no fucking license
Bookmark

KÜTAHYA NEDEN GÖÇ VERİYOR ŞEHİR Mİ SESSİZ BİZ Mİ KAÇMAYA BAHANE ARIYORUZ


Kütahya neden göç veriyor diye soruluyor. Aslında cevap basit ama dile getirildiğinde pek hoş karşılanmıyor. Çünkü mesele yalnızca “iş yok” meselesi değil; biraz hayal, biraz beklenti, biraz da sabırsızlık var işin içinde. Ama dürüst olmak gerekirse… biraz da gerçekten iş yok.

Gençler Neden Kütahya'da Durmuyor? 


Şimdi tabloyu hayal et. Üniversite bitmiş, elinde diploma, içinde heves. Etrafına bakıyorsun… Seçenekler belli:
Ya tanıdık bulacaksın, ya küçük bir yerde başlayacaksın, ya da “Ben İstanbul’a bir gideyim” diyeceksin. 
Peki, tahmin et insanlar hangisini seçiyor? 
Kimse sabah kalkıp “Potansiyelimin yüzde 60’ına razıyım” demiyor. 
Herkes daha fazlasını istiyor; daha büyük maaş, daha geniş çevre, daha büyük bir hayat. Kütahya sakin, ama gençlik asla sakin değil.

Şehir Güzel Ama…

Yanlış anlaşılmasın, Kütahya kötü bir yer değil. Hatta oldukça huzurlu. hayat pahalı sayılmaz, insanlar birbirini tanıyor. 
Ama tam da bu yüzden bazılarına küçük geliyor. 
Çünkü artık mesele sadece geçinmek değil; mesele görünmek, büyümek, “buraya sığmıyorum” hissi. 
Bir şehir güven verip heyecan vermezse, genç nüfus gider. Bu kadar basit.

Ekonomi Meselesi (Can Sıkıcı Ama Gerçek)

Seramik, termal, biraz sanayi var ama dünya başka bir yöne gidiyor. 
Yazılım, teknoloji, girişimcilik, yaratıcı sektörler gençlerin ilgisini çekiyor. 
Şehir ise daha geleneksel; risk düşük, yatırım az, büyük atılımlar yok. 
Gençler, “Burada 10 yılda ulaşacağım noktaya başka yerde 3 yılda ulaşırım” diyor. 
Haklılar mı? Bazen evet.

Biraz da Psikolojik Göç

Aslında en ilginç olan şu: 
Bazen insanlar iş bulamadığı için değil, “geri kalmış” hissetmemek için gidiyor. 
Sosyal medyada herkes başka şehirlerde; kafeler, etkinlikler, kalabalıklar, network, hareket… Sen burada daha sade bir yaşam sürüyorsun. 
Bu sadelik kimine huzur, kimine eksiklik gibi geliyor. 
Göç bazen ekonomik değil, algısal bir tercih oluyor.

Peki Şehir Mi Suçlu?

Şimdi tüm sorumluluğu şehre yüklemek kolay.  
Ama asıl soru şu:  
Biz üretmeye, risk almaya, yeni şeyler denemeye ne kadar istekliyiz?  

Herkes büyük şirketleri bekliyor.  
Peki kaç kişi kendi işini kurma riskini alıyor?  
Kaç kişi “Burada bir şey başlatayım” diyor?  

Evet, sistem yavaş.  
Ama biz de biraz konfor alanımızdan çıkmayan insanlarız.  
Asıl mesele şu: 
Kütahya göç veriyor çünkü gençlerin hayalleri büyük, şehrin temposu düşük, fırsat çeşitliliği sınırlı ve büyük şehir algısı cazip geliyor. 
Ama işin özünde artık insanlar sadece yaşamak değil, yükselmek istiyor. 
Şehir o yükselme hissini vermezse bavullar toplanıyor.

Sonuç? 

Kütahya, kötü olduğu için değil, “yeterince büyük hissettirmediği” için göç veriyor. 
Belki de çözüm göçü durdurmak değil; şehri büyütmek, zihniyeti genişletmek, fırsatlar yaratmak. 
Aksi halde gençler gitmeye devam eder ve her gidenle birlikte şehir biraz daha sessizleşir. Peki bu sessizlik huzur mu, yoksa yavaş yavaş kan kaybı mı? Asıl mesele bu.

"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Göç dediğin sadece valizle olmaz evlat; ruhun çoktan gitmişse, bedenin Kütahya'da kalsa ne yazar?"

KÜTAHYA NEDEN GÖÇ VERİYOR? ŞEHİR Mİ SESSİZ BİZ Mİ KAÇMAYA BAHANE ARIYORUZ?

Selam millet, ben Ahmet. Yine dert babası olduk iyi mi? Kütahya’nın havası mı sert, insanı mı mert derken, baktık ki ortada ne hava kalmış ne mert; herkes pılıyı pırtıyı toplayıp kaçmanın derdinde.  bu topraklarda, kimlerin "gidiyorum" deyip otogarda ağladığını, kimlerin "kaçıyorum" deyip İstanbul’un trafiğinde telef olduğunu gördük.

Bakın beyler, bayanlar... Bizim Kütahya’nın kaderi mi bu, yoksa beceriksizliği mi? Kahvede oturup "İş yok yeğenim" diye sızlanmak kolay. Ama iş olunca da "Maaşı az, mesaisi çok" diye yan gelip yatmak da bizim milli sporumuz. Şehir sessiz falan değil, şehir bildiğin küsmüş. Gençler kaçıyor; çünkü burada sadece porselen tabakların arasında ömür çürütmek istemiyorlar. Ama gittikleri yerlerde de çok matah bir şey buldukları yok, sadece "kaçmış" olmanın verdiği o sahte ferahlık var içlerinde.

Gelelim şu göç meselesinin röntgenine. Kimse kimseyi kandırmasın; biz üretmeyi değil, tüketmeyi ve tüketenleri izlemeyi seviyoruz. Bir fabrika açılsa "Tozu bize gelir" deriz, açılmasa "Gençler işsiz" diye bağırırız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Şehir mi suçlu, yoksa o şehri ruhsuz bırakan biz "eskiler" mi? Bir de "ne derler" hapishanesi var ki, sorma gitsin. Kendi özgürlüğünü bakkal Rıza'nın onayına sunarsan, tabiatıyla kaçacak delik ararsın!

Subject (Konu) Street Logic (Sokak Mantığı) My Scale (Benim Terazim)
İş İmkânları "Kütahya'da fabrikadan başka bir şey yok, amele mi olalım?" Zanaatı öldürdük, sanayiyi beğenmiyoruz, beyaz yakalı hayaliyle asgari ücrete talimiz.
Sosyal Hayat "Akşam 8'den sonra şehir ölüyor, yapacak bir şey yok." Kültür dediğin sadece AVM gezmekse, şehir haklı olarak fişi çekiyor. Canlılık ruhtadır, binalarda değil.
Eğitim ve Gençlik "Okuyan kurtuluyor, burada kalan bitiyor." Kendi evladına "buradan git" diyen ana babalar, şehir boşalınca niye ağlıyor? Çocukları biz kovuyoruz.

Kütahya ve Göç Hakkında Sıkça Sorulanlar (Yani Sizin Mırıldandıklarınız)

1. Kütahya gerçekten 'sessiz' bir şehir mi?

Sessiz değil kardeşim, "uyutulmuş". Birileri ninnisini söylüyor, biz de mışıl mışıl uyuyoruz. Uyanan da gürültü yapmamak için parmak ucunda şehri terk ediyor.

2. Gençler neden Eskişehir'e veya büyükşehirlere kaçıyor?

Çünkü orada "ne derler?" korkusu yok. Burada bakkal Rıza amcanın bakışı bile adamı göçe zorluyor. Özgürlüğü beton yığınlarında arıyorlar ama olsun, en azından kimse tanımıyor.

3. Sanayi şehri olmamız yetmiyor mu?

Yetseydi bugün bunları konuşmazdık. Karın doyurmak yetiyor da, ruhu doyuracak bir gram oksijen bırakmadık şehirde. Porselenin soğukluğu insanımıza işlemiş.

4. Göçü durdurmak için ne lazım?

Para puldan önce vizyon lazım. Şehrin tozunu silkeleyecek, "biz ne yapıyoruz?" diyecek bir delikanlı irade lazım. O da bu aralar pek piyasada yok, herkes koltuk derdinde.

5. Ahmet Amca, sen bunca yıl niye gitmedin?

Benim toprağım bu, hesabım burayla. Biz kaçanlardan değil, kalanlarla kavga edenlerdeniz. 68 yıldır bu "sessizliği" bozmaya çalışıyorum, daha çok bekleriz!

Günün Ana Fikri
"Kütahya'dan kaçanlar, gittikleri yerde Kütahya'yı aramaktan vazgeçmedikçe; asıl sürgünü kendi içlerinde yaşarlar. Şehir suçlu değil, içimizdeki limanlar yanmış!"
Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun