no fucking license
KENDİME YAZILARIM
"Yaşı kemale ermiş esnaf emeklisi Ahmet ATAM'ın ahlak, adalet ve toplum üzerine güldürürken düşündüren, hiciv yüklü ve protest şahsi notları. Kendime Yazılarım."

YAŞLILIK PSİKOLOJİSİ YAŞ YETMİŞ İŞ BİTMİŞ MİDİR?

Yaşlılık psikolojisi konu kısa bir makale
Yaş yetmiş, iş bitmiş mi gerçekten

Yaş yetmiş, iş bitmiş mi gerçekten? Bu sözü ilk kim söylediyse, muhtemelen dizleri sızlamaya başlayınca hayattan elini eteğini çekmişti. Oysa ben yetmiş denince emeklilikten çok; yarım kalmış cümleler, ertelenmiş kahkahalar ve hâlâ içimde söz isteyen bir çocuk düşünüyorum. Gelin şu “yaş yetmiş iş bitmiş” klişesini birlikte masaya yatıralım; çayı ben koyarım, önyargıları siz getirin.

YAŞLILIK PSİKOLOJİSİ DEDİĞİN ŞEY NEDİR?

Psikoloji kitapları yaşlılığı sayılarla anlatır, ben ise aynayla tarif ederim. Sayılar soğuktur; ayna bazen acımasızdır ama çoğu zaman dürüst kalır.

Yaşlılık, bedenin yavaşladığı fakat zihnin anılarla hızlandığı bir dönemdir. Hafıza bazen USB bellek gibi işler: En alakasız anda çocukluğun aklına gelir, ama anahtarın nerede olduğunu Allah bilir.

Açıkça söylemek gerekir ki yaşlılık bir çöküş değil, yeniden düzenlenme hâlidir. Tıpkı taşınırken eşyaları ayıklamak gibi; gereksizleri elersin, gerçekten gerekli olanları baş köşeye koyarsın.

YAŞ YETMİŞ İŞ BİTMİŞ” SÖZÜNE BEN NE DİYORUM?

Bu söze hep şunu ekliyorum: “İş bittiyse neden hâlâ bu kadar düşünüyorum?” Yetmiş dediğin sadece bir takvim yaprağı. 
Ruh emeklilik dilekçesi vermediği sürece oyun devam eder. 
Hayat bir maratonsa, bu yaşlar finiş değil; seyirciyi daha net gördüğün virajlardır. 
Üstelik artık tecrübenle konuşuyorsun. Gençken ağzından çıkan sözler deneme sürümüydü, şimdi ise lisanslısın.

YAŞLILIKTA RUH SAĞLIĞI: KIRILGAN MI, DERİN Mİ?

Evet, daha hassas oluyorsun. Ama bu, camdan olmak değil; porselen olmak. Kolay kırılır gibi görünse de değeri buradan gelir.
Yaşlılık psikolojisinde en büyük risk yalnızlıktır. İnsan kalabalıkta da yalnız hissedebilir ama yaşlılıkta sessizlik daha gürültülü konuşur. 
Tam da bu yüzden sohbet etmek, üretmek, anlatmak hayati önem taşır.
Mesela ben yazıyorum. 
Yazdıkça yaş almıyor, yaşadıklarımı çoğaltıyorum.

YAŞLANMAK MI ZOR, YAŞLANI KABUL ETMEMEK Mİ?

Asıl mesele bu.
İnsanı yoran, saçın beyazlaması değil; asıl yoran, toplumun seni görünmez kılması. “O artık anlamaz” bakışı, omzuna çöken en ağır battaniye gibi.
Oysa ben hâlâ anlıyorum. Hatta bazı şeyleri geç fark ettiğim için daha iyi anlıyorum.

YAŞLILIKTA MUTLULUK: KÜÇÜK ŞEYLERİN BÜYÜK TAHTI

Gençken mutluluk tahtaydı, yaşlandıkça mermer oldu; daha sağlam, daha ağır, daha kalıcı. Bir çayın buharı, bir dostun sesi, eski bir şarkının ilk notası… Bunlar artık lüks değil, gerçek zenginlik.

SON SÖZ: YAŞ YETMİŞ, İŞ DEĞİŞMİŞTİR

  • İş bitmez, sadece tanımı değişir.  
  • Koşmak yerini yürümeye, bağırmak yerini susup anlamaya, kazanmaya çalışmak yerini paylaşmaya bırakır.  
  • Biri size “yaş yetmiş, iş bitmiş” derse gülümseyin; çünkü artık oyunun kurallarını biliyorsunuz.  
  • Yaş yetmiş, iş bitmiş” derler; aslında biten başkalarının beklentileridir.  
  • Yetmişten sonra hayatın yavaşladığını sanırlar; oysa amaç saçmalıkların hızlanmamasıdır.  
  • İş bitti diyenlere inat, nihayet kendin için çalışmaya başlarsın.  
  • Bu yaşta başkalarını memnun etme mesaisi çoktan sona erer.  
  • Yaşlandıkça hayattan değil, yalandan emekli olursun.  
  • Yetmiş, geçmişin yük olmaktan çıkıp hikâyeye dönüştüğü yaştır.  
  • İnsan yaşlanmaz, sadece anıları çoğalır.  
  • Kalbin hâlâ atıyorsa, iş devam ediyor demektir.  
  • “İş bitti” diyenler, ruhunu erken kapatanlardır.  
  • Bitmedi; sadece patron değişti: Artık sensin.  
  • Yetmişten sonra hayat susmaz, sadece seçerek konuşur.  
  • Gençken herkes konuşur; yaşlıyken söylenenler kalır.  
  • Hayatı deneme sürümünde bırakanlar “iş bitti” diyenlerdir.  
  • Yetmiş, hayatın sustuğu değil, filtresiz konuşmaya başladığı yaştır.  
  • Eğer iş bittiyse, neden hâlâ öğrenecek bu kadar şey var?  
  • Yetmiş, cesaretin yenilendiği yaştır.  
  • Gençlik hızdır, yaşlılık ise yön duygusu.  

Yaşın yetmiş, işin bitmiş" diyen o sığ akıllara bir şiir 

Kemale erdi yaşım, her bir yılım ders-i ibret, 
Kahvehanede bilgeyim, haksıza karşı nefret!
Biz her dalga yıkıldık, her fırtınada piştik, 
Senin "bitti" dediğin yerde, biz küllerden yetiştik! 

Tezgâhı erken kapattıysak esnaflıktan emekliyiz, 
Adalet nöbetinde hâlâ ilk günkü gibi tetikteyiz. 
Bizim yaş yetmiş ama, akıl taze, vicdan hür, 
Senin o kör gözlerin, bu çınarı zor görür. 

Kemale erdi yaşımız, lafımız ok gibi batar, 
Bu yürekte hâlâ memleketin, adaletin nabzı atar. 
Cebimizde tecrübe, dilimizde hiciv var bizim, 
Sizin gibi boş tenekeye verecek dersimiz var bizim. "

İşin bitmiş" diyen adam, dön de bir aynaya bak, 
Ruhun kurumuş senin, kafan bomboş, bağrın kurak. 
Ahmet ATAM derler bana, izim kalır bastığım yerde, 
Sizin gibilere inat, kalemim derman her derde!



"Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler: Zaman dediğin, cebindeki son bozukluğu harcamaya benzer; her yaş bir öncekinin üstüne eklenen bir kat değil, eksilen bir takat meselesidir!"

Yaş Yetmiş, İş Bitmiş mi? Hadi Oradan!

Selamın aleyküm beyler, hanımlar... 68 yılın tozunu yutmuş, dirseğini çürütmüş Ahmet abiniz konuşuyor. Şimdi bu 'Yaşlılık Psikolojisi' denen nane hakkında iki kelam edeceğiz. Sosyete psikologları gibi "İçinizdeki çocuğu yaşatın" falan diye zırvalamayacağım. O çocuk çoktan öldü, yerine kemikleri sızlayan, sabahları bel ağrısıyla uyanan bir ihtiyar geldi.

Piyasada bir laf var: "Yaş yetmiş, iş bitmiş." Ulan, asıl iş o yaştan sonra başlıyor! Bugüne kadar başkaları için koştun, patronu zengin ettin, çocukları büyüttün, devletin vergisini ödedin. Şimdi sıra sende ama bu sefer de toplum seni "ıskartaya çıkmış mal" gibi kenara atmaya çalışıyor. Yemezler! Bizim pasımız bile sizin parlak cilasından daha çok iş yapar.

Konu Sokak Mantığı Benim Terazim
Emeklilik Pijamayı giy, balkonda oturup gelene geçene laf at. Sistemin köleliğinden istifa, hayatın yöneticiliğine terfi etmektir.
Unutkanlık Eyvah, amca bunuyor, her şeyi unutuyor! Beyin doldu kardeşim! Çöpü siliyorum ki mühim olanlara yer kalsın.
Huysuzluk İhtiyar yine tersinden kalkmış, çekilmiyor. Yalanlara ve boş beleş insanlara karşı tahammülün tükenmesidir o.

Sıkça Sorulan (Ama Cevabı Hep Yanlış Bilinen) Şeyler

1. Yaş yetmiş olunca gerçekten iş bitiyor mu?
Bitmez! Sadece vites küçülür. Eskiden 100’le giderken yolu görmezdin, şimdi 20’yle gidiyorsun ama manzaranın, yolun, hatta asfaltın bile tadını alıyorsun. Kimin işi bitmiş bir daha düşün.
2. Neden her yaşlı biraz huysuz olur?
Dünyanın saçmalığına 70 sene sabredince insanın nezaket kotası doluyor. Kibarlık yapacağım diye kendimi yoramam, neyse o!
3. Emeklilik bir son mu?
Sistem için ömrünü tükettiğin o bitmek bilmeyen mesainin sonu, ama kendin için yaşayacağın "gerçek" mesainin başlangıcıdır.
4. Hafıza kaybı normal mi amca?
Bak evlat, buna 'zihinsel temizlik' diyoruz. 40 yıl önceki kazığın acısını unutmazsan bugünün tadını çıkaramazsın. Beyin akıllı, lüzumsuzu çöpe atıyor.
5. Yaşlanmaktan korkmalı mıyız?
Korkma, zaten kaçışın yok. Tadını çıkar; en azından artık kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değilsin. İstediğin yerde uyu, istediğine "hadi oradan" de. Özgürlük bu!
GÜNÜN ANA FİKRİ: YAŞLANMAK BİR DAĞA TIRMANMAK GİBİDİR; ÇIKTIKÇA NEFESİN DARALIR AMA MANZARAN GENİŞLER!

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun