Kredi kartının asgarisini ödeyerek dünyayı kurtaracağını sananların sonu, kahvede çayı şekersiz içip "ekonomi çok iyi" diyenlerden farksız olur.
Ayaklarını yorganına göre uzatmayanlar, yarın o yorganı bankaya rehin bırakır.
Ekonomik büyüme denince herkesin gözü parlıyor. Devletinden yatırımcısına kadar herkes “büyüdük” demeyi seviyor. Ama kimse “nasıl büyüdük?” sorusunu pek sormuyor, çünkü orası biraz can sıkıyor.
Sağlıklı büyüme dediğin şey proteinle olur; hormonla değil. Ama ne yazık ki kredi, ekonominin hormonu gibi kullanılıyor. Hızla şişiyorsun ama o kas sana ait değil.
Ekonomik büyüme denince herkesin gözü parlıyor. Devletinden yatırımcısına kadar herkes “büyüdük” demeyi seviyor. Ama kimse “nasıl büyüdük?” sorusunu pek sormuyor, çünkü orası biraz can sıkıyor.
Sağlıklı büyüme dediğin şey proteinle olur; hormonla değil. Ama ne yazık ki kredi, ekonominin hormonu gibi kullanılıyor. Hızla şişiyorsun ama o kas sana ait değil.
Sağlıklı Ekonomik Büyüme Nedir? Öz Kaynakla Büyüme: Sıkıcı Ama Hayatta Kalmalı
Öz kaynakla büyüme, kimsenin paylaşmak istemediği türden bir büyümedir.– Yavaş
– Mütevazı
– Gösterişsiz
Ama en önemli özelliği batmamasıdır. Kendi paranla iş yaparken iki kere düşünür, “Buna gerçekten gerek var mı?” diye sorarsın. Bu soru kritiktir. Çünkü krediyle iş yapan biri o soruyu sormaz, “Banka zaten verdi” der.
Krediyle Büyüme Nedir? Elin Taşıyla Elin Kuşunu Vurma Rehberi
Krediyle büyümek, ekonomideki “kolay yol” tuşuna basmak gibidir. Bastığında karakterin hemen seviye atlar, ama oyunun sonunda seni bekleyen bir boss vardır: geri ödeme.İlk başta her şey harika görünür:
- Ofis genişler
- Sunumlar İngilizce yapılır
- Herkes birbirine “vizyon” demeye başlar
Sonra bir sabah bankadan mesaj gelir: “Sayın müşterimiz, faiz oranlarımız güncellenmiştir.”
O an anlarsın ki aslında iş insanı değil, faiz kumarbazıymışsın.
Krediyle Büyüyen Yatırımcı Neden Çakılır? (Gerçek Hayattan Kara Mizah)
Krediyle büyüyen yatırımcıyı tanımak kolaydır: Her şeyi büyütür ama kârı artıramaz.Riskten bahseder ama ne olduğunu bilmez, “Bir şey olmaz” sözünü sıkça kullanır.
- Piyasa hafif sallansa hastalanır,
- Kur oynasa tansiyonu çıkar.
Sonunda tablo netleşir: Şirket durur, borç hızla artar ve o meşhur an gelir: “Eskiden ben de yatırımcıydım” der.
Devletler İçin Krediyle Büyüme: Aynı Film, Bütçesi Büyük
Devletlerin hikâyesi de pek farklı değil, sadece rakamların sonunda daha çok sıfır var. “Borç alalım, yatırım yapalım, büyüyelim.”Büyüme var mı? Var.
Peki bedelini kim ödüyor? Herkes.
Sonra kemer sıkma başlar. Ama o kemer, karar vericinin belinde değil, vatandaşın göbeğinde sıkılır.
Ekonomik büyüme tabelada kalır, fatura ise mutfağa iner.
Sağlıklı Büyüme Nasıl Olur?
Gerçekçi olalım: Kredi tamamen kötü değildir, ancak öz kaynak olmadan kredi riskli bir iştir. Sağlıklı büyüme için önce kazan, sonra harca. Kredi alacaksan, yalnızca ödeyebileceğin kadarını al. “İşler iyi giderse öderiz” bir ekonomi planı değil, sadece bir temennidir.
Sonuç: Hızlı Büyüyen Değil, Ayakta Kalan Kazanır
Öz kaynakla büyüyen geç konuşur ama uzun ömürlü olur. Krediyle şişen çok konuşur, sonra susturulur. Fikrim net: Kendi paranla yürüyemediğin yolu, başkasının parasıyla koşmaya kalkma. Yorulursun, düşersin, sonra “nerede hata yaptık?” diye blog yazarsın.
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler"
Bak güzel kardeşim, borçla büyümek, altına dinamit döşediğin binanın kat sayısını artırmaya benzer. Dışarıdan bakınca "Vay be, herif yükseliyor" derler ama yerin altındaki o fitil ateşlendi mi, yani faiz bir fırlayıp döviz kudurunca, o bina tepene mülk değil mezar olur. Elin parasıyla ağalık yapanın, sabah uyandığında maraba olduğunu anlaması bir kur farkına bakar.
68 yaşındayım, nice "altın yumurtlayan tavuğum var" deyip de kümesi kurda kaptıran, banka dekontuyla abdest alan adam gördüm. Faiz dediğin, döviz dediğin o canavar bir uyandı mı; ne itibar kalır ne istikrar. Cebinde olmayan parayla caka satmaya kalkanların sonu, okyanusta kağıttan gemiyle fırtınaya yakalanan ahmaktan farksızdır.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Krediyle Büyüme | "Borç yiğidin kamçısıdır", al krediyi, kur işi, nasılsa ödenir. | Borç yiğidin kamçısı değil, ayağına bağlanan gülle kütlesidir. Su yükselince ilk yiğit boğulur. |
| Döviz Kuru Artışı | "Dolarla mı maaş alıyoruz?" deyip geçiştirilen küçük bir sarsıntı. | Senin maaşın TL ama yediğin kazığın maliyeti dolarla. Kur arttıkça o kazık daha derine girer. |
| Faiz Sarmalı | Yapılandırırız, başka bankadan alır orayı kapatırız, döngü sürer. | Kuyruğunu yiyen yılan gibisin. Karın doydu sanıyorsun ama aslında kendi etini bitiriyorsun. |
Meraklısına "Tokat" Gibi Cevaplar
Ahmet Amca, borçsuz iş mi döner bu devirde?
Döner evlat, döner de... Senin başın döner! Öz sermayen yoksa, sen patron değil sadece bankanın bedava çalışan müdürüsün demektir.
Faizler artınca neden ilk biz yanıyoruz?
Çünkü büyük balıklar okyanusta yüzerken sen derede şemsiyesiz yakalandın. Onların yorganı kalın, senin yorganın ise elin emaneti.
Dövizle borçlanmak çok mu riskli?
Barut fıçısının üstünde sigara içmek ne kadar riskliyse o kadar riskli. Rüzgar bir tersten eserse külünü bile bulamazlar.
"Büyümezsek ölürüz" diyorlar, yalan mı?
Şişmek büyümek değildir evlat. Obeziteye yakalanmış adam gibi nefes nefese kalıp kalpten gidersin. Sağlıklı büyü, az ye ama kendi ekmeğini ye.
Bu bataktan çıkış var mı?
Zararın neresinden dönersen dön, orası senin yeni doğum günündür. Ama önce o kibrini ve "el alem ne der" huyunu çöpe atacaksın.
"GÜNÜN ANA FİKRİ: Elin atına binen tez iner; elin parasıyla büyüyen ise bankanın gölgesinde serinler, güneş açınca ilk o kavrulur!"



Yorum Gönder