no fucking license
Bookmark

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NEDEN İŞLEVSİZ YENİ DÜNYA DÜZENİ NASIL OLMALI

Dünya Beşten Büyük mü, Yoksa Beş Kişiye Kiraya mı Verilmiş?

Erdoğan'ın "Dünya Beşten Büyüktür" Sözü Ne Deni Gerçekçi?  

Yeni Bir Dünya Düzeni Mümkün mü, Yoksa Bu Oyun Hep Aynı mı Kalacak?
BM neden felç? Veto hakkı kalksın mı, nüfusa göre temsil gelsin mi? Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" sözü ışığında yeni dünya düzeni önerileri
Süslü konuşmayacağım.
Dünya dediğin yer şu an düzensizliğin düzeniyle yönetiliyor.

BM dediğin yer, beş tane kodamanın oturduğu, dünyanın geri kalanının da kapıda "belki bize de bir ekmek düşer" diye beklediği bir noter dairesine döndü. Erdoğan "Dünya beşten büyüktür" dediğinde aslında kralın çıplak olduğunu söyledi ama kralın elindeki asayı bırakmaya hiç niyeti yok. 

Bir tarafta savaş…
Bir tarafta açlık…
Bir tarafta güç kavgası…

Ortada ise koca bir masa:
Birleşmiş Milletler
Ama masa var…
Adalet yok.
 
❓ “Dünya Beşten Büyük” Sözü Gerçekten Ne Anlatıyor?

Recep Tayyip Erdoğan yıllardır bir cümle kuruyor, “Dünya beşten büyüktür.”
Peki bu ne demek?
Şu demek:

Dünyanın kaderi, beş ülkenin dudağı arasında.
Yani:
Karar var ama veto var
Hak var ama güç yok
Adalet var ama uygulanmıyor, “Adalet terazisi varsa ama tartmıyorsa…
orada adalet değil, dekor vardır.”
 
🧩 Birleşmiş Milletler Neden İşlevsiz?

Birleşmiş Milletler  kurulurken amaç güzeldi.
Barış.
Denge.
Ortak akıl.
Ama bugün ne görüyoruz?

Savaşlar durmuyor.
Kararlar uygulanmıyor.
Güçlü olan bildiğini okuyor.

Çünkü sistemin içinde bir açık var:
Veto.
Viral Alıntı, “Bir masada herkes eşitse…kimse ‘ben veto ediyorum’ diyemez.”
 
⚔️ Peki Ya NATO?

Bir de şu var:
NATO
Eskiden caydırıcı güç denirdi.
Şimdi?
Varlığı tartışılıyor.
Çünkü dünya değişti ama kurumlar yerinde saydı.
 

🌍 Yeni Dünya Düzeni Nasıl Olmalı?


Şimdi gelelim asıl meseleye.
Bu sistem çöküyorsa…
Yenisi nasıl kurulacak?
Hadi sokak diliyle konuşalım:
Bu bina çürük.
Ya güçlendireceksin ya yıkıp yeniden yapacaksın.
 
1️⃣ Veto Hakkı Kaldırılmalı

Beş ülkenin “istemiyorum” demesiyle dünya duruyorsa…
Bu sistem adalet değil, tekelleşmedir.
Bir kişinin ‘Hayır’ı, milyonların ‘evet ’ini susturuyorsa orada demokrasi, hak, hukuk, adalet, yoktur.”
 
2️⃣ Nüfusa Göre Temsil

Dünya nüfusu milyarlarca.
Ama kararları birkaç ülke alıyor.
Bu mantık şu:
Kalabalık konuşuyor…
Ama mikrofon başkasında.
 
3️⃣ BM’nin Askeri Gücü Olmalı

Birleşmiş Milletler  karar alıyor ama uygulayamıyor.
Yani:
Hak var…ama yaptırım yok.
Bu da şu demek:
Söz var, güç yok.
 
4️⃣ Mevcut Sınırlar Teminat Altına Alınmalı

Bugün savaşların çoğu neden çıkıyor?
Toprak.
Eğer sınırlar garanti altına alınmazsa…
Dünya sürekli kavga eder.
 
5️⃣ Ekonomik Adalet Sistemi Kurulmalı

Bugün dünya düzeni şunu söylüyor:
Zengin daha zengin.
Fakir daha fakir.
Bu sistem sürdürülebilir değil.
Çünkü aç insan…barışı düşünmez.
Açlık olan yerde barış, ancak kağıt üzerinde yaşar.”
 

🧠 Asıl Sorun Sistem mi, İnsan mı?


Buraya kadar sistemi konuştuk.
Ama bir gerçek var:
Sistemi kuran da insan.
Bozan da insan.
Eğer niyet bozuksa…
En mükemmel sistem bile çöker.
 
🪑 Sokaktaki Gerçek

Kahvede biri şöyle dedi, “Abi dünya adil olsa bu kadar savaş olur mu?”
Kimse cevap veremedi.
Çünkü cevap basit:
Olmaz.

