Fiyat Herkese Aynıysa, Düşmanlık Nereden Çıkıyor?
Aynı Markette Alışveriş Yapıp, Neden Farklı Gerçeklerde Yaşıyoruz?
Aynı fişi alıyoruz…
Ama sen başka bir ülkenin vatandaşı gibi seviniyor, ben başka bir ülkenin vatandaşı gibi üzülüyorum.
📌 Mesele Fiyat Değil, Mesele Kafa
Bak şimdi…
Süsleyip püsleyemeyeceğim.
Oduna anlatır gibi anlatacağım.
Kardeşim…
Sıvı yağı ben 160 liraya alırken sen 100 liraya almıyorsun.
Ya da ben 100’e alırken sen 160’a almıyorsun.
Bu bir temel ihtiyaç.
Aynı raftan alıyoruz, aynı kasadan geçiyoruz.
O zaman ne olması lazım?
- 👉 Zam gelince ikimiz de söveceğiz.
- 👉 İndirim olunca ikimiz de sevineceğiz.
Ama sen ne yapıyorsun?
- 👉 Sadece indirimde seviniyorsun.
- 👉 Zamma gelince susuyorsun.
Niye?
Çünkü mesele fiyat değil…
Senin kafan fiyatı bile partilere bölmüş.
🧠 Ekonomi mi Bu, Yoksa Fanatik Yandaşlık Oyunu mu?
Bir yıl önce 50 liraydı o yağ…
Bugün 160 lira…
Bunu söylemek düşmanlık mı?
Yoksa gerçekleri konuşmak mı zoruna gidiyor?
Senin mantık şu:
- “Düşerse alkışla”
- “Çıkarsa sus”
Kusura bakma ama…
Bu ekonomi değil, bu itaat.
💻 Teknoloji Gerçeği: Telefon Partine Göre Fiyatlanmıyor
Bak bir de şu var…
Biz elektronik ürünü neyle alıyoruz?
TL ile değil… dolarla, euroyla.
Dışarıda 10 birim olan bir ürün,
buraya geliyor… hop 130 birim.
Şimdi soruyorum sana:
20 bin liralık telefon için biri sana diyor mu:
Sen şu partilisin, sana 2 bin lira”?
Yok.
Bana diyorlar mı:
Sen eleştiriyorsun, sana 30 bin”?
O da yok.
Aynı kazık…
Hepimize eşit giriyor.
Eee?
O zaman bu ayrışma neyin kafası?
⚖️ Aynı Acıyı Yaşıyoruz, Ama Farklı Tepki Veriyoruz
Bu ülkede biri aç kalınca…
Hepimiz aç kalıyoruz aslında.
Bir çocuk üşüyünce…
Hepimizin içi üşüyor.
Bir kadın zarar görünce…
Hepimizin insanlığı yara alıyor.
Ama sen ne yapıyorsun?
Önce soruyorsun: “Hangi partiden?”
Ben ne yapıyorum?
İnsan mı? diye bakıyorum.
Aradaki fark bu işte…
👉 Sen kimlik arıyorsun, ben vicdan.
Aynı Toprak, Aynı Sofra, Aynı Gerçek
Bak güzel kardeşim…
Osmaniye’nin fıstığını birlikte yiyoruz
Diyarbakır’ın karpuzunu birlikte kesiyoruz
Amasya’nın elmasını birlikte ısırıyoruz
Aydın’ın incirini birlikte çiğniyoruz
Hiç duydun mu:
Sen şu şehirlisin, sana karpuz yok” diyen?
Yok.
Peki bu düşmanlık nereden çıkıyor?
- Tarlada yok…
- Markette yok…
- Sokakta yok…
Ama kafalarda var.
Asıl Düşman: Görünmeyen Ama Her Yerde Olan
Ortada bir düşman var evet…
Ama o ben değilim…
Sen de değilsin…
Onun adı: Cehalet.
Seni bana düşman gösteriyor…
Beni sana yabancı yapıyor…
Sonra ikimizi aynı kasada buluşturup…
Aynı fişi kesiyor..
Aynı ürünü aynı fiyata alıp, farklı sevinçler yaşıyorsan…
Sorun markette değil kardeşim…
Senin zihnin indirim görmüş.
İnsanlar aynı gerçekle yaşayıp farklı masallara inanıyorsa, orada gerçek eksik değil, cesaret eksiktir.
Sen bana düşman değilsin…
Sen sadece yanlış hikâyenin figüranısın.
Ve kusura bakma ama…
Aynı fişi tutup hâlâ farklı gerçeklere inanan varsa,
Sorun ekonomide değil…
Odunlukta.
------
Kasada sıra…
Herkes aynı ter kokusunda bekliyor,
Fişler aynı mürekkep,
Rakamlar aynı utançla basılıyor.
Ben bakıyorum fişe,
Sen bakıyorsun logoya.
Ben diyorum “yanıyoruz”,
Sen diyorsun “ışık var.”
Bir şişe yağ var aramızda,
Etiketi şişmiş bir balon gibi…
İçinde ayçiçeği değil,
Sessiz kalınmış zamlar yüzüyor.
Ben rakamı görüyorum,
Sen “şükür” diyorsun.
Ben geçmişi hatırlıyorum,
Sen hafızanı taksitle satmışsın.
Market dediğin yer aslında
Küçük bir memleket…
Reyonlar seçim sandığı,
Kasiyer kader,
Fiş ise
İnkârın resmi belgesi.
