FAKİRLER ZENGİNLERDEN ÖNCE Mİ CENNETE GİRER

Cennet Sırası Varsa, Kuyruk Kimden Başlıyor?

Ey beyler bayanlar, buralardan gelip geçenler, ömrünü hayatın ve dükkânın amansız terazisinde tüketmiş esnaf emeklisi Ahmet abinizin sesine kulak verin. 
Bugün hiciv kalemimi, hani o kürsülerden, televizyon ekranlarından fukaraya afyon gibi yutturulan en bayat, en küflü teselli masalına; "Fakirler cennete zenginlerden beş yüz yıl önce girecek" palavrasının mürekkebine batırdım.
Yahu arkadaş dükkanın önünde çayımı yudumlarken düşündüm; bu dünyada:

Sırayı hep parası olan alır, 
Vizesi olan geçer, 
Torpili olan öne fırlar da, 

Nasıl oluyorsa ahiretin kapısında zenginler fukaraya yol veriyor! 
Bu ne muazzam, ne ince bir teselli tezgahıdır böyle! 
Zenginin bu dünyada sürdüğü sefanın faturasını, fukaraya öbür dünyada "erken giriş bileti" diye kesen o uyanık bezirgânları, o din tüccarlarını biraz felsefeyle, biraz provokasyonla lakin en ağırından bir hicivle masaya yatıralım

Rivayet çok, hadis çok, teselli çok. “Fakirler zenginlerden önce cennete girer” derler.
Neden?
Çünkü bu dünyada zaten geç kalmışlardır. 
Yani mesele şu: Bu dünyada sıra bekle, öbür dünyada torpilin olsun.
Ne güzel düzen! Hem adaletsizliği kutsallaştır, hem sabrı yücelt, hem de fakire de ki: “Dayan kardeşim, sıran öbür tarafta.”

Fakirlik Erdem mi, Yoksa Mecburiyet mi?

Bunu açıkça soralım, kimse romantikleştirmesin. 
Fakirlik bir erdem değil, bir sonuçtur. 
Yanlış düzenin, adaletsiz paylaşımın ve sessiz kalmanın sonucudur. 
Kimse isteyerek soğuk bir evde oturmaz, kimse bilerek çocuğuna “bugün et yok” demez. 
Ama yine de denir ki: “Fakirlik insanı olgunlaştırır.” Evet, 
Çürük elma da olgunlaşır, ama yenmez.

Zengin Cennete Giremez mi?

Girer, ama yanında getirdikleriyle sınanır.
O zenginlik nasıl elde edildi?
Kimin hakkı yendi?
Kimin payı küçültüldü?

Eğer birinin villasının gölgesi,
Başkasının gecekondu güneşini engellediyse…
O iş biraz karışık. Cennetin kapısında melek sorar mı bilmem ama,
Vicdan sorar. Ve vicdan torpil kabul etmez.

Fakirler Neden Bu Kadar Rahat Teselli Ediliyor?

Çünkü teselli ucuzdur, adalet ise pahalıdır. Fakire “sabret” demek bedava, zengine “paylaş” demek risklidir. 
Bu yüzden sistem şöyle işler: 
Fakire sabır, zengine dua, haksızlığa kader, yolsuzluğa takdir-i ilahi. 
Sonra da sorulur: “Niye bu memlekette adalet yok?”

Cennet Kimin Hakkı?

Cennet ne fakirin ne de zenginin tapulu malıdır. Ama şu bir gerçek: Bu dünyada haksız kazanan, öbür dünyada kolayca kaybeder. 
Bu dünyada susarak pay alan, öbür dünyada hesabını verir. 
Fakir olmak cennet garantisi, zengin olmak cehennem bileti değildir. 
Ama vicdan… O herkes için geçerlidir.

Son Söz (Tokadı Buraya Sakladım)

Fakire “cennette ödül var” diyerek,  
Bu dünyada hakkını yiyenlerin sofrası büyür.  
Eğer gerçekten cenneti konuşacaksak,  

Çünkü adalet ertelenirse,  
Cennet bile sorgulanır hâle gelir.  
Ve unutma:  
Cennet, sabredenlerin değil;  
Haksızlığa ortak olmayanların umududur.  

