Yaşam hiçbir zaman adil olmadı, yaşam adil değil, çünkü en başta hayata eşit başlamıyoruz coğrafya zarları dağıtan ilk el, ülkelerin yönetim biçimleri ise oyunun kuralları, Kader ise yolun ta kendisi, ancak son sözü hep karakter söyler, karakter aynı kağıtla bile farklı oyun kurabilme cesaretidir ve adaletsizliği dengeleyen tek terazidir. Bir düşünürün dediği gibi "İnsanın karakteri, onun kaderidir."
YAŞAM NEDEN ADİL DEĞİL: COĞRAFYA MI, HÜKÜMET Mİ, YOKSA BİZİM ÇÜRÜK KARAKTERİMİZ Mİ?
Ben elli yıl çarşı pazarın tozunu yutmakla, tezgâhın arkasında insan tartmakla geçti. Gelen müşterinin yüzünden derdini, gidenin cüzdanından halini okudum. Kahvede çayını yudumlayıp dizine vuranların ilk sözü hep aynıdır: “Ah usta, felek bana hiç adil davranmadı!”
Peki gerçekten öyle mi? Bu hayatın terazisinde bir hile mi var, yoksa kefeye koyduğumuz dirhemde mi sorun var?
İbn-i Haldun yüzyıllar önce “Coğrafya kaderdir” demiş. Bu sözde haklılık payı var; Almanya dağlarında ineğini otlatan Hans ile susuz bozkırda ömrünü tüketen Memet aynı şartlarda maça başlamıyor.
Ben bunca yıllık ticaret hayatımda şunu çok net gördüm aynı malı satan iki adamdan biri ihya oluyor bir iflas ediyor, niye, tezgah aynı mal aynı ama dükkanın yeri farklı.
Biri maça 2-0 önde çıkıyor, öteki daha krampon bulamamış. Üstüne bir de liyakatsiz yönetimlerin adaletsiz bölüştürdüğü pastayı eklersen, "Hayat neden adil değil?" feryadı arşa yükselir. yetmiş yıllık yaşam bana öğretti ki: Hükümetler ve rejimler vatandaşa adil bir zemin sunmazsa, kabak da hep garibanın başında patlıyor.
Ama durun bakalım; suçu hemen feleğe ya da sınır çizgilerine atıp kenara çekilmek yok! İşin aslı öyle sadece dışarıda değil. Antik çağın bilgesi taşı gediğine koymuş: "İnsanın karakteri, onun kaderidir."
Biz 50 yıllık ticaret hayatımızda öyle zengin çocuklar gördük ki, har vurup harman savurup, karakter zayıflığından o koca mirası tükettiler. Bir de doğruluktan, sabır ve azimden şaşmayarak kendi kaderini baştan yazan, pantolonunu bağlayacak kemeri yokken yoncalı kaplıcalaına pansiyon dikebilen delikanlılar tanıdık. Yani coğrafya sana hamuru verir; o hamurdan zehirli ekmek mi yaparsın, yoksa fırından nar gibi kızarmış somun mu çıkarırsın, bu senin sabır sebat, çalışkanlık ve karakterine bağlıdır.
HAYATIN TERAZİSİ: KİM NE KADAR ETKİLİ?
| Etken | Terazideki Ağırlığı | Esnaf Gözüyle Anlamı | Kontrol Sende mi? |
| Coğrafya | Dağıtılan İlk Sermaye | Dükkânın işlek caddede mi, çıkmaz sokakta mı olduğu | Hayır (Kısmen göçle) |
| Yönetim Biçimi | Piyasa Kuralları & Zabıta | Tezgâh açtığın pazarın adil yönetilip yönetilmediği | Dolaylı (Sandık ve duruş) |
| Karakter | Tartının Dirhemi | Gramajdan çalacak mısın, hakkına razı olup direnecek misin? | Evet, Tamamen Sende! |
💡 ESNAFIN TERAZİ TAŞI:
Hayat bize adil bir başlangıç sunmak zorunda değil; sunmuyorda, ama sen kendine onurlu bir duruş borçlusun. Evet coğrafya zemindir, karakter ise o zemine inşa ettiğin binadır. Çürük kolonla saray kurulmaz.
