Türkiye’de elitizm, bir kavramdan çok adeta bir korkuluk gibi duruyor. Toplumun önüne konmuş, her itiraza, her bilgiye, her akla yapıştırılan hazır bir etiket; bugün bu ülkede “elit” dediğiniz anda bir alarm çalıyor:
Halktan kopuk! Beyaz Türk! Milletini küçümsüyor!
Oysa mesele ne halk, ne renk, ne sınıf. Mesele tamamen liyakat.
Elitizm Nedir?
Elitizm basitçe şunu der: Bir işi, o işin uzmanı yapsın. Cerrah ameliyatını yapsın, mühendis köprü kursun, öğretmen çocuk yetiştirsin. Ekonomiyi ise grafiğe bakınca paniğe kapılmayan biri yönetsin.
Ama Türkiye’de bu söz bile Elitist olarak görülüyor; çünkü bizde yıllardır bambaşka bir düzen var.
Türkiye Modeli: Yandaşizm ve Biat Düzeni:
Burada ne CV sorulur, ne diplomaya bakılır. Tecrübe ise sadece bir detaydır. Asıl sorular şunlardır: Kime yakındın? Kimden referansın var? Nerede diz çöktün? Biat varsa kariyer vardır; aklın varsa şüphe vardır; sorguluyorsan kapı dışarı edilirsin. Bu yüzden bizde elitizm değil, cehaletin kadrolaşmış hâli yönetimdedir.
Elit Kimdir?
Elit, halktan kopuk olan değil; halkı aptal yerine koymayan kişidir.
Elit, bilgiye saygı duyar, emeği küçümsemez, eleştiriden korkmaz ve yetkinliğin ayrıcalık değil sorumluluk olduğunu bilir.
Ancak Türkiye’de elit olmak tehlikelidir; çünkü burada alkış cehalete, linç ise akla ayrılmıştır. Peki, elitizm mi daha kötü, yoksa siyasal İslamcı liyakatsizlik mi?
Gerçekçi olalım. Tarikat kontenjanlı, akraba referanslı, biat esaslı kadrolarla kurulan bir düzen mi iyidir; yoksa bilgiyi önceleyen bir elit anlayışı mı?
Bugün dört milyondan fazla ailenin sosyal yardım alması bir merhamet göstergesi değil, yönetim iflasıdır.
Yoksulluk kutsanıyor, cehalet savunuluyor, itaat erdem sayılıyorsa sorun elitizm değil; sorun aklın sistematik biçimde tasfiye edilmesidir.
Elitizm Türkiye’ye Uyar mı?
Eğer elitizm; halkı dışlamak, tepeden bakmak ya da bilgiyi putlaştırmak değilse; cehaleti iktidardan indirmek, liyakatsizi koltuktan kaldırmak ve doğruyu savunmanın bedelini göze almaksa, evet, Türkiye’ye elitizm uyar.
Ama şu şartla:
Bu ülkede elit olmak, kravat takmak değil; yalnız kalmayı göze almaktır.
Elit Düşmanlığı Neden Bu Kadar Yaygın?
Elit düşmanlığı ucuzdur, düşünmeyi gerektirmez. Bilim insanını susturur, gazeteciyi şeytanlaştırır, akademisyeni itibarsızlaştırırsın.
Sonra da “Biz halkız” dersin.
Oysa halk olmak, cehaleti savunmak değil; akla sahip çıkmaktır.
Elitizm bir sınıf değil, seviye meselesidir. Bu ülkede seviye düştükçe bağıranlar yükselir.
Bugün elit olmak suç sayılıyorsa bilin ki sorun elitizm değil, cehaletin iktidarıdır.
Tarih ise hep aynı gerçeği yazar: Cehalet bir süre yönetir, bedelini toplum öder.
Bu yazı, aklın itibarsızlaştırıldığı bir dönemin tanıklığıdır. Okuyanlar unutmaz, unutanlar tekrar yaşar.



Yorum Gönder