maddesi. O gün vergi kamçısı vardı, bugün geçiş ücreti tabelası. O gün saray ayakta kalsın diye taşra soyuldu, bugün iktidar ayakta kalsın diye gelecek satılıyor.
Son SözBu bir yatırım hamlesi değil.
Bu bir reform hiç değil.
Bu,
Osmanlı’dan miras kalan iltizam aklının, cumhuriyet ambalajına sarılıp halka yeniden satılmasıdır.
Bugün köprüyü satarsın, yarın yolu, öbür gün nefesi. Sonra dersin ki: “Niye bu gençler kaçıyor?” Çünkü bu ülkede artık gelecek üretilmiyor, gelecek satılıyor. Ve şunu unutmayın: Devlet mültezimleşirse, vatandaş köleleşir.
Evet evlat, durum bu. Yol yaptık dediler, yolu mültezime tapuladılar; köprü yaptık dediler, geçiş garantisiyle boğazımıza ipi doladılar. Başka bir "icat" çıkarırlarsa yine gel, burada çayımız her zaman demli, sözümüz her zaman tokattır!
— Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler
İltizam Geri Döndü: Mültezimler Değişti, Soygun Aynı!
Bak kardeşim, şimdi sana büyük iktisatçı edasıyla "makro dengeler, nakit akışı" falan anlatmayacağım. Olay basit: Cebinde 100 liran var, ama sen gidip 25 yıl boyunca kazanacağın 1000 lirayı bugünden 200 liraya birine satıyorsun. Neden? Çünkü bugünü kurtarman lazım, çünkü dükkan patlamış! Osmanlı’da "İltizam" dedikleri nane tam olarak buydu. Devlet vergi toplama işini "Mültezim" denilen kodamanlara peşin para karşılığı devrederdi. Mültezim de verdiği parayı çıkarmak için halkın tepesine biner, iliğini kemiğini sömürürdü. Tanıdık geldi mi? Bugünün mültezimleri de köprü başında durup "geçenden 40, geçmeyenden 140" alan o meşhur şirketler işte!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Gelir Satışı | "Devlet sıcak para buluyor, yatırım yapıyor." | Altın yumurtlayan tavuğu kesip, o akşam tavuk döner yeme kepazeliğidir. Geleceği bugünden tüketmektir. |
| Modern İltizam | "Özel sektör daha iyi yönetir, devlet kâr eder." | Mültezimlerin yerini "holdingler" aldı. Devlet tahsilatçı oldu, halk ise garantili ödeme marabası. |
| 25 Yıllık İpotek | "Yollar yapıldı ya, ona bak sen!" | Henüz doğmamış torununun cebindeki harçlığı bugünden müteahhidin kasasına peşkeş çekmektir. |
Kâr eden otoyolu satmak ne demek biliyor musun? Akıllı adamın yapacağı iş değil bu. Kâr ediyorsa zaten senin kasan doluyor demektir. Ama hayır, "bana hemen şimdi nakit lazım" dersen, tefecinin kucağına oturursun. Bu sistemde riski devlet (yani biz) alıyor, kârı mültezim (yani onlar) cebine koyuyor. Köprüden geçsen de dolarla ödüyorsun, geçmesen de vergilerinle o aradaki farkı tamamlıyorsun. Soygunun modern hali, kravatlısı, plaza ağızlısı işte tam budur evlat!



Yorum Gönder