no fucking license
Bookmark

ÖDEŞMEDEN AFFETMEK HELALLEŞMEK MİDİR


Bir ülkede herkes “helalleşelim” diyor ama kimse borcunu ödemiyor, hesabını kapatmıyor. Kimse aynaya bakıp “ben ne yaptım?” diye sormuyor. Peki, ödeşmeden affetmek gerçekten helalleşmek midir, yoksa sadece ucuz bir kaçış mı?


Helalleşme Dil ile Olmaz, Hesapla Olur

Helalleşmek tek bir cümleyle olmaz, basın toplantısıyla hiç olmaz. Mikrofonla, sloganla, afişle de gerçekleşmez. Helalleşme; alın terinin geri verilmesi, çalınanın yerine konması, ezilenin yeniden ayağa kaldırılmasıdır. Hesap sorulmadan helalleşme olmaz, hesap ödenmeden vicdan huzur bulmaz.

Hakkını Helal Et Demek Yetmez

Bir insanın hayatını mahvet, yıllarını çal, itibarını sars, ekmeğini küçült, sonra dönüp “hakkını helal et” de…Bu, helalleşmek değil, yükü karşı tarafa atmaktır.   Affetmek erdemdir ama adaletin yerini tutmaz.

Affetmek Mağdurun Hakkıdır, Suçlunun Talebi Değil

Affetmek bir lütuftur, istenmez, zorla olmaz, zamana bırakılır. Ama bizde nasıl oluyor? Zarar veren konuşur, zarar gören susar. Bu denge bozulduğunda helalleşme değil, sadece üstünü örtme olur.

Ödeşme Yoksa Barış Yoktur

Toplumsal barış istiyorsan önce hesabı açacaksın. Kim ne aldı, kim ne verdi, kim neyi yıktı, kim hangi hayatı çaldı, hepsi ortaya çıkacak. 
Çünkü ödeşme olmadan barış, temeli olmayan bina gibidir; ilk sarsıntıda yıkılır. İnançta bile kural nettir. 
Kul hakkı diye bir şey var; en ağır dosya, en zor kapanan. “Allah affeder” deyip geçiliyor ama aynı inanç diyor ki: Kul hakkı ödenmeden kapanmaz. 
Demek ki mesele inanç değil, mesele işimize geleni seçmek.

Son Söz 

Ödeşmeden affetmek mağduru susturur, faili aklar.  
Helalleşme önce adalet, sonra yüzleşme, en son affetmeyle olur.  
Sıra bozulursa adı helalleşme değil, unutturma olur.  
Ve unutma: Hesap kapanmadan sayfa çevrilmez.  
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun