no fucking license
Bookmark

ŞAMANİZMDEN KALAN ESKİ TÜRK ADETLERİ


Günümüz Şamanist adetler.

Şamanizmden Kalan ve Günümüzde Hâlâ Yaşayan Eski Türk Adetleri

Bazen bir cenazede, bazen bir düğünde, bazen de günlük hayatın içinde durup “Biz bunu neden yapıyoruz?” diye düşünürüm. Cevap çoğu zaman İslamiyet’ten önceki Şamanizm dönemine kadar uzanır. Türk toplumu dinini değiştirdi ama kültürünü tamamen bırakmadı. Şamanizmden kalan pek çok adet bugün hâlâ yaşamımızda yer alıyor.

Bu yazıda, farkında olmadan sürdürdüğümüz eski Türk geleneklerini, lafı uzatmadan anlatıyorum.

Nazar İnancı ve Nazarlık Kullanımı

Nazar… Göz değmesi dediğimiz olay, Şamanizmde kötü ruhların bakış yoluyla insanlara zarar verdiğine dair inanca dayanır. Günümüzde evlere asılan nazar boncukları, arabalara takılan mavi boncuklar, çocukların yakasına iliştirilen iğneler bu inancın modern izleridir. Bense buna batıl demekte zorlanıyorum; çünkü bu yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda kültürel bir refleks.

Ateş Üzerinden Atlama Geleneği

Nevruz’da ateş yakıp üzerinden atlama geleneği hâlâ sürüyor. Şamanizmde ateş kutsal sayılır; arındırır ve kötü ruhları uzaklaştırır. Eski Türklerde ateşten atlamak, hastalıkları ve uğursuzluğu geride bırakmak demekti. Bugün “eğlence” olarak gördüğümüz bu geleneğin kökeninde aslında bir ritüel yatıyor.

Ölünün Ardından Su Dökme Adeti

Bir cenazeden sonra arkasından su dökülür. “Yolu açık olsun” denir. Bu da Şamanist bir uygulamadır. Eski Türklerde ruhun öteki dünyaya gidişi suyla sembolize edilirdi.
Bugün hâlâ yapıyoruz ama nedenini sorsan çoğu kişi bilmiyor.

Ağaç ve Doğa Kültü

Dilek ağacı diye bir şey var bu ülkede. Bez bağlanır, dua edilir. Şamanizmde ağaç, gökle yer arasında bağ kuran kutsal bir varlıktır. Özellikle kayın ağacı Türk mitolojisinde önemli bir yere sahiptir.
Ben doğaya bu kadar saygının tesadüf olduğuna inanmıyorum.

Kurşun Dökme Ritüeli

Kurşun döktürmek… Korku, nazar, sıkıntı için yapılır. Şaman ayinlerinde kötü enerjiyi tespit etmek ve uzaklaştırmak için benzer ritüeller uygulanırdı.
Bugün bilimle açıklanmaz belki ama kültürel hafızayla açıklanır.

Eşik Üzerinde Oturmama ve Eşiğe Basmama

“Eşiğe oturma”, “eşiğe basma” uyarılarını duymayan pek azdır. Şamanizmde eşik, iki dünya arasındaki sınır olarak görülür ve ruhların geçiş noktası sayılır. Çocukken nedenini bilmezdim, ama şimdi biliyorum.

Lohusa Kadını Korumaya Yönelik İnançlar

Kırmızı kurdele, lohusa şerbeti, kırk basması… Hepsi, Şamanizmde kötü ruhlardan korunma amacı taşır. Lohusa kadın savunmasız sayılır ve çeşitli ritüellerle korunur. Günümüzde bu adetler şekil değiştirse de özü hâlâ yaşamaktadır.

Kırk Çıkarma Geleneği

Doğumdan sonra anne ve bebeğin kırk gün korunması, ardından kırkının çıkarılması geleneği… Şamanizmde 40 sayısı kutsal kabul edilir; arınma ve geçiş sürecini simgeler. Bu yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda kadim bir zaman anlayışıdır.

Şamanizm Türk Kültüründen Gerçekten Silindi mi?

Bence yok olmadı, sadece adını değiştirdi. İnançlar zamanla dönüşür ama kültür kolay kolay silinmez. Bugün yaptığımız pek çok şeyin kökeni binlerce yıl öncesine dayanıyor. İnsan bilmediğini inkâr eder, bildiğiyle ise barışır.

Son Söz

Şamanizmden miras kalan bu adetler, kim olduğumuzu hatırlatan izlerdir. Doğru mu batıl mı tartışmasından önce, bunların kültürel mirasımız olduğunu kabul etmek gerekir. Geçmişiyle bağını koparan toplumların gelecekte savrulacağına inanıyorum. Bu yazı bir tarih dersi değil, sadece bir hatırlatma.


Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler

"Gök Tanrı inancını bıraktık belki ama ruhunu asla terk etmedik. Bin yıl geçse de kanımızdaki o kadim Şaman fısıltısı, her nazar boncuğunda, her gidenin arkasından dökülen suda yaşamaya devam ediyor."

Şamanizm’den Bugüne: Genlerimize İşlemiş Eski Türk Adetleri

Bugün "KENDİME YAZILARIM" köşesinde biraz geriye, çok geriye gidiyoruz. İslamiyet'i kabul etmemizin üzerinden asırlar geçti ama gündelik hayatımıza baktığınızda Orta Asya’nın steplerinden gelen o mistik ruhu hala görebiliyoruz. "Adet yerini bulsun" diyerek yaptığımız birçok şeyin aslında binlerce yıllık Şamanik ritüeller olduğunu biliyor muydunuz?

Modern çağın insanı olarak kendimizi ne kadar rasyonel görsek de, başımıza bir şey gelmesin diye tahtaya vurduğumuzda ya da birinin arkasından su döktüğümüzde aslında o kadim Türk ruhunu selamlıyoruz. İşte dinimizin bir parçası sanılan ama aslında kökleri Şamanizm'e dayanan o ilginç geleneklerimiz.

Adetlerimizdeki Şaman İzleri

Güncel Adet Şamanizm'deki Kökeni Anlamı
Gidenin Arkasından Su Dökmek Su Ruhu (Yer-Su) Kültü Yolculuğun su gibi akıp gitmesi ve selamet.
Nazar Boncuğu Takmak Gök Tanrı (Mavi Renk) İnancı Kötü ruhların dikkatini dağıtmak ve korunmak.
Tahtaya Vurmak Ağaç Kültü ve Orman Ruhları Kötü ruhların duymasını engellemek için ağaç ruhuna sığınmak.
Kurşun Dökmek Kut Dökme Ritüeli Kötü enerjiyi (şerri) metalin gücüyle defetmek.

Bu listeyi uzatmak mümkün; mezar taşlarına çiçek koymak, türbelere çaput bağlamak, hatta lohusa kadınlara takılan al kurdele bile tamamen Şamanizm'den miras. Bizler farkında olmasak da atalarımızın inançları gündelik alışkanlıklarımızın içine sızmış durumda.

Merak Edilenler: Kadim Türk Kültürü

Neden hala bu adetleri sürdürüyoruz?

Kültürel hafıza dediğimiz şey çok güçlüdür. İnançlar değişse de toplumsal pratikler binlerce yıl boyunca bir "güven alanı" olarak kalmaya devam eder.

Ateşin üzerinden atlamak (Nevruz) Şamanik mi?

Evet, ateş Türklerde arındırıcı bir güçtür. Ateşten atlamak, eski yıldaki kötülüklerden arınıp yeni yıla temiz girmeyi simgeler.

Köpek ulumasının uğursuz sayılması nereden gelir?

Şamanizm'de köpeklerin ruhlar alemini görebildiğine inanılırdı. Ulumaları, yaklaşmakta olan kötü bir ruhun veya ölümün habercisi olarak kabul edilirdi.

Günün Ana Fikri

"Kim olduğumuzu anlamak için sadece gittiğimiz yola değil, geldiğimiz bozkıra da bakmalıyız. Biz, dünle bugünün muazzam bir harmanıyız."

🔍 Dijital Ayak İzi
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun