Hayat Seçimlerimizden mi İbaret? (Keşke O Kadar Kolay Olsaydı)
Kişisel gelişim kitapları hemen sahneye çıkar: “Hayat seçimdir.” “Ne ekersen, onu biçersin.”Tesadüf Diye Bir Şey Var mı, Yoksa Uydurma mı?
Tesadüf deyince insanın içi biraz rahatlar, çünkü ortada suçlu yoktur.- “Yolda karşılaştık.”
- “Hiç beklemediğim anda oldu.”
- “Tamamen tesadüf.”
Tanrı Yazgısı mı? Kader mi? Format Atılmış Hayat mı?
İşler sarpa sardığında topu hemen yukarı atıyoruz:- Kader.
- Yazgı.
- Alın yazısı.
- Uğraşmanın anlamı ne?
- Neden çabalıyoruz?
- Alarmı niye kurduk?
Hayat Neden En Çok “Ben Seçmedim” Dediğimiz Yerden Vurur?
İnsanı en çok sinirlendiren şey şu: “Bunu ben seçmedim ama bedelini ben ödüyorum.” İşte orası hayatın kara mizah sahnesi. Seçmediğin şeylerin yükü, seçtiklerinden daha ağır geliyor.Ama dürüst olalım:
Bazen de yanlış seçimi bile bile yapıyoruz.
Sonra kader diyoruz.
Kader de köşeden bakıp “beni karıştırma” diyor.
Gerçekçi Sonuç: Hayat Hepsinden Biraz
Hayat ne sadece seçim, ne tamamen tesadüf, ne de bütünüyle yazgıdır. Daha çok şöyle işler: Kartlar dağıtılır (kader),Sonuç: Hayat Sana Sormaz, Sen Cevap Verirsin
Hayat çoğu zaman fikrini sormaz, ama verdiğin tepkileri kaydeder. Belki her şeyi seçemiyoruz, ama nasıl dayanacağımızı biz seçiyoruz.Hayatın Üç Sofrası Şiiri:
Üzerinde üç tabak, üç yol, üç düş.
Elin mi seçer lokmayı?
Yoksa rüzgâr mı savurur kaşığını?
İlk sofrada bir büfe parlar,
Adı: Seçimler ve Yanılgılar.
Tabağı sen doldur, özgürsün der,
Ama bil ki, menüyü yazan başkalarıdır.
İkinci sofrada bir fast-food zinciri,
Adı: Rastlantılar ve Kozmik Şans.
Zarlar yuvarlanır, kağıtlar açılır,
Kimine ziyafet, kimine kırıntılar.
Üçüncü sofra bir lokanta,
Adı: Yazgı ve Tanrısal Kalem.
Garson göz kırpar, fısıldar usulca:
Tabağındaki yazılıydı önceden.
Peki sen, yolcu,
Hangi sofrada oturdun?
Seçtin mi sen kendi lokmanı,
Yoksa kader mi pişirdi aşını?
Belki de çatalın ucunda, Seçim, tesadüf ve yazgı dans ediyor. Ve biz, ne yediğimizi anlamadan, Bir sonraki lokmaya uzanıyoruz.
Bak kardeşim, hayat dediğin şey; sana dağıtılan kartların tesadüfü, o kartları oynama biçiminin seçimi ve oyunun sonunda masadan kimin kazançlı kalkacağının yazgısıdır. Sen istediğin kadar "seçim yaptım" de, yanlış durakta bekliyorsan bindiğin otobüs seni ancak yanlış yere götürür. Ama "kaderim böyleymiş" deyip otobüsün altına yatana da Tanrı acımaz, üzerinden geçer. Şimdi gel bu felsefe salatasını sokağın diliyle karşılaştıralım.
| Konu | Sokak Mantığı | Benim Terazim |
|---|---|---|
| Seçimler | "Hayatımın mimarıyım, her şeyi ben seçtim." | Sana sunulan iki bayat ekmekten birini seçmek özgürlük değil, mecburiyettir evlat. |
| Tesadüfler | "Kısmetten ötesi olmaz, her şey tesadüf." | Tesadüf sadece kapıyı çalar, içeri girip girmemek senin karakterindir. |
| Tanrı Yazgısı | "Alın yazımızda ne varsa o; kul kaderini yaşar." | Tanrı kalemi verir ama defteri karalamayı senin o nasırlı ellerine bırakır. Suçu yukarı atmak en kolay kaçıştır. |
1. Madem her şey seçim, neden her istediğim olmuyor?
Senin seçimin, başkasının tesadüfüyle çarpışınca trafik kazası olur evlat. Sen seçersin ama dünya o seçimi onaylamazsa elinde sadece hayalin kalır.
2. Şans denilen şey sadece bir tesadüf mü?
Şans, hazırlıklı olanın tesadüfle randevulaşmasıdır. Sen evde yatarken şans gelip de kapını kırmaz.
3. Kader bizi kısıtlıyor mu Ahmet Amca?
Kader sana sınırları çizer ama o sınırların içinde top oynamak senin elindedir. Sahayı sen kurmadın ama golü sen atacaksın.
4. Kötü seçimlerin günahı kimin?
Aynaya bakınca gördüğün o herifin! "Kader" deyip işin içinden sıyrılmak, en ucuz insan davranışıdır.
5. Hayatın anlamını çözebilir miyiz?
Hayatın anlamı, çözmeye çalışırken harcadığın o 68 senedir. Çözdüğünde zaten oyun bitiyor, helvanı kavuruyorlar.
"Tesadüf sana kartı verir, Seçim o kartı oynatır, Yazgı ise masadan kimin don gömlek kalkacağına karar verir!"



Yorum Gönder