no fucking license
Bookmark

BİR KARAVANIM OLSA


Bir karavanım olsa hayatım nasıl olurdu?  
Hep hayalini kurdum.  
Lüks değil hani…  
Sadece dört tekerlek üzerinde bir özgürlük.  
Bir yatak, bir ocak, bir pencere.  
Hepsi bu.  
Ama hayat, herkese anahtar teslim özgürlük sunmuyor maalesef.  

Karavan Nedir Biliyor Musun?

Karavan benim için ne bir araç ne de bir kaçıştı. 
O, bağımsızlıktı. 
Kimseye borçlanmadan, kimsenin gözüne bakmadan, kimsenin “yarın ne yapacaksın?” sorusunu duymadan yaşamak demekti. 
Hiç zengin olmayı istemedim, sadece onurlu ve özgür olmak istedim. 
Karavan da işte tam olarak buydu.

Sabah Manzarayı Seçebilmek

Bir düşün…
Sabah uyanıyorsun, pencereyi aralıyorsun, karşında masmavi deniz.  
Canın mı sıkıldı?  
Topluyorsun kabloları, dönüyorsun dağlara.  
İnsanın en büyük lüksü nedir bilir misin?  
Manzarasını seçebilmek.  
Oysa çoğu zaman, kaderimizi bile seçemiyoruz.  

Daha Az Eşya, Daha Az Yük

Karavan, az eşya demektir. 
Az eşya ise az yük anlamına gelir. 
Dolap dolusu kıyafet değil, sadece yeteri kadar. 
Evin içinde kaybolmak değil, kendinle yüzleşmektir. 
Belki de bu yüzden bu hayal içimde kaldı. 
Çünkü karavan, insanı kendine yaklaştırır, kalabalıktan uzaklaştırır, maskelerden arındırır. Ve ben maskesiz yaşamayı seviyorum.

Borçsuz Bir Hayat

Şimdi dürüst olalım…
Ev dediğin kredi.
Araba dediğin kredi.
Hayat dediğin taksit.

Karavan hayalimde borç yoktu.
Ya küçük birikimle, ya ikinci el, ya da kendi emeğimle.
Çünkü vadeli yaşamayı sevmem.
Borç, insanın boynuna görünmez bir tasma takar.
Karavan ise o tasmayı çözen bir anahtar gibi gelirdi bana.

Toplumdan Kaçmak Değil, Gürültüden Kaçmak

Yanlış anlaşılmasın, insanlardan nefret eden biri değilim. 
Ama gürültüden yoruldum. 
Siyasetin bağırışından, adaletsizliğin sıradanlaşmasından, ahlaksızlığın alkışlanmasından bıktım. 
Karavan biraz da sessizlik demekti; kendi sesimi duyabileceğim bir alan. 
Belki yazılarımı daha çok yazardım, belki daha sert, belki de daha huzurlu. Kim bilir…

Hayatım Nasıl Şekillenirdi?

Daha sade, daha net.  
Daha az insan, daha az eşya, daha az stres.  
Ama daha çok gökyüzü.  
Belki sabahları kahvemi Ege kıyısında yudumlar, akşam Karadeniz rüzgârında dalar giderdim düşüncelere.  

Belki bir kasabanın kenarında durur, çocukların top sesini dinlerdim.  
Ya da yazdıklarımı başka şehirlerin duvarlarında bırakırdım.  

İçimde Kalan Ukde

Olmadı.
Şartlar, imkânlar, hayatın hesabı…
68 yaşıma geldim.
Göç etme şansım kalmadı.
Hayatın çoğu geride kaldı.

Ama içimde hâlâ küçük bir yer karavan kokuyor.
Bazı hayaller yaşanmaz.
Ama o hayaller insanı yaşatır.

Gerçek şu: Karavanım olmadı belki, ama özgürlük arayışım hiç bitmedi. Dört teker üzerinde gezemesem de kalemimle dolaştım. 
Yolları asfaltla değil, cümleyle aştım. 

Tokat gibi son: 

Karavanım olsaydı belki daha çok yer görürdüm, ama biliyorum ki asıl mesele yer değiştirmek değil, zincir kırabilmek. 
İnsan zincirini içinden kırmadıkça, ister sarayda yaşasın ister karavanda, hep park halinde kalır. 
Benim karavanım olmadı ama ruhum hâlâ yola çıkmaya hazır. Bir gün geç olabilir, ama insanın içindeki özgürlük hevesi asla emekli olmaz.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Hayallerine giden yolda tekerleğin dönmüyorsa, bari ruhunu o beton yığınına kilitleme."

Dört Teker Bir Ömür: Neden Olmadı Be Evladım?

Ulan ömür dediğin nedir ki? Üç beş günlük dünya, yarısı çalışmakla yarısı da o kazandığın parayı doktora yedirmekle geçiyor. Hep hayalimdi; eski bir minibüsü alıp içini kendi ellerimle döşemek. Bir yatak, bir ocak, bir de kitaplarım... 

Ama hayat bize hep "bekle" dedi. Çocukların okulu biter dedik, emeklilik gelir dedik, enflasyon bizi vurdu derken; karavan hayali oldu sana karabasan hayali. Şimdi o hayal içimde bir ukde, dışımda bir yara. Eğer o karavan olsaydı, sabahları hangi ağacın altında uyanacağımı rüzgar belirlerdi, belediyenin imar planı değil!

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Konfor Alanı "Dört duvarın güvenliği gibisi yok." O dört duvar bazen hapishanendir. Karavan ise özgürlüğün anahtarıdır ama çevirmeye gücün yetmez.
Maliyet "Karavan lükstür, zengin işidir." Lüks olan karavan değil, o karavana koyacak benzindir. Sistemi öyle kurdular ki, tekerin dönmesin diye asfalta zam döşediler.
Hayat Tarzı "Emekli olunca gezersin." Emekli olunca dizlerin tutmaz, prostatın izin vermez. Hayal dediğin, nefesin kuvvetliyken yapılmalıydı.

Ahmet Abi'ye Karavan Soruları (SSS)

1. Karavan olsa gerçekten mutlu olur muydun?
Mutluluk araba değil evladım, yolun kendisidir. Ama o yolu kendi seçtiğin bir pencereden izlemek, beton duvara bakmaktan bin kat iyidir.
2. Şimdi olsa karavana çıkar mısın?
Bu yaştan sonra anca hastane koridorlarında "karavan" yaparım. Ukde dediğin de budur zaten; tren kaçtıktan sonra raylara bakmak.
3. Karavan hayali kuran gençlere ne dersin?
Borca girin, risk alın ama o hayali gerçekleştirmeden yaşlanmayın. 68'in yorgunluğuyla hayal kurmak, sönmüş ocakta yemek pişirmeye benzer.
4. En çok nerede uyanmak isterdin?
Kaz Dağları'nda, sabah sisiyle birlikte. Komşu gürültüsüyle değil, kuşların küfrüyle uyanmak için neler vermezdim.
5. Hayat bir karavan olsaydı Ahmet Abi?
Vitesi boşa atar, yokuş aşağı bırakırdım her şeyi. Freni patlamış bir kamyon gibi değil, rüzgarı arkasına almış bir yelkenli gibi yaşardım.
GÜNÜN ANA FİKRİ

Hayat seni durdurmaya çalışır, sen gaza bas; yoksa 68 yaşına geldiğinde karavanın değil, sadece keşkelerin olur!

Ahmet ATAM'ı Dijitalde Takip Edin:

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun