Vakıf mı Bu, Para Aktarma Tüneli mi?
Eskiden vakıf, yetimin başını okşar, öğrencinin karnını doyururdu.Fakirin Cebinden Çıkan, Kimin Kasasına Giriyor?
Yoksul adam üç kuruşunu verirken “sevap” ettiğini sanıyor.Devlet Neden Bu Yapılara Dokunmuyor?
Bu yapılar sütten çıkmış ak kaşık değil, siyasi sigorta gibi.Dernek Enflasyonu, Ahlak Deflasyonu
Bu ülkede dernek kurmak, bakkal açmaktan daha kolay.Bu İşin Sonu Nereye Gider?
Bu düzen sürerse:Günün Ana Fikri (Tokat Gibi)
Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Hayır Hasenat mı, Tahsilat mı?
"Evlat, eskiden vakıf dediğin kuşun kanadına merhem, fakirin tenceresine aş olurdu. Şimdikiler ise maşallah, vergi dairesinden kaçış tüneli gibi çalışıyor. Bir elin verdiğini diğer el görmeyecekti hani? Şimdi sağ el veriyor, sol el fatura kesiyor, gözler de devletteki ihalede... Hayır işi diye girip 'hayır'lı kazançlarla çıkanların tezgahı bu."
Bugün konumuz ağır. Öyle 'kamu yararı' falan filan diye süslü laflarla kafa ütülemeyeceğim. Sokaktaki adamın anlayacağı dilden konuşalım: Vakıf ve derneklerin bir kısmı artık bildiğin 'ekonomik arka kapı' olmuş durumda. Vergi mi ödemek istemiyorsun? Kur bir vakıf! Siyasetle arayı mı hoş tutmak istiyorsun? Yap bir dernek, başına da 'milli' veya 'manevi' bir isim çak, bak keyfine!
Garibanın fitresine göz dikenle, holdinginin milyonluk vergisini vakıf üzerinden aklayan aynı masada oturuyor. Biz de kahvehanede 'ya adamlar hayır yapıyor' diye iç çekiyoruz. Uyan ey ahali! Hayır hasenat dediğin sessiz yapılır, reklam ajansıyla değil. Bu iş artık bir sektör olmuş; suistimalin adı 'hizmet', cebi doldurmanın adı da 'himmet' olmuş. Yazıklar olsun!
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Bağışlar | "Allah rızası için verdik, sevabı bize yeter." | Fakirin sevabı cebinde kalır, holdingin sevabı vergi matrahından düşer. |
| Yönetim Kadroları | "Hizmet ehli insanlar, gece gündüz çalışıyorlar." | Liyakat değil, sadakat borsası; siyasetin yedek kulübesi ve oğul-torun istihdam merkezi. |
| Denetim | "Devletimiz bunları elbet kontrol ediyordur." | Minareyi çalan kılıfını hazırlar; denetim dediğin ancak 'bizden olmayan' vakıf kapısına uğrar. |
Kafalardaki O Deli Sorular
1. Her vakıf mı böyle Ahmet Amca?
Değil evlat, elbet hakkıyla yapan, cebinden harcayan var. Ama at izi it izine karışmış; çürük elmalar bütün sandığı kokutuyor.
2. Vakıflar üzerinden vergi kaçırmak bu kadar kolay mı?
Kaçırmak demeyelim de, 'vergiden kaçınmak' diyorlar kitaptaki adına. Yasal kılıfına uydurunca, devletin kasasına girecek para vakfın kasasına, oradan da 'eşe dosta' gidiyor.
3. Neden her siyasetçinin bir vakfı var?
Çünkü vakıf, siyasetin finansmanıdır. Yarın öbür gün koltuk gidince 'hizmete' devam edecek bir kale lazım. O kale de vakıftır.
4. Toplanan paralar gerçekten yerine ulaşıyor mu?
Yüzde 10'u garibana, yüzde 90'ı genel merkez giderine, reklama ve 'hizmet aracı' denilen lüks ciplere gidiyorsa, ulaşıyor demektir!
5. Gerçek yardımı kime yapmalı?
Mahallendeki bakkala git, veresiye defterine bak. Reklamı olmayan, tabelası olmayan, gerçekten aç olanı bul. En temiz vakıf senin vicdanındır.
— GÜNÜN ANA FİKRİ —
"Cennetten parsel satmak Orta Çağ'da kaldı sanıyorduk; meğer bizimkiler vakıf kurup dünyalık sarayların temelini atıyormuş. İyilik, arkasında hesap kitap olan bir ticarete dönüştüğünde, orada ne din kalır ne de insanlık."



Yorum Gönder