no fucking license
Bookmark

SİYASETTE ÇÜRÜME NASIL OLUR TUZUN BİLE KOKTUĞU NASIL ANLAŞILIR


Siyasette çürümenin emareleri, Bu güne kadar ne fırtınalar gördük de şu son zamanlardaki gibi "tuzun koktuğu" bir devri ne gördük ne işittik.  Hani bir laf vardır, "et kokarsa tuzlarsın, ya tuz kokarsa?" diye... İşte o kıvamdayız.

Siyasette Tuz Çoktan Koktu da, Hâlâ Koklamayanlar Var

Aklım almıyor. Bir belediye başkanını yolsuzlukla suçla, günlerce manşetlerde dolaştır,larda itibarsızlaştır… Sonra ne yap? Adam partisinden istifa etsin, sen de kollarını açıp “hoş geldin” de. Buna ne denir biliyor musun? Bu, siyasette tuzun değil, doğrudan vicdanın çürümesidir.

Yolsuzluk Dosyası Ne Oldu, Buhar mı Oldu?

Basitçe soruyorum: Yolsuzluk dosyası yalan mıydı? Doğruysa neden partine alıyorsun, yanlışsa neden iftira attın? Üçüncü bir ihtimal yok ama Türkiye siyasetinde nedense hep dördüncü bir ihtimal var: “Bizden olunca her şey temizlenir.” Dosya aynı, isim aynı… Değişen tek şey parti rozeti.

Rozet Değişince Günahlar da mı Siliniyor?

Bu ülkede anladım ki:
Yolsuzluk, hırsızlık, usulsüzlük suç değil,
yanlış partide yakalanınca sorun.

Rozeti değiştir, geçmiş sıfırlansın.
Sanki günahlar USB bellek gibi, parti kapısında format atılıyor.

Hukuk böyle mi çalışır?
Ahlak böyle mi ölçülür?
Adalet böyle mi sağlanır?

“Siyasi Ahlak” Dedikleri Şey Bir Slogan mıydı?

Yıllardır dillerden düşmeyen bir söz var: “Siyasi ahlak.”  
Ama bu sahnede anladım ki o söz;  
meydanlarda var,  
broşürlerde var,  
nutuklarda var,  
gerçek hayatta yok.  
Eğer bir siyasetçi, daha dün “yolsuz” dediği kişiyle bugün kol kola geziyorsa, orada ahlak çoktan sözlükten silinmiş demektir.  

Bu Halk Aptal mı Sanılıyor?

Mesele şu ki, bizi unutkan, düşünmeyen, sorgulamayan sanıyorlar. “Bugün söveriz, yarın severiz; nasılsa millet çabuk unutur” diye düşünüyorlar. Ama unutmayanlar var, not tutanlar var, hafızası hâlâ diri olanlar var. Ve ben buradan yazıyorum: Bu iki yüzlülük tarihe geçsin.

Bunun Türkçesi Şudur: Tuz Kokmuştur

Lafı uzatmaya gerek yok. Bunun akademik, süslü ya da diplomatik bir açıklaması olamaz. Türkçesi şudur: Siyasette tuz kokmuştur. 
Yolsuzluk partiye göre tanımlanıyor, ahlak menfaate göre şekil alıyor, adalet rozetin rengine bakıyorsa… Orada devlet değil, çıkar kulübü vardır.

Yarın Bize Ne Anlatacaksınız?

Bugün buna inananlara yarın şöyle diyeceksiniz: 
“Bu dosya aslında yanlış anlaşılmıştı”  
“Zaten kumpastı”  
“O zaman şartlar farklıydı”  
Ama gerçek değişmez: Yolsuzluk davetle aklanmaz, istifayla temize çıkmaz.  .

Kapanış Tokadı

Ben bu yazıyı kimse alkışlasın diye yazmıyorum.
Ben bu yazıyı yarın çocuklarımıza “siz niye sustunuz?” diye sorulduğunda,
gösterilecek bir satır olsun diye yazıyorum. Çünkü ben biliyorum: Suskunluk da bir suç ortaklığıdır.


"Eskiden siyasetçiler yalan söyleyince hiç olmazsa yüzü kızarırdı, şimdikiler yalanın patentini alıp üstüne bir de KDV ekliyorlar." — Ahmet ATAM

Siyasette Çürümenin Anatomisi

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Vaatler "Aman abi, hepsi aynı, seçim gelince bol keseden atarlar." Dün "asla" dediğine bugün "valla" diyenin terazisi bozuktur. Tuz tam burada kokmaya başlar.
Liyakat "Dayın varsa işin tamam, yoksa KPSS falan hikaye." Eşeği müdür koltuğuna oturtursan, ahırı saray sanır. Liyakat bittiyse devletin çatısı çöker.
Adalet "Gücü yeten yetene, garibanın ahı yerde kalıyor." Teraziye hile girdi mi, o kantar gün gelir seni de tartar. Adaletin bittiği yerde orman kanunu başlar.

Kafası Karışanlar İçin Sıkça Sorulanlar

Tuzun koktuğunu en net neyden anlarız?

Hırsıza "hırsız" denmediği, arsızın "itibar" gördüğü gün koku mahalleleri sarmış demektir evlat.

Siyasetçilerin samimiyet testi var mı?

Var elbet. Cüzdanı ile vicdanı arasında kalan adamdan siyasetçi olmaz, olsa olsa tüccar olur.

Neden hep aynı yüzleri görüyoruz?

Çünkü koltukta öyle bir zamk var ki, oturanın kaba etiyle bütünleşiyor. Kalkmak için cerrah lazım.

Gençlerin suçu ne?

Gençlerin tek suçu, bizim neslin temizleyemediği bu pisliğin içine doğmuş olmaları. Sabır da bir yere kadar.

Bu işin sonu nereye varır?

Ya bu deveyi güdeceğiz, ya bu diyardan... Yok, diyar bizim! Deveyi yola getireceğiz kardeşim, başka çaresi yok.

Günün Ana Fikri: Siyaset, dürüst adamın hobi olarak yapacağı bir iş değildir; ya kirlenirsin ya da kirletenleri temizlemek için ömür törpülersin.
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun