![]() |
| Türk mitolojisi ve destanları: |
Türk mitolojisi ve destanları: Yaratılış destanı
Yaratılış destanı 1:
En başta sadece su vardı; yer, ay, gök ve güneş henüz yoktu. Tanrı (Kuday) ile Kişi, kara kazlar gibi suyun üzerinde uçuyordu. Tanrı dalgın dalgın düşünürken, Kişi rüzgar çıkararak suyu dalgalandırdı ve Tanrı’nın yüzüne su sıçrattı. Kendini Tanrı’dan daha güçlü hissedip daha yükseğe uçmayı denedi ama başaramadı; suya düşüp dibe battı. Boğulmak üzereyken Tanrı’dan yardım istedi. Tanrı “Yukarı çık!” diye buyurdu ve o da anında sudan çıktı.
Sonra Tanrı, “Sağlam bir taş olsun!” dedi ve suyun dibinden bir taş yükseldi. Tanrı ile Kişi, taşın üzerine oturdular. Ardından Tanrı, Kişi’ye suyun dibinden toprak çıkarmasını emretti. Kişi, bu emri yerine getirerek toprağı çıkardı ve Tanrı’ya sundu.
Adam korkudan nefessiz kaldı, neredeyse ölüyordu. Kaçmak istedi ama gidecek yer bulamadı, her yerde Tanrı’yı yanında gördü. Çaresizce Tanrı’ya yalvardı. Tanrı, “Ağzındaki toprağı neden sakladın?” diye sordu. Adam, “Kendime yer açmak için,” dedi. Tanrı, “O zaman at ve kurtul,” diye karşılık verdi. Adamın ağzından dökülen toprak küçük tepeler haline geldi.
Yaratılış Destanı 2:
Gök ve yer henüz yokken, yalnızca sonsuz bir deniz vardı. Tanrı Ülgen (Aakay, Kurbustan) bu denizin üzerinde uçuyor, sert bir zemin arıyor ama bulamıyordu. Uçarken içinden bir ses duydu:
Sonra Ülgen, üç büyük balık yaratıp dünyayı onların sırtına yerleştirdi. İki balığı dünyanın kenarlarına, üçüncüsünü ise merkezine koydu. Merkezdeki balığın başı kuzeye dönüktür; başını eğerse kuzeyden tufan kopar, biraz daha eğerse dünyada kuru yer kalmaz.
Bu nedenle bu balık, kalın bir zincirle bir direğe bağlanmış ve Mangda/Şire tarafından yönetilmektedir. Ülgen, dünyayı yaratırken gökle yer arasında bulunan Altın Dağ’da oturdu. Dünya altı günde yaratıldı, yedinci gün Ülgen dinlendi, sekizinci gün ise yeniden ayağa kalktı.
Ay ve Güneş’imizin dünyasının dışında doksan dokuz dünya daha vardır; her birinde bir cennet, bir cehennem ve insanlar bulunur. En büyüğü Han Kurbustan Tengere’dir. Bay-Ülgen, bu âlemin yönetimini Mangız’ın yardımcısı Matmas Burkan’a bırakmıştır. Bu dünyanın adı Altın Telegey’dir. Cehennemi ise Mangız Toçiri Tamu olup Matman Kara adındaki bir zebani tarafından yönetilir.
| Kavram / Karakter | Mitolojik Görevi | Sembolik Anlamı |
|---|---|---|
| Kayra Han | Baş Yaratıcı | Işık ve Düzen |
| Erlik | Kötülüğün Efendisi | Hırs ve Karanlık |
| Ak Ana | İlham Verici Ruh | Yaratılışın Dişil Gücü |
| Dokuz Dal | İnsanlık Soyağacı | Kozmik Hiyerarşi |
Merak Edilenler
📜 Türklerin bilinen en eski destanı hangisidir? ↕ Aç/Kapat
Yaratılış Destanı, zaman ve mekan ötesi anlatımıyla Türk mitolojisinin en eski katmanını oluşturur.
🦅 Erlik neden kötü kabul edilir? ↕ Aç/Kapat
Erlik, yaratılış sırasında kibrine yenik düşüp Kayra Han'dan daha üstün olmaya çalıştığı için karanlığa mahkum edilmiştir.
🧬 Türk mitolojisinde insanın yeri nedir? ↕ Aç/Kapat
İnsan, Kayra Han'ın emriyle balçıktan yaratılmış ve dokuz dalın gölgesinde çoğalmış kutsal bir varlıktır.
🌙 Destanda İslamiyet öncesi izler var mı? ↕ Aç/Kapat
Evet, destan tamamen Şamanizm ve Gök Tanrı inancının kozmolojik temellerini taşır.
🏔️ Altaylılar bu destanı nasıl korudu? ↕ Aç/Kapat
Sözlü gelenek ve destancı 'Kayçılar' vasıtasıyla kuşaktan kuşağa aktarılarak 19. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.
SON SÖZ
"Toprağın suya aşık olduğu o ilk andan beri, Türk’ün hafızası sonsuzlukla mühürlenmiştir."
Kökler göğe, dallar yere... Evrenin kalbindeki o ilk fısıltıyı duyanlar için tarih hiçbir zaman bitmez.



Yorum Gönder