![]() |
| Türkiye'yi Kimler Soyuyor |
Türkiye’yi Kimler Soyuyor? Kasayı Taşıyanlar, Kapıyı Tutanlar, Alkışlayanlar
Türkiye’de soygun nasıl normalleşti? İhalelerden dine, milliyetçilikten suskunluğa uzanan büyük düzen, Türkiye’de ekonomi, siyaset, din ve milliyetçilik üzerinden kurulan çıkar düzeni nasıl işliyor?
Kasayı boşaltanlar, dini kalkan yapanlar, bayrak sallayanlar ve sessiz kalarak ortak olanlar…
Türkiye’de soygun artık haber değeri taşımıyor.
- Çünkü sıradanlaştı.
- Çünkü kanıksadık.
Çünkü hırsızlık bizde yönetim biçimine, sessizlik ise vatandaşlık refleksine dönüştü.
Bu yazı tek bir grubu değil, bir düzeni anlatıyor.
Ve bu düzen, dört ayak üzerinde duruyor.
1. Kasayı Boşaltanlar: Devleti Şirket Sananlar
Devlet dedikleri, babadan kalan miras, ihale dağıtan aile şirketi, zarar edince yükü millete yıkan bir kasa.Hep aynı isimler, aynı soyadları, aynı şirketler… İhaleyi beş misli fiyata alır, parayı tam alırlar. Devlet kuzuyu büyütür, onlar kasabı çağırır, faturayı yine vatandaşa keser.
Bu artık soygun değil, resmen planlı bir boşaltma operasyonu.
2. Dini Kalkan Yapanlar: Allah’ı Paravan Edenler
Bunlar en tehlikelileridir; hırsızdırlar ama dokunulmazdırlar.Eleştirirsen “İslam’a saldırı”, sorgularsan “fitne”, hesap sorarsan “dış güçlerin oyunu” derler. Hırsızlık yaparlar ama alarm ayetlidir.
Bir ellerinde tespih, diğerinde vergi affı. Allah’ı ortak yazar, kârı tek başına alan şirket gibidirler. En büyük günahları ise, dinin itibarını parayla birlikte çalmış olmalarıdır.
3. Milliyetçilikle Soyanlar: Bayrağı Örtü Yapanlar
Bunlar konuşurken bayrak sallanır, ama para offshore hesaplara akar.Vatan derler, ama memleketin fabrikaları elden çıkarılır.
Millet derler, ama halk borç içinde yaşar.
Şehit edebiyatı yaparlar, ihaleleri yandaşa paslarlar.
Metaforla söylemek gerekirse:
Bayrağı öne asıp kasayı arkadan boşaltanlar bunlar.
4. “Devlet Benim” Diyenler: Hukuku Cebine Koyanlar
Devlet onlar için kutsal değil, sadece kişisel mülk.Tek bir imza:
– Bir orman yok olur
– Bir maden ruhsatı çıkar
– Bir şehir betona gömülür
Ve hepsi “kanuna uygun”. Kanun var ama adalet yok; çünkü adalet, iktidarın canını sıktığı yerde durur.
5. Alkışlayanlar ve Susarak Ortak Olanlar
Gelelim asıl meseleye, bu düzen sadece yukarıdakilerle ayakta kalmaz, bir de sessiz çoğunluk gerekir.– “Bana dokunmuyor” diyenler
– “Çalıyor ama çalışıyor” savunmasını yapanlar
– Üç kuruşluk menfaat uğruna susanlar
Şunu bilin, hırsız tek başına girmez, toplum uyuyorsa rahat girer, susmak tarafsızlık değil, ortaklıktır.
6. En Büyük Soygun: Umudun ve Geleceğin Çalınması
Para harcanır, bina yeniden yapılır, yol tekrar açılır.Ama çalınan adalet, kaybolan güven, gençlerin yitip giden hayalleri geri gelmez.
Bir genç “bu ülkede yaşanmaz” diyorsa, sebebi sadece ekonomi değildir; asıl sebep ahlaki iflastır.
Son Söz Türkiye’yi kimler soyuyor?
– Dini kalkan olarak kullananlar
– Bayrağı perde yapanlar
– Devleti cebine indirenler
– Ve tüm bunlara sessiz kalanlar
Artık bu ülkede soygun gece yapılmıyor, gündüz vakti, kürsüden, dua eşliğinde gerçekleşiyor.
Ve en acısı ne biliyor musun?
Kasayı soyanlar değil,
Boş kasaya bakıp hâlâ alkışlayanlar.
Türkiye'yi Kimler Soyuyor? Borç Sarmalı ve Gerçekler
2002'den 2025'e ekonomik veriler ışığında milli servetin analizi.💸 Borç Yükü2002'den günümüze katlanarak artan dış finansman ihtiyacı.
🔍 Şeffaflık SorunuKamu harcamalarının denetimindeki boşluklar ve sızıntılar.
🏗️ Ölü YatırımlarÜretime dönmeyen, sadece borç faizini besleyen mega projeler.
📊 2002 - 2025 Borç Projeksiyonu (Yaklaşık Veriler)
| Yıl | İç Borç Stoku (Milyar TL) | Dış Borç Stoku (Milyar $) |
|---|---|---|
| 2002 | ~150 | 129.6 |
| 2010 | ~350 | 291.0 |
| 2018 | ~586 | 444.0 |
| 2023 | ~3.300+ | 499.0 |
| 2025 (Tahmin) | ~5.500+ | 510.0+ |
* Veriler Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜİK yıllık raporlarından derlenmiş genel göstergelerdir.
Merak Edilen Sorular
Bu borçlar neden bu kadar arttı?
Üretim yerine ithalata dayalı büyüme modeli ve mega projelerin dış krediyle finanse edilmesi borç sarmalını tetikleyen ana unsurdur.
Günün Aforizması
"Vatanı sevmek, yalnızca sınırları korumak değil; o sınırların içindeki her kuruşun hesabını sorabilmektir."



Yorum Gönder