AHİRET TURNİKESİNDE ÖNCELİK SIRASI


Bir müjde yayıldı kürsüden, fukaraya en hasından, 
Beş yüz yıl önce girecekmiş garip, cennetin kapısından! 
Zengin hesap verirken mal mülk, yalı, villa peşinde, 
Bizimki önden koşacakmış, yırtık çarık işinde.

Ne ala memleket be usta, ne muazzam bir vize! 
Bu dünyada sıra yokken, ötede kıyak bize. 
Zengin burada VIP geçer, uçağa önden kurulur, 
Fukaranın hesabındaysa, cennet kuyruğu sorulur.

Şükret der sakallı hürmet buyurduğum o zat-ı muhterem, 
Kendisi altındaki lüks ciple eylerken her gün kerem. 
Fukara açlıktan ölür de, sevinir bu kutlu habere; 
Önden gidiyorum diye şükreder, yattığı o dar yere.

Zengin burayı cennet yapmış, havuzlu yeşil bahçe, 
Bizimkine vaat edilen, öte dünyada üç beş akçe. 
Meğer fakirlik bir lütufmuş, bir asalet nişanı; 
Niyeyse hiç fakir görmek istemez, sarayda oturan hani.

Ahiret turnikesinde fukara bekler mi bilmem ama, 
Bu dünyadaki tiyatro, dikiş tutmaz artık yama. 
Önden gitmek teselliyse, buyursun beyler öne geçsin; 
Biz buradaki hakkımızı alalım, onlar ötede şerbet içsin!

Ahmet ATAM

"Ahmet ATAM'dan Sözler"

Bak kardeşim, bu "fakirler cennete önce girer" lafı varya, yıllardır zenginin vicdanını rahatlatmak, fakirin sesini kesmek için kullanılan en ucuz anestezidir. 

Sanki açlık, sefalet bir erdemmiş gibi pazarlanır. Ne yani, yoksulluk bir diploma mı ki cennetin kapısında geçerli sayılacak? 

Bu kafa, açlıktan karnı guruldayanın "ne kadar iyi, cennetlik olacağım" diye sevinmesini bekler. Hadi ordan! Tanrı, kulunun karnını doyurdu mu, hakkını verdi mi ona bakar, cebindeki paraya değil.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Cennet ve Fakirlik "Fakirsin diye üzülme, cennet senin." Cennetin tapusunu cebine koyup da seni bu dünyada aç bırakan, senin dinini sömürüyordur evlat.
Sloganın Ardındakiler Din adamları, siyasiler, zenginler... Cebini doldurup halkı kandıran o riyakarlar, senin bu dünyadaki cennetini çalıp, sana ahireti pazarlarlar.
Para ve Günah "Zenginin malı haramdır, cennete giremez." Paranın haramı değil, o parayla ne yaptığın önemlidir. Zenginlik de fakirlik de imtihandır.
1. Yani fakirlik bir erdem değil mi Ahmet Amca?

Fakirlik bir kederdir evlat, bir imtihandır belki. Erdem olan, o fakirlik içinde bile insan kalabilmektir.

2. Bu sloganı kimler neden kullanıyor?

Siyasiler uysal vatandaş, zenginler sorgulamayan işçi, din simsarları da boş hayallerle dolu cemaat isterler. Hepsi cebine bakar.

3. Zengin olmak günah mı o zaman?

Para günah değil, paranın kulu olmak günahtır. Kimsenin hakkını yemediysen, garibana el uzattıysan, paran senin nurundur.

4. Peki cenneti nasıl kazanacağız?

Kul hakkı yemeyerek, alnının teriyle kazanarak, vicdanını dinleyerek. En önemlisi de bu dünyada cenneti başkalarına zindan etmeyerek.

5. Bu dünyaya niye geldik Ahmet Amca?

Adalet için, eşitlik için, insan olmak için. Cenneti ahirette beklemek yerine bu dünyada kurmak için geldik.

"Cennetin anahtarı cebindeki parayla değil, vicdanındaki adaletle açılır; gerisi hikaye!"

Ahmet ATAM'ın Dijital İzi:

[Google'da Ara] | [Bing'de Ara] | [Yandex'de Ara]
Next Post Previous Post
No Comment
Add Comment
comment url