no fucking license
Bookmark

EMEVİLERİN TÜRK KATLİAMLARI TALKAN ve CURCAN

Emevîlerin Türk Katliamlar

Kanlı Fetih: Emevîlerin Türk Katliamları – Talkan ve Curcan'da Yaşananlar

Arap-Türk İlişkilerinde Kırılma Noktası: Talkan ve Curcan Katliamlarının Derin İzleri:

Haccac, Kuteybe ve Yezid'i doğru tanı ve asla unutma ey Türk halkı. Tarih kitapları bu konuları yazmaz, okullarda da bunlardan bahsedilmez. Çünkü bu katliamları yapanlar Emeviler'dir. 

Türklere yapılan katliamlardan ikisi Talkan ve Curcan katliamlarıdır. Silahlarını bıraktıkları ve serbest bırakılacakları söylenmesine rağmen 100 binden fazla Türk katledilmiş, kadınları ve kızları cariye olarak alınmıştır. 

Türklerin Müslüman Araplarla karşılaşması, Türkler açısından oldukça feci olmuştur. Müslüman Arap Emevi Devleti’nin Horasan Valisi olarak 705 yılında atanan Kuteybe ile büyük katliamlar başlamıştır.
Elbette bu katliamların İslam adına ve sadece Türklere karşı yapıldığını söylemekte doğru değildir .

Emeviler döneminde, İslam âlimlerinin "zalim" olarak tanımladığı ve Kâbe’yi bile iktidar için taşa tutan Haccac ile dönemin valilerinden Kuteybe’nin birçok Türk’ü Müslüman olsunlar diye kılıçtan geçirip asimile ettiklerini ve bunu İslam adına yaptıklarını söyleyerek, sanki "İslam Türk’ü öldürün" diye bir emir verilmiş gibi gösterenler var ki bu da yanlıştır.

Türkler, Haccac'ın zalimliği ve Emevilerin cihat ve fetih harekatlarının kurbanı olmuştur. Toplu olarak İslamiyete geçişleri ise Haccac ve Kuteybe'nin zulmünden çok sonra, 800'lü yıllarda gerçekleşmiştir.

Emevi valisi Haccac, 705 yılında Kuteybe bin Müslim'i Maveraünnehir bölgesinin fethiyle görevlendirdi ve Kuteybe bin Müslim komutasındaki Araplar, Maveraünnehir'e karşı cihad başlattılar.

Kuteybe bin Müslim'in amacı Maveraünnehir ve Toharistan'ı fethetmekti. Sert bir komutan olan Kuteybe, büyük bir askeri harekat başlattı. Aşağı Toharistan'da bazı şehirleri ele geçirdikten sonra, dönemin en büyük ve zengin ticaret merkezlerinden biri olan Baykent'e yöneldi. İki ay kadar süren bir mücadelenin ardından başarıya ulaşarak Araplar Baykent'e girdi.

Şehrin zenginliğini fark edenler, varlıkları ele geçirmek için karışıklık çıkarıp birkaç gün boyunca yağmaladılar ve ardından şehri yakıp yıktılar. Eli silah tutan erkekler öldürülürken, kadınlar ve çocuklar esir alınarak başka yerlere gönderildi. Kuteybe, şiddetli saldırılarla ilerleyerek hayatının son günlerine kadar bu yöntemleri sürdürdü.
 
Baykent'ten sonra Talkan'da da saldırılarını sürdüren Arap birlikleri, teslim olanları kılıçtan geçirip sıra sıra ağaçlara astı. Kuteybe, on yılı aşkın bir süre boyunca saldırdığı bölgeleri yağmalayıp tahrip etti; ancak tüm bu saldırılara rağmen yerli halk, farklı yollarla Arap hakimiyetine karşı direnç göstermeyi başardı.

Semerkant Türkleri, Kuteybe'ye cizye ödemeyi kabul eden hanları Tarhun'un yerine 709 yılında Gurak Han'ı tahta çıkardılar ve mücadeleye devam ettiler. Kuteybe, uzun uğraşlar sonunda ancak 711 yılında Semerkant'a girebildi. Şehri ele geçirdiğinde İslam dışı inançlara ait birçok dini mekanı yıktırdı. Harezm'de de benzer olaylara sebep olan Kuteybe, eğitimli insanları katlettirip kitapları yaktırdı.

Zengin, Harezm şehirlerini yağmaladıktan sonra kardeşinin esir aldığı yaklaşık 4.000 kişiyi öldürttü. Kuteybe'nin etkili olduğu bölgelerde, Müslüman olmayan halk hızla mallarını yitirdi. Zerdüştlüğe bağlı kalan İran dinine mensup kişiler ise inançlarını korumak için yeraltı mağaralarına sığınmak zorunda kaldılar.
 
Görevli imamlar, ev ev dolaşıp İslam'a yeni geçenleri namaza davet ediyorlardı. Kuteybe bin Müslim ise Harizm ve Soğdluların kitaplarını yaktırarak yok etti. Kuteybe, hükümdar Nizek Tarhan'ın boynunu vurup başını Haccac'a gönderdi. Nizek Tarhan'ın ölümünden sonra bölgede İslamiyet yayılırken eski dinine bağlı kalanlar ve Budizm'i bırakmayanlar "kafir" olarak adlandırıldı.

Kuteybe bin Müslim, Nizek Tarhan'ın çocukları dahil ailesi ve silah arkadaşlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce kişinin boynunu vurdurdu. Bir rivayete göre bu şekilde öldürülenlerin sayısı 12.000'i buluyordu. Harplerden elde ettiği ganimetlerin beşte birini ve öldürdüğü aristokratların kesik başlarını Haccac'a gönderen Kuteybe, esir aldığı 80 liderin de ellerine ve ayaklarına demir kelepçe taktırarak Haccac'a yolladı.
Bu Türk beylerinin, genel olarak uygulanan ceza gereği, tamamının boynunun vurulduğu düşünülmektedir. Türk katliamı Tarih-i Taberi / Cilt 3/(Syf-343)

Aşağıdaki pasajlar doğrudan Taberi'nin anlatımından alınmıştır. "Her kim Türklerden baş getirirse, yüz dirhem vereceğim." Bunun üzerine Müslümanlar, Türklerin başını kesip getirerek 100 dirhem ödülü aldılar. Türkleri dağıtıp büyük bir katliam yaptılar ve abartılı miktarda mal ve ganimet alarak Merv'e geri döndüler.

Yaz geldiğinde Kuteybe, Horasan şehirlerine mektuplar göndererek asker toplamaya başladı. Ardından Talkan’a doğru yola çıktı. Talkan’ın meliki Şehrek, Neyzek ile müttefikti. Kuteybe’nin yaklaştığını duyunca kaçtı. 

Kuteybe Talkan’a girdiğinde ahalisinin kılıçtan geçirilmesini emretti. Askerleri orada sayısız insan öldürdü. Rivayete göre, dört fersah boyunca ceviz ağaçlarının dallarına insanlar asılmıştı. Oradan ayrılıp Mervalarüd’e geçti. Oranın meliki de kaçtı. Kuteybe, onun iki oğlunu yakaladıktan sonra şehrin diğer beyleri itaat ederek huzura geldiler.

Kuteybe dedi: "Vallahi, eğer ömrümden üç söz söylemeye yetecek kadar zaman kalmış olsa, derim ki: Hepsini öldürün, hepsini öldürün, hepsini öldürün." Bunun üzerine Neyzek, iki kardeşi ve oğulları, ki biri Sol diğeri Osman’dır, kendisiyle mahsur olanların hepsini öldürdüler.
 
Hepsi 700 kişiydi. Buyurdu, başlarını kestiler ve Haccac’a gönderdiler. (Syf-347) Kuteybe’den sonra 717 yılında Horasan’a Yezit b. Mühelleb vali olarak atanmıştır. Yezit de Kuteybe’den geri kalmamıştır.
 
Yezid göreve başlarken Türk düşmanlığıyla işe başlamış ve eğer Türklere karşı zafer kazanırsa, Türklerden akacak kanlarla öğütülen undan yapılan ekmeği yiyinceye kadar oradan ayrılmayacağına ve Türklerin boyunları üzerinden kılıcını kaldırmayacağına dair Allah’a yemin etmiştir. Haccac’ı, Kuteybe’yi ve Yezid’i doğru tanıyın ey Türk halkı!

🏛️ Talkan ce Curcan katliamları: Tarihsel Bağlam ve Sonuçları


Bu alçakça katliamlar, Emevîlerin Maveraünnehir ve Horasan'daki yayılımcı politikalarının bir parçasıydı. Emevî orduları, Arap olmayan (özellikle Türk ve Fars) halkları İslam'a davet etmenin yanı sıra, çoğu zaman vergi toplama ve merkezi otoriteyi tesis etme amacıyla hareket ediyorlardı.

Bu olaylar, bölgedeki Türklerin Emevîlere karşı derin bir düşmanlık beslemesine neden oldu. Ancak aynı zamanda, sonraki dönemlerde Abbasi İhtilali'nin bu bölgelerde destek bulmasında ve Türklerin İslam'a geçiş süreçlerinde (çoğunlukla Abbasi döneminde gönüllü olarak) farklı bir dinamik oluşmasında da dolaylı rol oynamıştır.

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun