SOSYAL MEDYA ÇAĞINDA İYİ İNSAN OLMAK MI İYİ İNSAN GÖRÜNMEK Mİ
Ahmet ATAM
Update:
... menit baca
Dengarkan
İyi İnsan Olmak mı, Yoksa İyi Görünmek mi? Sosyal Medya Çağında “İyilik” Tiyatrosu
Eskiden mahallede biri iyilik yaptı mı, sağ elin verdiğini sol el görmezdi; şimdi bırak sol eli, bütün dünya görsün diye canlı yayın açıyorlar. "İyilik" dediğin şey, artık kalbin değil, kameranın işi olmuş
Bir sorum var: Ne zaman iyi insan olmaktan vazgeçip, iyi görünmeye bu kadar odaklandık?
Eskiden mahallede biri yardım ettiğinde kimse hikâye paylaşmazdı. Şimdi birine su verirken bile açı ayarlanıyor; tripod hazır, yüz filtresi açık, altına da klasik cümle: “İnsanlık ölmemiş ya Yok dostum, insanlık ölmemiş ama sanki biraz PR ajansına bağlanmış gibi.
İyilik mi Yapıyoruz, Fragman mı Çekiyoruz?
Yanlış anlaşılmasın, kimseye iyilik yapmayın demiyorum. Yapsınlar, hatta bol bol yapsınlar. Ama bu iş ne zaman “belgelenmezse olmamış sayılır” noktasına geldi?
Adam sokak hayvanına mama veriyor, güzel, helal olsun.
Ama önce kamera açılıyor, ışık ayarlanıyor, dram müziği ekleniyor, yavaş çekim yapılıyor.
Kedi bile “Abi mama veriyorsan ver, Spielberg’e bağlama” diyor.
Önemli olan iyiliğin kendisi mi, yoksa o 15 saniyelik reels mi? Gerçekten merak ediyorum.
Vicdan mı, Algoritma mı?
Eskiden içimizi rahatlatmak için iyilik yapardık, şimdi sanki algoritmayı rahatlatmak için yapıyoruz.
“Bu içerik çok tutar.”
“Bunun etkileşimi patlar.”
İyilik yaparken “reach” mi hesaplanır? Birine yardım ederken “keşfete düşer miyiz” diye düşünmek nasıl bir noktadır?
En komik tarafı ise şu: Yardım edilen kişinin mahremiyeti yok. Adam zor durumda ama yüzü full HD yayında. Altına da hashtag: #şükür #insanlık #iyikivarız
Replikler hazır: “Ben paylaşmak istemezdim ama örnek olsun diye…”
Paylaşmak istemeyen zaten paylaşmaz, bu kadar net. “Örnek olsun” da yeni nesil “reklam değildir dönüştü.
Gerçek İyilik Neye Benziyor Biliyor musun?
Bence gerçek iyilik biraz sıkıcıdır. Evet, gerçekten sıkıcı.
Ne hikâyesi vardır, ne filtresi, ne de alkışı. Kimse bilmez, kimse teşekkür etmeyebilir. Ama sen bilirsin.
İçinde sadece küçük bir “tamam, doğru olanı yaptım” hissi kalır. O kadar. Ne fon müziği eşlik eder, ne ağır çekim sahneler. Belki de bu yüzden artık cazip gelmiyordur; çünkü görünmezdir.
İyi İnsan mı, İyi Profil mi?
Hadi dürüst olalım.
Bazen hepimiz düşüyoruz bu tuzağa. “Bunu paylaşsam insanlar beni daha duyarlı mı görür?”
“Biraz sosyal sorumluluk içeriği ekleyeyim de profil dengelensin.”
Fark ettim ki; iyi görünmeye çalıştıkça biraz yapaylaşıyoruz.
Gerçekten iyi olmaya odaklandığımızdaysa… daha az konuşuyoruz.
Belki de mesele şu:
İyilik sessizken gerçek, gürültü yaptığında ise şüpheli.
Sonuç mu?
Artık şuna inanıyorum: İyilik, kamera kapandıktan sonra da sürüyorsa gerçek iyiliktir. Kamera kapanınca mod düşüyorsa, geçmiş olsun… o biraz gösteri işidir.
Elbette herkes sosyal medyada paylaşım yapabilir; kimseye ahlak dersi verme niyetim yok.
Ben de kusursuz değilim. Ama bazen kendime sorarım: “Bunu gerçekten yapmak istediğim için mi yapıyorum, yoksa görünmek için mi?” Cevap rahatsız ediyorsa, işte orası gelişim alanıdır.
"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Eskiden ar damarı çatlamasın diye yüzümüz kızarırdı, şimdi ekran parlaklığından kimsenin yüzü seçilmiyor."
İyi İnsan Olmak mı, Yoksa İyi Görünmek mi?
Ne yüzler gördük ne maskeler... Eskiden mahallede biri iyilik yaptı mı, sağ elin verdiğini sol el görmezdi; şimdi bırak sol eli, bütün dünya görsün diye canlı yayın açıyorlar. "İyilik" dediğin şey, artık kalbin değil, kameranın işi olmuş.
Bak kardeşim, sokakta kedi beslerken bile telefonunu çıkarıp "Vira Bismillah" diye story atan adamın iyiliği, bayat simit gibidir; dişini kırar ama karnını doyurmaz. Sosyal medya dediğin o mecra, vicdanların podyumu olmuş. Maskeler o kadar yapıştı ki yüzlere, aynaya baktıklarında kendi yalanlarına inanır hale geldiler. Biletler bedava, alkışlar 'like' ile ödeniyor!
Konu
Sokak Mantığı
Benim Terazim
Yardım Etmek
Kamera kayıttaysa makbuldür.
Göz göze gelmeden, incitmeden verilendir.
Hayvan Sevgisi
Cins kediyle poz verip 'can dostum' yazmak.
Soğukta titreyen uyuz köpeğe sessizce kap koymak.
Vicdan
Takipçi sayısı arttıkça rahatlayan organ.
Yastığa kafayı koyduğunda kurulan mahkeme.
Kafanıza Takılanlar (SSS)
İyilik yapınca paylaşmak neden yanlış Ahmet Amca?
Çünkü evlat, reklamı yapılan iyilik pazarlama stratejisidir. Sen o garibanın onurunu değil, kendi profilini parlatıyorsun.
Ama örnek olmuyor muyuz?
Geç o ayakları! Örnek olmak isteyen adamın reklam tabelasına ihtiyacı yoktur. Samimiyet kokusu Wi-Fi istemez.
İyi görünüp kötü olanlar neden kazanıyor?
Kısa vadede kazanır gibi yaparlar. Ama hayat öyle bir tokat atar ki, o ekranlar yüzlerinde patlar.
Sosyal medyasız iyilik ölür mü?
Asıl o zaman nefes almaya başlar. Gösterişin girmediği her amel gerçek bir tohumdur.
Gerçekten iyi bir insanı nasıl anlarız?
Kimsenin görmediği yerde nasıl davrandığına bak. Kamera kapalıyken de dürüstse, o adamın elini öp.
GÜNÜN ANA FİKRİ: Kalbinin sesini değil, bildirim sesini dinleyen adamdan derviş olmaz. Sadece iyi bir oyuncu olur!
Yorum Gönder