Telefonlar vitrine dizilmiş,
Hepsi ithal birer gurbetçi.
Dolarla konuşuyorlar,
Biz Türkçe fakirleşiyoruz.
Satıcı sormuyor:
Sen kime oy verdin?
Ama sen…
Kendi cebini bile partilere bölmüşsün.
Bir çocuk üşüyor bir yerde,
Benim içim titriyor…
Sen soruyorsun:
Kimden?
Bir kadın ağlıyor,
Ben insan diyorum…
Sen kimlik arıyorsun.
Vicdan dediğin şey
Sende nüfus cüzdanına bağlanmış.
Toprak aynı…
Karpuz aynı tatta,
Fıstık aynı dişte kırılıyor.
Hiçbir ağaç demiyor ki:
Sen benden değilsin.
Ama sen…
Odun olmuşsun da
İçinde insan kalmamış.
Dolar yükseliyor…
Bir balon gibi değil,
Bir tabut gibi ağır ağır.
Ben diyorum “boğuluyoruz”,
Sen diyorsun “yüzüyoruz.”
Kardeşim…
Sen yüzmüyorsun,
Sadece batmayı alkışlıyorsun.
Bir gün gelecek…
Aynı kasada yine buluşacağız.
Fiş yine uzun olacak,
Cepler yine kısa…
Ama bu sefer
Ne ben sana anlatacağım,
Ne sen anlayacaksın.
Çünkü bazı insanlar
Gerçeği duyunca değişmez…
Sadece odunluğu cilalar.
Aynı yangında yanıp, dumanı başkasının evinden çıkıyor sanıyorsan…
Geçmiş olsun kardeşim…
Sen artık ateşi değil, kendi külünü savunuyorsun.
Aynı ürünü aynı fiyata alan insanlar neden farklı tepkiler veriyor? Ekonomi, algı ve cehalet
Selam millet... Ben Ahmet Atam. Bugün marketteydim, manzara yine aynı. Etiketler her gün şaha kalkıyor, bizim maaşlar kaplumbağa hızıyla arkadan bakıyor. Ama garip olan ne biliyor musun? Aynı pahalılık tokadını yiyoruz ama tepkiler "partili".
Kasada bekleyen amca, peynirin fiyatını görünce önce bir yutkunuyor, sonra yanındakine bakıp "Dış güçler yapıyor yeğenim" diyor.
Ulan amca, dış güçler senin kahvaltı sofrandaki peynire mi göz dikti? Öbürü de "Hükümet istifa" diye bağırıyor ama çözüm ne dersen o da meçhul. Biz ne ara tencerenin içindeki dertten çok, o tencereyi kimin kaynattığıyla ilgilenir olduk?
Pahalılık herkese eşit ama akıl tutulması kişiye özel. Hadi gelin, şu yandaşlık oyununu bizim terazide bir tartalım.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Fiyat Etiketleri | "Marketler stokçuluk yapıyor, devlet ne yapsın?" | Marketçi mi basıyor bu parayı? Enflasyonun anası para basmak, babası ise plansızlıktır. Markete kızıp saraya alkış tutmak, celladına aşık olmaktır. |
| Yaşam Standartı | "Eskiden kuyruk vardı, şimdi bolluk var." | Bolluk var ama cüzdan yok! Rafta duran malın sana faydası ne? Eskiden kuyrukta bekler alırdın, şimdi reyonun önünden geçerken iç geçiriyorsun. |
| Fanatiklik | "Reis gitsin de ülke mi batsın?" | Ülke kişiyle batmaz, üretimle ayakta kalır. Siyaseti din gibi, partiyi kutsal gibi görürsen; aç kalırsın ama "şükür" dersin. Bu şükür değil, düpedüz uyumaktır. |
Market Reyonundaki Gerçekler
1. Pahalılık gerçekten küresel bir sorun mu?
Dünyada enflasyon var mı? Var. Ama bizdeki enflasyon dünya turu atıp geri gelmiş hali. Elalem %5 ağlarken biz %70'e "hamdolsun" diyorsak, sorun dışarıda değil içerideki mutfaktadır.
2. İnsanlar neden hala gerçeği savunmuyor?
Çünkü gerçek acıdır, yalan ise tatlı. Hatanı kabul etmek zordur, suçu başkasına (dış güçlere, marketçiye) atmak ise en kolay yoldur.
3. Aynı markette neden farklı gerçeklikler yaşıyoruz?
Çünkü gözümüzdeki gözlüklerin rengi farklı. Biri partizanlık gözlüğüyle bakıyor, öbürü boş cüzdanla. Gözlük camını silmedikçe aynı domatesi farklı fiyata görürsün.
4. Ekonomi mi, yoksa fanatiklik mi daha baskın?
Fanatiklik, ekonomiyi yedi bitirdi hacı! İnsanlar aç kalmayı, "bizimkiler" gitmesine tercih eder hale geldi. Bu bir akıl tutulmasıdır.
5. Bu durumdan nasıl kurtuluruz?
Takım tutar gibi parti tutmayı bıraktığımız gün kurtuluruz. Kim iyi yönetiyorsa alkışlayıp, kim cebimizi boşaltıyorsa ensesine tokadı yapıştırdığımızda iş çözülür.
GÜNÜN ANA FİKRİ
"Aynı marketten pahalıya alışveriş yapıp farklı yalanlara inanmak, sadece siyasetçileri zengin eder; senin tenceren ise her geçen gün daha çok su kaldırır!"




Yorum Gönder