⚠️ KAZIN AYAĞI:
Tembelliğini, basiretsizliğini ve ahlaki gevşekliğini "kaderim böyleymiş" ambalajına sarıp kadere iftira atmamak gerek. Karakterin rüzgârda savrulan yaprak gibiyse, fırtınayı suçlamanın da hiç bir manası yoktur.
Benim bir düsturum var, asla aldatmamak, asla kandırmamak, ne isen o olacaksın, bir alışverişte birisinin aldatılması mukadder ise, o aldanan her zaman sen ol,.takdiri ilahinin bu aldatılmayı gün gelir kendi terazisinde senin lehine düzelttiğine defalarca şahitim.
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. Yaşam sahiden adaletsiz mi kurulmuştur?
Hayır, doğa ve evren adalet değil, denge üzerine kuruludur; mutlak eşitlik beklemek fıtrata aykırıdır. İnsan ise adaleti kendi ahlakıyla inşa etmekle yükümlüdür.
2. Coğrafya gerçekten kaderimizi tamamen kilitler mi?
Coğrafya başlangıç koşullarını ve imkân sınırlarını belirliyor, ancak kesin bir pranga değildir;Kütahya'da olmuyorsa, Manavgat'ta olur, biraz cesaret, biraz da şans ve doğru karakter ve kararlılıkla bu sınırların ötesine geçmek mümkündür, yaşadım, biliyorum.
3. Ülke yönetimlerinin yaşamın adil olmamasındaki payı nedir?
Yönetimler, hukuk, fırsat eşitliği ve kaynakların dağılımını belirlediğinden, bireylerin adalet algısında en önemli kurumsal unsurdur.
4. Karakter kaderi nasıl değiştirir?
Karakterimiz kararlarımızı, kararlarımız da hayatımızın yönünü belirler; kriz anlarında ortaya çıkan ahlaki refleks, insanın geleceğini doğrudan biçimlendirir.
5. Adaletsiz bir dünyada doğru kalmanın esnafa/insana faydası nedir?
Ahlaklı olma adil davranmak, vicdan huzuru ve uzun vadeli itibar kazandırıyor; ne güzel şeydir akşam yastığa başını koyduğunda deliksiz bir uyku çekmek, kısa vadede hileyle başarı elde edenler ise, uzun vadede karakterlerinin bedelini mutlaka ödüyorlar.
KIRIK TERAZİ VE FELEĞİN ÇARŞISI ŞİİRİ:
Kimi atlas giyer, kimi bir hırka.
Baktım bu pazarda satılan tarza;
Cahile taht düşmüş, ârife hırka.
Kimine bir yamalı hırkayı çok görerek.
Kimi bal kaymak yer zevk-i sefadan,
Kimi lokma arar bir kuru duadan.
Zulüm akçe olmuş, geçmiş başına.
Cahile taht verir, arife mihnet;
Bu yamuk düzene denir mi adalet?
Sabırla sırlanmış gizli bir imtihan.
Karakterdir kulun asıl miracı;
Zalime saray, mazluma dar ağacı...
Hırsız baştacıdır, mazluma işkence.
Feleğin çarkında adalet hani,
Gündüzü zindandır, zifirdir her gece?"
Dedi: "Aldanma sen elin diline.
Gördüğün adaletsizlik zahirde bir düş,
Kapılma bu mülkün yalan seline.
Derviş lokmasını nura katarken,
Sanma ki bu devran sahipsiz kalır;
Güneş yeniden doğar gün batarken.
KENDİME YAZILARIM
🔍 BENİ GOOGLE'DA BUL© 2026 | "Kendi kefene kurşun koyup feleğin tartısına laf etme."



.webp)

Yorum Gönder