no fucking license
Bookmark

DÜNYADA GIDA UCUZLARKEN TÜRKİYE DE BİTMEYEN GIDA ZAMLARI

 
Marketten içeri adım atıyorsun, etiket adeta bağırıyor: “Geçen hafta bu fiyatta değildim!” 
Bu fark ne tesadüf, ne kader, ne de “dış güçlerin” oyunu. Bunun adı: yanlış yönetim.

Dış Güçler Masalıyla Karnı Doyan Var mı?

Hep aynı bahaneler: küresel kriz, pandemi, savaş, iklim, ay tutulması, … 
Ama tuhaf olan şu ki, aynı dünyada yaşayan Alman’ın, Fransız’ın, İtalyan’ın mutfağı yanmıyor. Bizim tencere ise kaynamıyor, çatlıyor. 
Demek ki sorun dünyada değil, bu ülkeyi yöneten akılda.

Tarım Ülkesi Dediler, Çiftçiyi Bitirdiler

Türkiye sözde “tarım ülkesi” ama gerçekte durum farklı. 
  • Mazot pahalı, 
  • Gübre ateş pahası, 
  • Tohum ithal, 
  • Çiftçi borçlu, 
  • Tarlalar boş, 
  • Köylü şehre göçmüş. 
Üretmeyen ülke ithal eder, ithalat ise dövize bağımlılık demektir. Kur artınca fiyatlar uçar, market rafları vatandaşa düşman olur. 
Sonra da “gıda pahalı çünkü dünya pahalı” denir, ama öyle kolay değil.

Faiz Takıntısı, Kur Patlaması, Sofra Enkazı

Ekonomi adeta bir deney tahtasına döndü. “Faiz sebep, enflasyon sonuç” diye diretildi. Peki sonuç? Kur patladı, ithal girdi maliyetleri uçtu, gıda fiyatları fırladı. Yine de utanmadan “Ekonomi şahlanıyor” diyorlar. Şahlanan tek şey fiyatlar; ezilen ise vatandaşın boğazı.

Market Karteli Masalıyla Günah Keçisi Aramak

İktidarın en sevdiği numara: suçu başkasına atmak. Marketler açgözlü, 
Esnaf fırsatçı, kasiyer bile şüpheli gösteriliyor. Ama kimse sormuyor: Bu market neden bu fiyata satıyor? 
  • Çünkü elektrik pahalı, 
  • Nakliye pahalı, 
  • Kira yüksek, 
  • Vergiler boğucu. 
Peki bunları yaratan kim? Market mi, yoksa ülkeyi yönetenler mi?

Sofradaki Ekmek Küçülürken Sabır Vaazı

Halktan istenen tek şey var: sabır.  
Ama sabırla ne çocuk doyuyor, ne et ucuzluyor, ne de süt kendiliğinden artıyor.  
Sabır deyip duruyorlar ama kendileri ne itibardan tasarruf ediyor, ne saraydan kısıyor, ne de lüksten vazgeçiyor.  
Sabır hep garibana düşüyor.  

Bu Bir Ekonomi Krizi Değil, Yönetim Krizidir

Açıkça söylemek gerekirse, Türkiye’deki gıda fiyatlarındaki patlama doğal değil. Bu:
  • Yanlış tarım politikalarının, 
  • Hatalı ekonomi tercihlerinin, 
  • İnatçı ısrarların ve 
  • Gereksiz kibrin bir sonucudur. 
  • En üzücü olan ise hâlâ kimsenin “yanlış yaptık” dememesi.

Son Söz: Açlık Kader Değil, Tercihtir

Kim ne derse desin, bu ülkede gıda fiyatlarının bu noktaya gelmesi kaçınılmaz değildi. Bu, bilerek üretmeyenlerin, bilerek ithalata yüklenenlerin ve bilerek bilimi dikkate almayanların eseridir. 
Açlık kader değildir, yoksulluk bir imtihan değildir. Boş tencere ilahi bir yazgı değil, siyasi bir tercihtir. Ve tok olanlar bunu asla anlayamaz.

Eskiden kahvehanede "bu memleketin toprağı altın" diye nutuk atardık, şimdi o altını kuyumcuda değil manav tezgahında arıyoruz. 
Elalem dünyada bolluktan göbek kaşırken, bizde domatesin yanına yaklaşmak için koruma ordusuyla gezmek lazım. bu yaşa geldim, çok devir gördüm, çok artist gördüm ama tencerenin bu kadar boş kalıp da sesinin bu kadar az çıktığı bir dönem görmedim. 

Hadi bakalım, şu "ekonomi dehası" abilerin sofrayı nasıl tarumar ettiğine bir de benim terazimden bakın.
```
"Tarlada izi olmayanın, tencerede sözü olmaz; ama bizde tarlayı kurutanın sesi herkesten çok çıkıyor." - Ahmet ATAM
Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Mazot ve Gübre "Dolarla mı maaş alıyorsun?" Çiftçinin traktörüne haciz koyup, sonra "neden ekmiyorsun" diye fırça kaymak tam bir akıl tutulmasıdır.
Market Baskınları "Zabıta geldi, fiyatlar düşecek." Bataryası bitmiş radyoya vurarak ses çıkarmaya benziyor. Sorun etikette değil, o etiketi yazdıran üretim kafasında.
Faiz İnadı "Nas var, sana bana ne oluyor?" Ekonominin kitabını tersten okuyup, enflasyonu azdırıp, milleti kuru ekmeğe muhtaç etmenin faturasıdır.

Kafası Karışanlar İçin Birkaç Cevap

Dünyada gıda fiyatları düşerken bizde niye uçuyor?

Çünkü elalem çiftçisini el üstünde tutuyor, bizdekini "terörist" ilan etmediğimiz kaldı. Üretim bitti, her şeyi dışarıdan alıyoruz, dolar artınca da tokatı yiyoruz.

"Dış güçler" bu işin neresinde?

Dış güçler bizim mutfaktaki soğanın peşinde değil yeğenim. Kendi beceriksizliğimize kılıf ararken uydurduğumuz bir masal bu.

Tarım kredi kooperatifleri ucuz değil mi?

Ne ucuzu belki de en kazık fiyatlar orda, ilaveten üç kuruş ucuza alacağım diye iki saat kuyrukta beklemek, emekli amcanın dizine ihanettir. Çözüm marketçilik oynamak değil, tarlayı canlandırmak.

Merkez Bankası ne iş yapar?

Eskiden bağımsızdı, şimdi "emir ve görüşlerinize hazırım" dairesine döndü. Talimatla faiz inince enflasyon roket gibi fırlar, olan senin tencerene olur.

Bu işin sonu nereye varır?

Kemerde delik kalmadı, millet pantolonu iple bağlıyor. Ya üretim odaklı akla dönülecek ya da hep beraber açlık orucuna başlayacağız.

Boş tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur DERLER,  BİZDE İSE boş kafanın dolduraMAYACAĞI tencere  Yoktur!


Ahmet ATAM'ı Takip Edin: Google | Bing | Yandex
```
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun