Bölünerek Çoğalacağınızı Sananlara: Kendi Kuyusunu Kazmak Sanatı!
Esnaf emeklisi olarak ömrümün yarısını tezgâh başında, kalanını ise memleketin hâlini kendimce değerlendirmekle geçirdim.
Yahu kardeşim, yüzde 3, 5, 7…
Balyozun Gölgesinde Bölünme Dansı
Tarih, yükselenin kafasına inen balyozlarla doludur.
Bakın, iktidar mekanizması tam bir "böl-parçala-yönet" laboratuvarı gibi çalışıyor:
Kendi Kuyusunu Kazanlar Kulübü
Bugün CHP biraz hareketlenip genişlemeye başladığında ne olacağını sanıyorsunuz?
"Ahmet ATAM'dan: Memleket yangın yeriyken, mutfakta tencere kaynamazken ana muhalefetin derdi koltuksa, o koltuk millete umut değil, sadece müteahhit düzenine payandadır. Gemi su alırken kaptanlık kavgası yapan süvariler, batışı hızlandırmaktan başka işe yaramazlar!"
Ey Kemal Kılıçdaroğlu, Ey Özgül Özel! Beyler, Gemi Su Alırken Kaptanlık Kavgası Yapılmaz!
Selam cemaat. Çökün şöyle masanın etrafına, çayları tazeleyin ama bu sefer muhalefetin o acı kahvesini içeceğiz, şu dünyada, ne kurultaylar gördüm, ne "umut" diye parlatılıp sönüp giden liderler gördüm. Ama böylesine aymaz, böylesine sokağın feryadından kopuk bir tiyatroyu herhalde Roma’yı yakan Neron bile oynamamıştır.
Yahu memlekette stagflasyon milleti silindir gibi ezmiş, emekli pazar artığı topluyor, esnaf borç harç içinde kıvranıyor; bizim muhalefet cephesine bi bakıyorsun, ana haberlerde yine aynı terane! Ey Kemal Kılıçdaroğlu, ey Özgül Özel... Beyler, kendinize gelin ulan! Gemi su alıyor, batıyoruz, siz hala 'Kaptan köşküne kim oturacak, delegeyi kim kapacak' diye birbirinizin paçasından çekiyorsunuz!
Eğri oturalım doğru konuşalım. Kemal Bey, onca seçim kaybettin, millet sana "yeter artık dede, çekil köşene anılarını yaz" dedi, zar zor koltuğu bıraktın. Ama bakıyorum hala arkadan delege hesabı yapıyor, tweetlerle ince ince ayar veriyorsun.
Ulan senin derdin memleket mi, yoksa "benden sonrası tufan" intikamcılığı mı? Dönüyorsun öteki tarafa, "Değişim" diye gelen Özgül Özel’e bakıyorsun... Yahu Özgür kardeş, masaya vurup yumruğunu çare üreteceğine, sokağın nabzını tutacağına, boyuna polemik, boyuna parti içi kliklerle denge kurma telaşındasın. Vatandaş sandıkta size ana muhalefet görevi verdi, "Bizi bu cendereden çıkarın" dedi; siz gittiniz, partiyi kurultay salonlarında boks ringine çevirdiniz. Millet aç ulan aç! Sizin delege listeleriniz karnımızı doyurmuyor!
| Koltuk Kavgası Tiyatrosu | Genel Merkez Söylemi | Ahmet ATAM'ın Terazisi |
|---|---|---|
| Kemal Kılıçdaroğlu Kanadı | "Partinin kurucu değerlerini korumak ve vefayı tesis etmek için buradayız." | Hassstir oradan! Vefa dediğin millete olur, o koltuğa yapışıp ölene kadar kalmak vefa değil, koltuk bağımlılığıdır. Onca mağlubiyetten sonra arkadan oyun kurmak, bu milletin geleceğini sabote etmektir. |
| Özgül Özel ve Yönetimi | "Büyük değişimi başlattık, iktidar yürüyüşümüz partiyi yenileyerek sürecek." | Yenilenen tek şey vitrin kardeş! Sokağın gerçek derdine, ekonomik soyguna karşı dişe dokunur tek bir alternatif program koyamadınız. Sadece Kemal Bey'in kliklerini temizlemekle memleket davası güdülmez. |
| Vatandaşın Hali | "Gündemimiz halkın sorunları, her çarşamba grupta konuşuyoruz." | Kürsüde gaz almakla karın doymuyor. Ana muhalefet umut olamıyorsa, hırsızlar elini kolunu sallayarak geziyorsa, suçun yarısı da bu basiretsiz koltuk sevdalılarınındır. Biz sizin kurultay delegeniz değiliz, canı yanan halkız! |
Hiciv ve kara mizahın en acınası yerindeyiz beyler: İktidar her gün faturayı biraz daha kabartıyor, vergiyi tabana değil garibana dayıyor; bizim muhalefet ise tüzük kurultayında hangi delegenin hangi genel başkan yardımcısının elini öpeceğini tartışıyor.
Ulan siz bu kafayla giderseniz, bu millet sizi tamamen tarihin çöplüğüne gömecek, haberiniz yok. Bir ülkede iktidar ne kadar liyakatsizse, muhalefet de o kadar ciddiyetsiz olurmuş, bizimki de o hesap. Tokat gibi gerçek budur:
Gemi su alırken kaptanlık kavgası yapan süvarilerin derdi gemiyi kurtarmak değil, filikada kendilerine en geniş yeri kapmaktır. Ama unuttukları bir şey var; bu gemi batarsa, o filikalar da sizi kurtaramayacak!
Muhalefetin Koltuk Çıkmazı (SSS)
1. Kemal Kılıçdaroğlu neden hala sahneden çekilmiyor?
Çünkü Türk siyasetinde 'kaybeden çekilir' ahlakı gelişmemiştir. Kemal Bey, kaybettiği onca seçime rağmen hala parti içi dengelerde bir güç merkezi olarak kalmayı, delege gücüyle kendi varlığını tescillemeyi memleket davasının önüne koyuyor.
2. Özgür Özel’in liderliği neden sokakta tam olarak karşılık bulamıyor?
Çünkü halk 'köklü bir yapısal değişim ve ekonomik alternatif' beklerken, yeni yönetim daha çok parti içi tasfiyelerle ve eski genel başkanın gölgesiyle kavga etmekle meşgul. Güçlü, net ve protest bir muhalefet dili yerine dengeleri idare etmeye çalışan bir tarz sergileniyor.
3. Parti içi kurultay ve tüzük kavgaları vatandaşa ne kaybettiriyor?
Umut kaybettiriyor hemşerim! Vatandaş iktidardan bunaldığında sığınacak, hakkını savunacak güçlü bir kale arıyor. Ama kalenin içindekiler ganimet kavgasına tutuşunca, halk alternatifsiz kalıyor ve derin bir apatiye, yani boş vermişliğe sürükleniyor.
4. Gerçek bir muhalefet hareketi nasıl olmalıdır?
Genel merkez binasından çıkıp çarşıya, pazara, tarlaya inecek. Sadece laf üretmeyecek; gölge kabine kurup tarımda, ekonomide, hukukta liyakatli kadrolarla çözüm projelerini halkın önüne tokat gibi koyacak. Parti içi klikleri değil, halkın ekmeğini büyütecek.
5. Ahmet ATAM bu iki lidere ne tavsiye eder?
Kemal Bey, al tesbihini eline, çekil köşene, bu millete daha fazla gölge etme. Özgür kardeş, sen de eski yönetimin hayaletleriyle dövüşmeyi bırak, gözünü parti içine değil sokağa çevir. Eğer bu halkın feryadına ses olamazsanız, tarih ikinizi de bu soygun düzeninin suç ortağı olarak yazar!
Günün Ana Fikri
"Evindeki yangını söndürecek itfaiyecilerin, baltayı kimin tutacağı konusunda kavga ettiği bir memlekette; ev de yanar, umutlar da kül olur. Millet ekmek derdindeyken koltuk hesabı yapan muhalefet, bu ülkenin en lüks israfıdır!"
Ahmet ATAM
KENDİME YAZILARIM
🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL© 2026 | "Kalemi dürüst olanın, izi derin olur."




Yorum Gönder