******

Dünya beşten büyük derler,
Ama beş gölge el koymuş masaya;
Güneş bile izinsiz doğamaz sanki,
Sabahlar bile verilmiş kiraya.

Bir anahtar dönüyor gök kubbede,
Paslı bir kilit gibi kader;
Kapılar herkese açık denmişti oysa,
Ama kapı kolu beşlinin elindeler..

Bulutlar bile sıraya girmiş,
Yağmur damlaları sayılıyor tek tek;
İsraf yasak gökyüzünde,
Ama hırs bedava, sınırsız ve sek..

Haritalar katlanmış bir cebin içinde,
Denizler sus payı vermiş dalgalara;
Kıyılar, kıyı olmayanlara satılmış,
Martılar bile kiracı olmuş rüzgâra.

Bir masa var, örtüsü yok;
Üstünde dünya diye yuvarlak bir tabak.
Beş kaşık çalıyor aynı çorbayı,
Geri kalanlar buharı kokluyor korkak korkak..

Adalet terazisi eğilmiş biraz,
Ama kimse fark etmiyor ağırlığı;
Çünkü gözler bağlı değil artık,
Gözler kapalı, gönüller kiralık.

Dünya beşten büyük derler,
Ama yankısı küçük odalarda sıkışmış yine.;
Söz büyür, umut taşar içimizden,
Belki bir gün masa devrilir ansızın diye.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Beş kişinin 'dur' dediği yerde dünya yerinden oynamıyorsa, o dünya ya onların tapulu malıdır ya da biz fazla safız!"

Selam beyler, hanımlar... Kahvenin köşesinden yine ben, Ahmet Atam. Bugün mevzu BM, yani "Bizimkiler Meclisi" değil, Birleşmiş Milletler. Adamlar İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bir masa kurmuşlar, üstüne de "Veto" diye bir sopa bırakmışlar. Beş tanesi "He" demeden kuş uçmuyor. Erdoğan çıktı, "Dünya beşten büyüktür" diye masaya yumruğunu vurdu. Haklı mı? Dibine kadar haklı!

Ama gel gör ki, o beşli çete (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) bu tatlı kârı bırakır mı? Dünya felç olmuş, Gazze’den Ukrayna’ya her yer yangın yeri, BM ise sadece "endişeliyiz" açıklaması yapıyor. Lan, sizin endişeniz bizim mutfaktaki yangını söndürmüyor! Hadi gelin, şu beşli tiyatroyu bizim terazide bir tartalım.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Veto Hakkı "Kuvvetli olanın sözü geçer hacı, kural bu." Kuvvet haklılık demek değildir. Bir kişinin "Hayır" demesiyle 190 ülkenin kararı çöpe gidiyorsa, orası demokrasi değil, açık hava hapishanesidir.
Nüfusa Göre Temsil "Kalabalık olanın sesi çok çıkar, Hindistan ne olacak?" Nüfus değil, adalet esastır. Ama 1.5 milyar insanın temsil edilmediği masada, 60 milyonluk Fransa'nın veto yetkisi olması tam bir kara mizah!
Yeni Dünya Düzeni "Eski köye yeni adet gelmez, böyle gelmiş böyle gider." Eski köy çürüdü, kokusu dünyayı sardı. Bölgesel güçlerin (Türkiye dahil) masada olmadığı bir düzen, düzen değil sadece "ertelemektir."

Küresel Tiyatroya Dair Sorular

1. BM neden hiçbir sorunu çözemiyor?

Çünkü çözüm için değil, statükoyu (yani o beşlinin keyfini) korumak için kurulmuş. Sorun o beşliden birine dokunuyorsa, mekanizma anında "Error" veriyor.

2. Veto hakkı kalkarsa ne olur?

Dünya biraz daha gürültülü ama çok daha adil olur. Kimse kafasına göre racon kesemez, çoğunluğun vicdanı devreye girer.

3. Türkiye'nin bu çıkışı ne kadar gerçekçi?

Türkiye burada bir bayrak açtı. Bugün "boş laf" diyenler, yarın o beşlinin altında ezilince bu sözün kıymetini anlayacaklar. Gerçekçilik zorlamayla gelir!

4. Nüfus bazlı temsil çözüm mü?

Sadece nüfus yetmez; coğrafi dağılım ve kıtaların temsili de lazım. Afrika'nın, İslam dünyasının sözü geçmediği bir masada "dünya barışı" ancak masaldır.

5. Yeni bir dünya düzeni mümkün mü?

Tarih bize gösteriyor ki; çökmeyen imparatorluk, değişmeyen düzen yoktur. Mümkün ama sancılı olacak. Eski dünya ölmekte, yenisi ise doğmak için fırsat kolluyor.

GÜNÜN ANA FİKRİ

"Beş kişi sofrada tıka basa doyarken geri kalan dünya bulaşık yıkıyorsa, o mutfakta huzur kalmaz; tencere yakında kafalarına patlar!"

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun