no fucking license
Bookmark

BİR ÜLKE NASIL SOYULUR ADIM ADIM DEĞİL ALIŞTIRA ALIŞTIRA


Çayınız demli, tütününüz filtreli olsun. 68 yılı devirdik, ne badireler, ne "kurtarıcılar" gördük. Bugün size öyle teorik ekonomi dersi falan vermeyeceğim; o maval okuyan takımlı bebeler üniversite kürsülerinde konuşsun. Biz sokağın, pazarın, "ekmek kaç para oldu Ahmet abi?" diyen emeklinin diliyle konuşacağız.

Bir Ülke Nasıl Soyulur?

Bir ülke nasıl soyulur biliyor musunuz? Öyle bir gecede bankaya girip kasayı patlatarak değil. O amatör işi. Bu iş, kurbağayı soğuk suya koyup altını yavaş yavaş açmak gibi yapılır. Siz "su ne güzel ılık" derken, paçalarınızdan yağlarınız süzülmeye başlar.

Bir ülke her zaman tanklarla, silahlarla ya da işgallerle soyulmaz. Bazen manşetler sessiz kalır, rakamlar süslenir, kayıplar ise “alışılmış” hale gelir. Asıl soygun, fark ettirmeden ve sessizce yapılır. Bu yazı, bir ülkenin nasıl sessizce soyulduğunu, bunu gerçekleştiren failleri ve çoğu zaman gözden kaçan görünmez ortakları anlatıyor.

Sessiz soygun; yasalarla, yönetmeliklerle, istatistiklerle, “reform” ve “zorunluluk” söylemleriyle gerçekleşir. Kasalar boşalır ama kimse alarm sesi duymaz, çünkü alarm sistemi bizzat soyguncular tarafından kurulmuştur.

Adım Adım Değil, Alıştıra Alıştıra

Bu bir “nasıl yapılır” rehberi değil; bu, nasıl yapıldığının gösterisidir.

1. Kavramlar Değiştirilir

Soyguna “özelleştirme”, yoksulluğa “gelir dağılımı sorunu”, işsizliğe ise “istihdam piyasasının dönüşümü” denir. Kelimeler yumuşadıkça, gerçek daha da sertleşir.

2. Kamu Kaynakları Görünmez Hale Getirilir

Halka ait madenler, limanlar, enerji hatları ve araziler önce “verimsiz” ilan edilir. Ardından bir gecede “stratejik yatırım”a dönüşür. Hatırlayan azdır, itiraz eden ise daha da az.

3. Borç Normalleştirilir

Borç artık bir tehdit değil, bir “ekonomik araç” olarak görülüyor. Gelecek nesiller ipotek altına alınsa da bugünün manşetleri hep pembe kalıyor.

Sessiz Soygunun Failleri Kimlerdir?

Görünen Yüzler

Karar vericiler, büyük sermaye grupları ve uluslararası finans aktörleri… Ama hikâye burada bitmiyor.

Asıl Güç: Görünmez Ortaklar

Suskun bürokrasi imza atar, dosyayı kapatır ve sorumluluk almaz. Bağımlı medya sormaz, sorgulamaz, sadece “aktarır”. Alıştırılmış toplum için ise “Yapacak bir şey yok” cümlesi, sessiz soygunun en güçlü sigortasıdır.

Görünmez Ortaklık Neden Bu Kadar Etkilidir?

Çünkü bu soygunda silah değil, alışkanlık vardır. Korku yerini rutine, şiddet yerini yorgunluğa bırakır. İnsanlar itiraz etmektense uyum sağlamayı öğrenir.

Bu Döngü Nasıl Kırılır?

Bilgiyle, gerçekler ortaya çıktığında sis dağılır. Hafızayla, unutulmayan her olay bir sonraki soygunu zorlaştırır. Sorgulamayla, “Kim kazandı?” sorusu sorulmadan hiçbir karar masum olmaz.

Sonuç: Soygun Sessizdir, Ama İzleri Gürültülüdür

Bir ülke soyulurken cüzdanlar incelir, umutlar azalır, gelecek ertelenir. Ama bu kader değildir; sessiz soygun, ancak sessiz kalındığında mümkün olur.

Gece, kendi gölgesini çalan bir hırsız,  
Adımlarını rüzgârın içine gizler.  
Ne kapı gıcırtısı, ne anahtar sesi—  
Yalnızca içimizden eksilen bir şeyin yankısı.  

Sessiz soygun,  
Siyasetin cebimize uzanan eli,  
Sen uyurken bir şeyler alır gider
Bir nefeste umutları siler.  

Gözlerimiz fark etmez,  
Çünkü hırsızlık bir melodidir,  
Yavaşça çalınan,  
Ve biz dinlerken uyuruz.  

Kalan tek iz:  
Boş raflarda unutulmuş hayaller,  
Ve kalbin derinliklerinde  
Çalınmış bir geleceğin sessizliği.  

 
Bir Ülke Nasıl Soyulur? - <a target="_blank" href="https://www.google.com/search?ved=1t:260882&q=Ahmet+ATAM&bbid=5095132293282670981&bpid=7523831630433706319" data-preview>Ahmet ATAM</a>

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Kasayı boşaltan hırsızdan korkma, o gider; aklını boşaltan hırsızdan kork, o gitse de sen bittiğini anlamazsın."

BİR ÜLKE NASIL SOYULUR?
ADIM ADIM DEĞİL, ALIŞTIRA ALIŞTIRA...

Selamın aleyküm beyler, hanımlar... Çayınız demli, tütününüz filtresiz olsun. 68 yılı devirdik, ne badireler, ne "kurtarıcılar" gördük. Bugün size öyle teorik ekonomi dersi falan vermeyeceğim; o maval okuyan takımlı bebeler üniversite kürsülerinde konuşsun. Biz sokağın, pazarın, "ekmek kaç para oldu Ahmet abi?" diyen emeklinin diliyle konuşacağız.

Bu iş, kurbağayı soğuk suya koyup altını yavaş yavaş açmak gibi yapılır. Siz "su ne güzel ılık" derken, paçalarınızdan yağlarınız süzülmeye başlar. Öyle bir gecede banka patlatmak acemi işidir; profesyoneller sistemi değiştirir, hırsızlığı "kanun" diye yutturur.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Enflasyon Fiyatlar uçuyor, yetişemiyoruz. Cebindeki paranın gizlice buharlaştırılmasıdır. Devletin elini cebine sokmadan cüzdanını boşaltma sanatıdır.
Vergiler Nefes alsak vergi ödüyoruz. Haramzadenin sofrasına senin kaşığınla yemek taşımaktır. Dolaylısı, dolaysızı derken donuna kadar alırlar.
Liyakat Yeğeni olan işe giriyor. Ahırın anahtarını kurda vermektir. Kurda "neden yedin?" diye sorulmaz, anahtarı verene bakılır.

Sıkça Sorulan (ve Susturulan) Sorular

Abi, ülke batıyor mu gerçekten?

Ülke batmaz koçum, olan senin hayallerine, çocuğunun süt parasına olur. Gemi su alır ama kaptan köşkü hep kurudur.

Neden kimse ses çıkarmıyor?

Alıştırdılar diyorum ya! Önce şükretmeyi yanlış öğrettiler, sonra "dış güçler" diye masal anlattılar. Karnı aç olanın beyni de yavaş çalışır.

Bu kadar parayı nereye harcıyorlar?

Betona, şatafata, itibar masallarına... Senin yemediğin etin, binemediğin uçağın "itibarı" başkasına saray olur.

Kurtuluş var mı?

Var. Ama sandıktan önce kafanın içindeki "aman ağzımızın tadı bozulmasın" korkusunu atman lazım.

Abi senin başın ağrımasın bunları yazınca?

68 yaşındayım. Bu yaştan sonra hapis yatsam ne olur, yatağımda ölsem ne olur? Mesele bizim kellemiz değil, sizin geleceğiniz.

Günün Ana Fikri

"Bir millet, hırsızını 'bizim hırsız' diye sevmeye başladığı an, o ülkenin tapusu çoktan el değiştirmiş demektir."

Dijital Ayak İzi: Google | Bing | Yandex
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun