no fucking license
Bookmark

KÜMESLERE KAYYUM TAVUK ETİ FİYATLARINI DÜŞÜRÜR MÜ

Tavuk fiyatı emirle düşer mi? 

Üretimde maliyetler fermanla, masaya vurulan yumrukla azalır mı? 

Bugün Türkiye’nin en büyük tavuk eti üreticilerine, haksız ettikleri rekabet ve fiyat artışı gerekçesiyle kayyum atanmış. 
Ne garip iş! 
Ve ne kadar ilginç değil mi? 
AKP Serbest Piyasa Ekonomisinden, Devletçi Piyasa Ekonomisine mi geçiyor? 
Siyasal İslam Komünizmine mi geçeceğiz acaba?
 
Dünyanın en büyük üç üreticisinden biri olan Banvit'in yöneticileri bugün gözaltına alınmış.
Ben her ne kadar beslenme olarak tasvip etmesem de bu ülkede Endüstriyel Tavukçuluk olmasa ülke açlığa sürüklenir. 

Doksan milyon sadece insanı kırmızı etle besleyemezsin. 
Sadece Sebzeyle de besleyemezsin. 
Halkın aç kalmamasını en önemli 2 faktörü Tavuk ve Patatestir. 
Bu ikisi olmasa bu millet aç kalır, hatta yamyamlığa kadar gider bu iş.

Şimdi AKP hükümeti yirmi üç yıldır bir türlü rayına koyamadığı ekonomiyi, Siyasal İslam Komünizmi modeliyle yoluna koyup halkın en azından aç kalmamasını hedefliyor.

Çünkü onlar da çok iyi biliyorlar.
Deniz çoktan bitti... 
Bu kadar alım gücü düşen bir halkı bekleyen en büyük tehlike ise açlık.

Sorsan ekonomi yönetiyorlar ama ne usul bilirler ne ticaretten anlarlar. 
Oysa bu ülkenin kahvehanesinde oturan yetmişlik ihtiyar bile bilir ki maliyetler zorlamayla düşmez. 
Esnaflık yapmış, piyasanın tozunu yutmuş herkesin bildiği gibi ticaretin kitabında “Zorla fiyat indirirsen, malı piyasadan silersin” yazar. 
Ama bizim aklı evveller sanki iktisat kitabını tersten okumaya ant içmiş.

Kayyum, Tavuğun Fiyatını İndirir mi? 🥚

Şimdi bu işletmelere kayyum atadınız diyelim, peki ne olacak? 
Hayatında kümes görmemiş, tavuğun altından yumurta almamış takım elbiseli bürokratlar mı yem fiyatlarını düşürecek? 
Mazot, elektrik, asgari ücret faturalarına “Hadi düş bakalım” deyince fiyatlar geri mi çekilecek? Bir esnaf atasözü der ki: 
Maliyeti düşürmeden fiyatı düşürmeye kalkarsan, batarsın.

Bu filmi patateste, soğanda, tanzim satış kuyruklarında daha önce gördük. 
Sonuç ne oldu? 
Dağ fare doğurdu. 

Tavukçuya “Sen ucuza satacaksın” dersen, kümesteki civcivleri besleyemez hale gelir. Girişimcinin elinden malını, mülkünü, yönetimini rekabet hukuku bahanesiyle alırsan, o sektörde ne huzur kalır ne de üretim isteği.

Tavuk etinde İhracat Şampiyonluğundan İthalat Kuyruğuna: Bir Yılda Nereden Nereye? ✈️➡️🛒

Bu işin en trajikomik, hani gülerken içimizi sızlatan kısmı ne biliyor musunuz? 
Türkiye, daha düne kadar tavuk eti üretimi ve ihracatında bölgenin devlerinden biri. 
Dünyaya tavuk satıp ülkeye döviz kazandırmakla övündüğümüz o dev sektör, şimdi bir gecede “günah keçisi” mi ilan edildi.  

Tarihe not düşsün bu emekli Ahmet Amca’nın sözleri: 
Bugün üreticiyi hoyratça müdahalelerle boğanlar, tam bir yıl sonra kasap tezgahlarına ithal tavuk koymak için ihale açarlar!  
Brezilya'dan angusun yanına tavuk eti de eklenecek bilesiniz.

İş bilmez dangalaklar kendi kendine yeten, dünyaya meydan okuyan koskoca sektörü el birliğiyle kurutacaklar. 
Sonra da “Dış güçler tavuğumuza göz dikti” diye felsefe yapacaklar. Adalet bunun neresinde? Ahlaklı ve adil ticaret, üreticiyi ezerek değil, önünü açarak olur.

Fiyatları Piyasa mı Belirliyor Yoksa Korku mu? 📊😱

Serbest piyasayı, canları sıkıldığında bozabilecekleri bir oyuncak sanıyorlar. Rekabeti korumak, üreticinin tepesine balyozla inmek değildir. 
Gerçek bir adalet ve denetim istiyorsanız, önce:

  • Üreticinin sırtındaki vergi yükünü, 
  • Yemin çuvalındaki zammı kontrol edeceksiniz. 
  • Enerji maliyetini.
  • Nakliye maliyetini düşüreceksin.

Kümesin kapısını kilit vurup anahtarı memura vermekle enflasyon düşmez. Böyle giderse, yakında, dana ve kuzu etini geçti, tavuk etini bile yalnızca rüyamızda görecek, horoz sesine bile özlem duyacağız 
Dost acı söyler ama doğru söyler.
Not alın.
Bugün 19/06/2026, Migros'ta  Banvit poşetli bütün piliç 100 tl,bir yıl sonra 200 tl'ye zor bulursunuz.


Maliyeti düşürmeden fiyatı indir diyor ferman, 
Zorla güzellik olmaz, kalmadı üreticide derman. 
Mazot uçmuş, yem uçmuş, faturalar el yakar, 
Bizim kayyum efendi kafayı kümese takar.

Patates dedik, soğan dedik, tanzimde kuyruk olduk, 
Ucuza yiyeceğiz derken, pazarda sararıp solduk. 
Şimdi sıra tavuğa geldi, kümesin kapısı kilitli, 
Bu gidişle memleketin yarını, dünden daha dertli!

Şuraya not düşüyor bak, emekli Ahmet Amca'nız, 
Bu kafayla giderseniz, çok sızlar bir yanınız. 
Kendi kendine yeten sektörü el birliğiyle kuruturlar, 
Sonra dönüp suçluyu, yine dış güçte aratırlar!

Adalet bunun neresinde, ahlak nerede hani? 
Üreticiyi ezerek düzeltemezsin bu yamuk düzeni. 
Kümes memura kaldıysa, horozun sesi kesilir, 
Benden söylemesi, dürüst kalemin izi derin çizilir!

Ahmet ATAM

"Ahmet ATAM'dan: Ekonominin kitabını yazdım diyenler, çarşıya pazara zabıtayla iniyorsa bilin ki o kitapta sadece masallar yazılıdır. Maliyeti ekonomik akıl ile düşüremeyenler, fiyatı ancak emirle düşürmeye çalışır!"

Tavuk Fiyatı Emirle Düşer mi? Üretimde Maliyetler Masaya Vurulan Yumrukla Azalır mı?

Selam cemaat. Çökün sandalyelere, çayları tazeleyin de azıcık şu bizim memleketin meşhur 'fiyat sabitleme' tiyatrosunu konuşalım, şu dünyada ne fermanlar, ne genelgeler gördüm ama hiçbir emrin, hiçbir masaya vurulan yumruğun tavuğun kıçından çıkacak yumurtaya ya da kasaptaki but fiyatına söz geçirebildiğini görmedim. 

Bizim Ankara'daki jöleli takım, ne zaman çarşı pazar alev alsa televizyona çıkıp parmak sallıyor: "Tavuk fiyatlarını indirin, yoksa ceza keseriz!" Ulan adama sorarlar; tavuk fiyatı emirle düşer mi be hey gafil?

Eğri oturalım doğru konuşalım. Biz esnaflıktan emekli adamız, ticaretin terazisini iyi biliriz. Üreticinin yem maliyeti dolarla uçmuş, kümesin elektriği fahiş zam yemiş, nakliye kamyonunun mazotu litresi kaç liraya dayanmış... 

Bunları görmezden geleceksin, üreticiye desteği kuşa çevireceksin, sonra da "Tavuk kanadını ucuza satacaksın" diye racon keseceksin. Bu iş zabıta baskınıyla çözülseydi, dünyada enflasyon diye bir şey kalmazdı. Sen maliyeti düşüremiyorsan, masaya vurduğun o yumruk sadece tezgahtaki malın karaborsaya düşmesine yarar. Geleneksel 'emir-komuta' ekonomisini bizim teraziye bi koyalım hele.

Ekonomik Gerçek Ekranlardaki Söylem Ahmet ATAM'ın Terazisi
Yem ve İlaç Maliyeti "Fiyat artışları tamamen fırsatçıların ve stokçuların işi." Ulan tavuk taş mı yiyor? Yemin ham maddesi dışarıdan geliyor, ilaç dolarla alınıyor. Girdiyi kontrol edemeyen akıl, çıktıyı zabıtayla denetlemeye çalışıyor. Günah keçisi arayacağınıza mazottaki vergiyi indirin!
Zabıta ve Ceza Baskısı "Fahiş fiyat uygulayan market ve kasaplara göz açtırmayacağız!" Sokağa polisi, zabıtayı salıp etiket değiştirtmek göz boyamaktır. Üretici zararına mal satmaz; satmaya zorlarsan kümese kilidi vurur, ertesi gün o tavuğu ithal etmek zorunda kalır, parayı elin yabancısına yedirirsin.
Arz-Talep Dengesi "İhracatı yasakladık, içeride fiyatlar hemen tavan silecek." Kısa vadeli pansuman! İhracatı yasaklarsan içeride geçici bolluk olur ama yarın üretici üretimden vazgeçince kıtlık başlar. Ekonominin yasaları ferman dinlemez, ne ekersen onu biçersin.

Kara mizahın dibi burası işte kardeşlerim; koskoca bakanlar, bürokratlar toplanıp "Tavuk lobisiyle mücadele ediyoruz" diye açıklama yapıyor. Yahu güldürmeyin adamı! Tavuğun lobisi mi olur ulan? 

Tavuğun bildiği tek şey yemdir, sudur, sıcak kümestir. Sen çiftçiyi borç batağında yüzdüreceksin, elektriğe her ay gizli saklı zam döşeyeceksin, sonra da kasabı suçlu ilan edeceksin. Tokat gibi gerçek budur: Üretimi baltalayıp fiyatı emirle düşürmeye çalışmak, tencerenin kapağını sıkıca kapatıp altındaki ateşi sonuna kadar açmaya benzer. Bir gün o tencere patlar, faturayı yine çarşıda, pazarda parası pul olan gariban vatandaş öder!

Tavuk ve Üretim Ekonomisi (SSS)

1. Devletin fiyatlara tavan sınır koyması neden işe yaramaz?

Dört yıl önce ete narh koydun en fazla 30 TL olacak dedin, dedin de ne oldu şimdi et kaç para, Çünkü serbest piyasada fiyatı belirleyen şey niyet değil, maliyettir. Zararına satış yapmaya zorlanan üretici ya malını piyasadan çeker (karaborsa oluşur) ya da üretimi tamamen durdurur. Bu da uzun vadede daha büyük bir kıtlığa ve fiyat patlamasına yol açar.

2. Tavuk eti ve yumurta üretimindeki en büyük maliyet kalemi nedir?

Maliyetin yaklaşık %70'ini yem oluşturur. Türkiye'de hayvansal yem ham maddelerinin (soya, mısır vb.) büyük kısmı ithal edildiği için, döviz kurundaki her artış doğrudan tavuk fiyatlarına yansır. Buna devasa kümeslerin elektrik ve ısıtma giderleri de eklenir.

3. İhracat yasakları iç piyasadaki fiyatları kalıcı olarak düşürür mü?

Hayır, sadece geçici bir süre fiyatları baskılar. Dış pazarı kaybeden üretici zarar eder ve kapasite küçültür. Bir sonraki dönemde üretim azaldığı için fiyatlar eskisinden de daha yüksek bir seviyeye fırlar.

4. Gerçek bir fiyat düşüşü için devlet ne yapmalıdır?

Polisiye tedbirleri bırakıp üretime destek vermelidir. Çiftçinin mazotundan vergiyi kaldırmalı, yerli yem üretimini teşvik etmeli ve enerji maliyetlerini sübvanse etmelidir. Girdi maliyeti düşerse, tezgahtaki fiyat zaten kendiliğinden düşer.

5. Ahmet ATAM'a göre bu "fırsatçılık" söylemlerinin aslı astarı nedir?

Arada çürük elmalar, açgözlü zincir marketler yok mu? Var elbet. Ama enflasyonun suçunu sadece esnafa ihale etmek, asıl yangını çıkaran beceriksiz ekonomi yönetimini gizleme uyanıklığıdır. Kendi bastığın karşılıksız paranın faturasını tavuğa kesemezsin!

Günün Ana Fikri

"Maliyeti yaratan sebepleri çözmek yerine, tezgaha zabıta dikerek fiyat düşüreceğini sanan zihniyet; yağmurun yağmasını engellemek için gökyüzüne mahkeme celbi gönderen akılla aynı kafadadır!"

DİJİTAL AYAK İZİ

Ahmet ATAM

KENDİME YAZILARIM

🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL

© 2026 | "Kalemi dürüst olanın, izi derin olur."

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun