no fucking license
Bookmark

GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI ALTIN KAFESTE YETİŞEN DUYGUSUZ BİR NESİL Mİ


Sevgiden uzak, geleneklerinden kopmuş, hayatın gerçeklerinden habersiz yeni bir kuşak mı yetişiyor? 

Eskiden çocukluk sokakta başlar, dizler yara bere içinde, üst baş toz toprak olurdu ama kalpler canlıydı. Şimdi ise çocuklar tertemiz, üzerlerinde tek bir çizik yok, fakat ruhları sanki biraz sterilize edilmiş gibi. Peki, bu kadar korunan bir çocuk neden bu kadar kırılgan?

Altın Kafes Parlıyor Ama İçerisi Sessiz

Bugünün çocuğu aç değil ama doymuş da değil. Oyuncak çok, ilgi az. Tablet var ama göz teması yok. Her şey var, bir tek “birlikte yaşamak” eksik. 
Anne baba sözde “en iyisini” yapıyor: Üşümesin, yorulmasın, kırılmasın, üzülmesin. İyi de, hiç üzülmeyen biri başkasının acısını nasıl tanıyacak?

Hayatın Gerçeğiyle Tanışmadan Büyüyen Çocuk

Bu nesil, düşmeden kalkmayı bilmiyor; kaybetmeyi öğrenmeden kazanmak istiyor. Beklemeye tahammülü yok, yokluğa hiç alışmadı. 
Bir “hayır” duyunca travma, bir eleştiride dağılma, bir zorlukta pes etme. Sonra soruyoruz: “Bu çocuklar neden bu kadar duygusuz?” Belki de sorun duygusuzluk değil… 
Onlara duygularını tanıyacak alan hiç bırakmadık.

Örf, Adet, Gelenek: Tozlu Raflara Kaldırıldı

Bayram dediğin; el öpmek, büyüklerle sohbet etmek, kapı çalmak, hal hatır sormaktı.  
Şimdi mi? “Mesaj attım, yeter.”  
Eskiden aile sofraları vardı, şimdi herkes kendi ekranına bakıyor.  
Masallar vardı, şimdi algoritmalar var.  
Nine vardı, şimdi “yaşlı bakım hizmeti” deniyor.  
Peki çocuk merhameti nereden öğrenecek? YouTube’dan mı?  

Çocuğun ajandası kurs, etüt, aktivite ve sertifikalarla dolu. 
Ama kimse sormuyor: Bu çocuk kime sarılıyor? 
Anne baba gelecek kaygısı, kariyer, borç ve statüyle meşgul. Çocuk ise oyun, ekran ve sanal başarılarla vakit geçiriyor. 
Ama ortada olmayan tek şey, gerçek bağ.

Ahlak Öğretilmeden Başarı Dayatılıyor

Bu nesle hep “Başarılı ol” demeyi öğretiyoruz, ama “İyi insan ol” demiyoruz. 
Yeter ki kazansın, öne geçsin, rakibini ezsin, birinci olsun. 
Sonra da “Neden empati yok?” diye şaşırıyoruz. Çünkü empati, yarış pistinde öğrenilmez.

Son Söz (Biraz Can Acıtacak)

Yeni nesil kötü değil, sadece yalnız.  
Şımarık değil, yalnız bırakılmış.  
Duygusuz değil, duygular öğretilmemiş.  

Altın kafes parlıyor, evet; ama sonuçta kafes yine kafes.  
Unutmayalım ki,  
kafeste büyüyen kuş uçmayı değil,  
yalnızca süs olmayı öğrenir.  

Asıl soru şu:  
Bu çocukları hayata mı hazırlıyoruz, yoksa vitrinde sergilemeye mi?  
Ben bu çağın tanığıyım, kayda geçiyorum 
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun