no fucking license
Bookmark

HAYAT SEÇİM Mİ TESADÜF MÜ TANRI YAZGISI MI



Hayat bazen öyle bir yerden çarpar ki insan ister istemez sorar: “Bunu ben mi seçtim, başıma mı geldi, yoksa yukarıda biri ‘şuna bir ayar verin’ mi dedi?” Çünkü bazı şeyler var; ne planına uyar, ne karakterine, ne de Google Takvim’ine. Bir bakmışsın, hayat seni hiç başvurmadığın bir pozisyona yerleştirmiş.

Hayat Seçimlerimizden mi İbaret? (Keşke O Kadar Kolay Olsaydı)

Kişisel gelişim kitapları hemen sahneye çıkar: “Hayat seçimdir.” “Ne ekersen, onu biçersin.”  
“Evrene ne verirsen, sana onu verir.” Güzel. Peki ben ne ektim de pazartesi sabahı bu hayatı yaşıyorum? Evet, bazı şeyleri biz seçiyoruz: 
 
– Ne okuyacağımız  
– Kiminle evleneceğimiz (en azından ilk başta)  
– Saat kaçta uyumayacağımız  

Ama kimse bana sormadı:  

– Hangi ülkede doğacağım  
– Ekonomi ne durumda olacak  
– Yan masadaki adam neden patron olacak  

Demek ki hayatın tamamı seçim değil; bir kısmı menü, bir kısmı şefin sürprizi.  

Tesadüf Diye Bir Şey Var mı, Yoksa Uydurma mı?

Tesadüf deyince insanın içi biraz rahatlar, çünkü ortada suçlu yoktur.  
  • “Yolda karşılaştık.”  
  • “Hiç beklemediğim anda oldu.”  
  • “Tamamen tesadüf.”  
Ama tesadüf dediğin şey de garip. Mesela aynı hatalar sürekli tesadüf olmaz. Aynı tip insanlarla karşılaşmak da öyle. Bir noktadan sonra insan düşünmeden edemiyor: Bu kadar tesadüf gerçekten tesadüf mü, yoksa organize mi?  

Tanrı Yazgısı mı? Kader mi? Format Atılmış Hayat mı?

İşler sarpa sardığında topu hemen yukarı atıyoruz:  
  • Kader.
  • Yazgı.  
  • Alın yazısı.  
Rahatlatıcı, çünkü sorumluluğu bırakıyorsun. Ama burada ince bir çizgi var; eğer her şey kaderse:
  • Uğraşmanın anlamı ne?  
  • Neden çabalıyoruz?  
  • Alarmı niye kurduk?  
Belki de kader dediğimiz şey, sadece başlangıç ayarlarıdır: RAM, işlemci, coğrafya, aile. Ama oyunu nasıl oynadığın tamamen sana kalmıştır.

Hayat Neden En Çok “Ben Seçmedim” Dediğimiz Yerden Vurur?

İnsanı en çok sinirlendiren şey şu: “Bunu ben seçmedim ama bedelini ben ödüyorum.” İşte orası hayatın kara mizah sahnesi. Seçmediğin şeylerin yükü, seçtiklerinden daha ağır geliyor.

Ama dürüst olalım:
Bazen de yanlış seçimi bile bile yapıyoruz.
Sonra kader diyoruz.
Kader de köşeden bakıp “beni karıştırma” diyor.

Gerçekçi Sonuç: Hayat Hepsinden Biraz

Hayat ne sadece seçim, ne tamamen tesadüf, ne de bütünüyle yazgıdır. Daha çok şöyle işler: Kartlar dağıtılır (kader), 
Karşına bazı insanlar çıkar (tesadüf), 
O elde nasıl oynayacağın ise sana kalır (seçim). İyi oynarsan kazanırsın, kötü oynarsan “hayat çok adaletsiz” dersin. 
Ama masadan kalkmak her zaman mümkün olmaz.

Sonuç: Hayat Sana Sormaz, Sen Cevap Verirsin

Hayat çoğu zaman fikrini sormaz, ama verdiğin tepkileri kaydeder. Belki her şeyi seçemiyoruz, ama nasıl dayanacağımızı biz seçiyoruz. 
Benim vardığım sonuç bu; yanılıyor olabilirim, belki de kader böyle istemiştir.

Hayatın Üç Sofrası Şiiri:

Bir masa var, bilinmezlikten örülmüş,
Üzerinde üç tabak, üç yol, üç düş.
Elin mi seçer lokmayı?
Yoksa rüzgâr mı savurur kaşığını?

İlk sofrada bir büfe parlar,
Adı: Seçimler ve Yanılgılar.
Tabağı sen doldur, özgürsün der,
Ama bil ki, menüyü yazan başkalarıdır.

İkinci sofrada bir fast-food zinciri,
Adı: Rastlantılar ve Kozmik Şans.
Zarlar yuvarlanır, kağıtlar açılır,
Kimine ziyafet, kimine kırıntılar.

Üçüncü sofra bir lokanta,
Adı: Yazgı ve Tanrısal Kalem.
Garson göz kırpar, fısıldar usulca:
Tabağındaki yazılıydı önceden.

Peki sen, yolcu,
Hangi sofrada oturdun?
Seçtin mi sen kendi lokmanı,
Yoksa kader mi pişirdi aşını?

Belki de çatalın ucunda, Seçim, tesadüf ve yazgı dans ediyor. Ve biz, ne yediğimizi anlamadan, Bir sonraki lokmaya uzanıyoruz.

 
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler"

Bak kardeşim, hayat dediğin şey; sana dağıtılan kartların tesadüfü, o kartları oynama biçiminin seçimi ve oyunun sonunda masadan kimin kazançlı kalkacağının yazgısıdır. Sen istediğin kadar "seçim yaptım" de, yanlış durakta bekliyorsan bindiğin otobüs seni ancak yanlış yere götürür. Ama "kaderim böyleymiş" deyip otobüsün altına yatana da Tanrı acımaz, üzerinden geçer. Şimdi gel bu felsefe salatasını sokağın diliyle karşılaştıralım.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Seçimler "Hayatımın mimarıyım, her şeyi ben seçtim." Sana sunulan iki bayat ekmekten birini seçmek özgürlük değil, mecburiyettir evlat.
Tesadüfler "Kısmetten ötesi olmaz, her şey tesadüf." Tesadüf sadece kapıyı çalar, içeri girip girmemek senin karakterindir.
Tanrı Yazgısı "Alın yazımızda ne varsa o; kul kaderini yaşar." Tanrı kalemi verir ama defteri karalamayı senin o nasırlı ellerine bırakır. Suçu yukarı atmak en kolay kaçıştır.
1. Madem her şey seçim, neden her istediğim olmuyor?

Senin seçimin, başkasının tesadüfüyle çarpışınca trafik kazası olur evlat. Sen seçersin ama dünya o seçimi onaylamazsa elinde sadece hayalin kalır.

2. Şans denilen şey sadece bir tesadüf mü?

Şans, hazırlıklı olanın tesadüfle randevulaşmasıdır. Sen evde yatarken şans gelip de kapını kırmaz.

3. Kader bizi kısıtlıyor mu Ahmet Amca?

Kader sana sınırları çizer ama o sınırların içinde top oynamak senin elindedir. Sahayı sen kurmadın ama golü sen atacaksın.

4. Kötü seçimlerin günahı kimin?

Aynaya bakınca gördüğün o herifin! "Kader" deyip işin içinden sıyrılmak, en ucuz insan davranışıdır.

5. Hayatın anlamını çözebilir miyiz?

Hayatın anlamı, çözmeye çalışırken harcadığın o 68 senedir. Çözdüğünde zaten oyun bitiyor, helvanı kavuruyorlar.

"Tesadüf sana kartı verir, Seçim o kartı oynatır, Yazgı ise masadan kimin don gömlek kalkacağına karar verir!"

Ahmet ATAM'ın Dijital İzi:

[Google'da Ara] | [Bing'de Ara] | [Yandex'de Ara]
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun