Monarşi önerisi diplomatik bir gaf mı yoksa bilinçli bir mesaj mı?
ABD Büyükelçisi Neden Monarşi Övdü? Türkiye’ye Verilen Mesaj Ne
Monarşi Önerisi Ne Anlama Geliyor? Türkiye’de Tek Adam Rejimi Meşrulaşıyor mu?
ABD Büyükelçisi Tom Barrak katıldığı bir forumda Erdoğan'ın gözünün İçine Bakarak Monarşi Övdü” bu Ne Demek?
Bir Büyükelçi Neden Ve Nasıl Böyle Konuşur?
Bir ülkenin büyükelçisi çıkıp da bulunduğu coğrafyaya “monarşi daha uygun” diyorsa, bu öyle sıradan bir laf değildir.
Bu, diplomasi masasının altından tekme atmaktır.
Hele bunu, ülkenin liderinin gözünün içine baka baka söylüyorsa…
Kusura bakmayın ama bu iki ihtimali doğurur:
Ya karşısındakinin bundan rahatsız olmayacağını biliyordur
Ya da zaten o zeminin hazır olduğunu düşünüyordur
İkisi de hafife alınacak şey değil.
👑 Monarşi Övgüsü = Tek Adam Sistemine Göz Kırpmak mı?
Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım…
Bugün Türkiye’de zaten yıllardır tartışılan bir gerçek var:
Gücün tek elde toplanması.
Hal böyleyken bir yabancı diplomat çıkıp: “Bu bölgeye monarşi daha uygun” diyorsa,
bu laf havaya söylenmiş olmaz.
Bu, dolaylı olarak şunu ima eder: “Zaten geldiğiniz nokta buna yakın, devam edin.”
Yani açık açık söylemese bile, tek merkezli yönetimi meşrulaştıran bir bakış açısıdır.
Bu detay önemli.
Çünkü diplomasi, kelimelerden çok bakışlarla yazılır.
Bir büyükelçi eğer bunu: kapalı kapılar ardında değil açık platformda ve doğrudan muhatabına bakarak söylüyorsa
Bu artık fikir beyanı değil,
Mesajdır.
Ve o mesajın alt metni şudur: “Biz bu tarz yönetimlere yabancı değiliz… hatta sorun etmiyoruz.”
Açık açık “onaydır” demek belki diplomatik olarak ağır olur…
Ama ben sokak diliyle söyleyeyim:
Bu düpedüz “itiraz etmeme halidir.”
Bazen sessizlik, en yüksek alkıştır.
Dışarıdan bakan şunu der: “Demek ki rahatsızlık yok.”
Bakın mesele sadece bir cümle değil.
Mesele şu:
Monarşi konuşuluyor
Tek adam yönetimi tartışılmıyor bile
Ve bu durum yavaş yavaş alıştırılıyor
Yani sistem değişmiyor gibi görünür…
Ama algı değişiyor.
Ve en tehlikelisi de bu zaten.
Ben böyle bir durumda lafı dolandırmam.
Derim ki:
Bir de eklerim:
Biz saltanatı kaldırırken kimseye danışmadık, geri getirmeye çalışanlara da hesap sormasını biliriz.”
Tom Barrak, Ey emperyalizmin sözcüsü
Bir cümle attın ortaya.
Altın varaklı, cilalı, süslü…
Ama içi küf kokuyor.
Monarşi…dedin.
Sanki masal anlatıyorsun çocuklara,
Sanki bu topraklar hiç yangın görmemiş gibi,
Sanki saraylar hiç halkın sırtına basmamış gibi.
Bir söz attın havaya,
Ama o söz, kelime değildi…
Bir taçtı.
Altın değil,
Ağırlığıyla boyun kıran cinsten.
Havada süzüldü,
Bir bakıştan diğerine geçti,
Ve ben o an anladım:
Bu laf, rüzgâr değil…
Niyet taşıyor.
Biz o tacı tanırız.
Bir zamanlar başımızdaydı,
Sonra fark ettik,
Başımızda değil,
Boğazımızdaymış.
Çıkardık.
Attık.
Toprağa gömdük.
Üstüne de bir söz yazdık:
Bir daha geri gelmesin.
Şimdi sen kalkmış,
Mezarı kazıyorsun diplomasi küreğiyle.
Diyorsun ki:
Bu coğrafyaya demokrasi fazla…
Yok be kardeşim,
Demokrasi fazla değil…
Senin alıştığın sessizlik fazla.
Bir ülkenin kaderini,
bir ailenin soy ağacına bağlamak…
Bu yönetim değil.
Bu,
Milleti miras gibi dağıtmaktır.
Göz göze geldiniz ya hani…
İşte orası önemli.
Çünkü bazen söz değil,
Suskunluk bağırır.
Ve bazen alkış,
Ellerle değil…
İtirazsızlıkla yapılır.
Sanma ki anlamadık.
Bu topraklarda her şey yavaş olur ama
Unutulmaz.
Bir söz söylenir,
Yıllar sonra bile yankı yapar.
Senin sözün de yaptı.
Duvarlara değil,
Hafızaya çarptı.
Şimdi sana benim dilimden cevap:
Ne sarayın ışığı gözümü alır,
Ne tacın parıltısı aklımı.
Biz o filmi izledik.
Son sahnesi hep aynı:
Birileri yukarıda…
Herkes aşağıda.
Sen “monarşi” dersin…
Ben “hafıza” derim.
Sen “uygun” dersin…
Ben “yutmadık” derim.
Ve şunu da açık açık söylerim:
Bu milletin başına taç koyamazsın…
Ama sabrına basarsan,
O taç başına geçer.
Monarşi Tartışması Nereye Gidiyor? Türkiye İçin Yeni Bir Sistem mi Dayatılıyor
Selam millet... Bugün gündem biraz siyasetin ötesinde, tam bir diplomasi tiyatrosu. ABD Büyükelçisi Tom Barrak çıkmış bir forumda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gözünün içine baka baka monarşi övüyor. "Efendim krallık iyidir, monarşi istikrardır" tadında laflar ediyor. Ulan diyorum kendi kendime; bu herifler daha dün dünyaya demokrasi pazarlamıyor muydu?
Şimdi bir büyükelçi durup dururken neden böyle konuşur? Bu bir iltifat mı, yoksa "biz senin her istediğini yapmana yol veriyoruz, yeter ki bizimle ol" mesajı mı? Ya da daha fenası; bizi monarşiyle yönetilmeye layık mı görüyorlar? Göz göze gelip monarşi gazı vermek, öyle masum bir diplomasi hareketi değildir beyler. Gelin şu Tom Barrak’ın "monarşi" aşkını Ahmet ATAM terazisine koyalım.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Monarşi Övgüsü | "Bak Amerikalı bile anladı istikrarın önemini." | Amerikalı seni sevmez. Seni 'tek elden' yönetip kontrol etmenin daha kolay olduğunu bildiği için monarşi övüyor. |
| Göz Göze Diplomasi | "Reis'in karşısında saygıyla eğiliyorlar." | O saygı değil, pokerci taktiğidir. Gözünün içine baka baka seni istediği yere çekmeye çalışıyorlar. |
| ABD'nin Tavrı | "Demokrasi dayatmasından vazgeçtiler." | İşlerine gelince demokrasi, gelmeyince krallık... Türkiye’yi Ortadoğu tipi bir yapıya itmek işlerine geliyor. |
Diplomasi Arka Planı: Neler Oluyor?
1. Bir büyükelçi neden monarşi över?
Çünkü diplomatlar için değerler değil, hedefler önemlidir. 'Güçlü el' üzerinden kontrol kurmak onlar için her zaman daha pragmatiktir.
2. Bu halk için ne ifade ediyor?
Tehlike çanlarıdır. Biz Cumhuriyetle sınıf atladık; elin oğlu bize 'ikinci sınıf' yönetim biçimlerini layık göremez.
3. Ahmet Abi, bu işin sonu nereye varır?
Eğer özgürlüklerimizden vazgeçersek, elin oğlu bizi bir emirle yönetmeye kalkar. Diplomaside bedava yemek olmaz.
"Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir; sana monarşi vaat eden yabancı, aslında kendine sadık bir vekilharç aramaktadır."
Ahmet ATAM
KENDİME YAZILARIM
Gerçeğin izini sürmek için tek tık yeterli:
🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL© 2026 | "Kalemi dürüst olanın, izi derin olur."




Yorum Gönder